26 Nisan 2018 Perşembe

TTK DAN SÜRPRİZ ADAY



 ÜZÜLMEZ MÜESSESE MÜDÜR YARDIMCISI KAYALI İSTİFASINI VERDİ

24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan 27. nci dönem Milletvekili aday adaylığı için Kamu Kurumunda çalışanların istifa süreleri sona erdi.
Türkiye Taşkömürleri Kurumu Üzülmez Müessese İdari Müdür yardımcısı İlyas Kayalı bugün itibari ile Kuruma istifa dilekçesini sundu.
İlyas kayalı 27. Dönem Zonguldak tan milletvekili adaylığı için istifa dilekçesini verdiğini belirterek şunları söyledi “ Adaylığım ile ilgili üst düzey görüşmelerin oldu. Siyasi duruşum siyasi görüşüm bana uygun olan Adalet ve Kalkınma Partisi( AK Parti ) olduğu için Adaylık müracaatımı da AK Partiye yaptım.
Öz geçmişimden de anlaşılacağı üzere Zonguldak’ı çok iyi tanıyan TTK ve Zonguldak sorunlarını çok iyi bilen birisiyim. Genel Merkezimizin uygun görüşleri doğrultusunda da partime hizmet etmek için aday oldum. Yapılacak olan seçimlerin şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olsun”  

İLYAS KAYALI KİMDİR
1971 YILINDA Yenice Bağbaşı’nda doğdu, 2000 yılında Türkiye Taşkömürleri Kurumuna memur olarak iş başı yaptı. TTK Kozlu Müessesinde şeflik görevini sürdürürken 05.03.2018 tarihinde TTK Üzülmez Müessese Müdürlüğüne idari müdür yardımcısı olarak atandı.
Evli ve  Bir  çocuk babası olan İlyas Kayalı Bülent Ecevit Üniversitesi Sosyal bölümler mezunu

18 Nisan 2018 Çarşamba

ERKEN SEÇİM 24 HAZİRAN 2018 DE






Dün MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından gündeme getirilen ‘erken seçim’ ihtimali bugün yanıtını buldu. Bahçeli’nin önerisini üzerine onu Saray’da ağırlayan AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli’yi ağırladıktan sonra da partisinin yöneticileriyle görüştü. AKP MYK’sı açıklama yapılacak salona gelerek yerlerini aldı. Erdoğan rdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:
Bugün Sayın Bahçeli ile oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Bildiğiniz gibi sayın Bahçeli ile çeşitli defalar biraraya gelip iç ve dış gelişmeler üzerinde görüş alış-verişinde bulunmuştuk.
Bugün de geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunduk. Dün sayın Bahçeli tarafından gündeme getirilen erken seçim teklifini de değerlendirme fırsatı bulduk.
Ancak gerek Suriye’deki operasyonlar gerek bölgemizde yaşanan hadiseler TÜrkiye’nin bir anönce belirsizleri aşmasını zorunlu hale getirmiştir.
Erken seçim teklfini olumlu yaklaşmamız konusunda fikir birliğine vardık. Erken seçimin 24 Haziran 2018’de yapılmasına karar verdik

17 Nisan 2018 Salı

BESLENME DOSTU OKULLAR DENETLENİYOR


   Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında okullarda sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam konularında duyarlılığın artırılması ve bu konuda yapılan iyi uygulamaların desteklenmesi ile okul sağlığının daha iyi düzeylere çıkarılması amacı ile “ Beslenme Dostu Okul Sertifikası “ almaya hak kazanmış okullar denetleniyor.
    2017-2018 Eğitim ve Öğretim yılında elli Okul Beslenme Dostu Okul Sertifikası almak için başvuruda bulunmuştur. Bu nedenle İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Çocuk Ergen ve Kadın Üreme Sağlığı Biriminde görevli Uzman Handan Özçoban Saka, Diyetisyen Emine Aydoğan ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli Şef Meryem Kabacalı ile Öğretmen Pınar Keskin’den oluşan İl denetim ekibi tarafından İlçelerde başvuruda bulunan  Beslenme Dostu Okulların denetimleri aralıksız olarak sürdürülüyor

DEDİKODU YAPMAYIN TAZMİNATINIZ GİDER !

Çalışanlar dikkat. İş yerinde dedikodu yapmanın cezası iş yerinden  tazminatsız kovulma sebebi.Kıdem tazminatı almak için bazı koşullar bulunuyor. Bu koşullardan biri de iş yerinden kovulmak. Fakat iş yerinden kovulduğunuz halde tazminat almadan ayrılabilirsiniz. Bunun nedeni ise iş yerinde dedikodu yapmanız.İş Kanunu'nun 25. maddesine göre iş yerinde dedikodu yapan kişiler tazminat bir şekilde kovuluyor. İş yerinde dedikodu yaparsanız iş sözleşmeniz fesh ediliyor. İş yerinde çalışma yerinin düzenini bozacak şekilde davranırsanız tazminatsız olarak kovulursunuz.

16 Nisan 2018 Pazartesi

KIYAKLARIN ACI GÜNÜ







Önder Gazetesi  Zonguldak dağıtım sorumlusu Metin Kıyak’ın Kayın Pederi vefat etti.89 Yaşındaki Recep Değirmenci( Kasap Recep) in cenaze töreni Acılık caminde kılınan ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından  Rüzgarlımeşe aile mezarlığına defnedildi.
ÖZTÜRK HABER67 Haber sitesi olarak Recep Değirmenciye Allahtan Rahmet Kederli ailesine ve arkadaşımız  Metin Kıyak’ baş sağlığı dileriz

OHAL İÇİN OTURMA EYLEMİ







Cumhuriyet Halk Partisi (CH) Olağan üstü  (OHAL) uygulamasının sonlandırılması için Türkiye genelinde oturma eylemi yapıyor.  15 Temmuz darbe girişimi sürecinden sonra ülkede başlatılan OHAL uygulamasının uzatılmaması için ülke çapında başlayan eylem Zonguldak’ta da yapıldı. CHP’nin sekiz ilçe örgütü Madenci Anıtı önünde bir araya  geldi ve  eylemi gerçekleştirdi. CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu’nun da katılıp destek verdiği eylemde, il Başkanı Umut Başoğlu görüşlerini şöyle ifade etti: “HAYIR DEMEMİN YASAKLANDIĞI DÖNEM” Ülkemizi tek adam rejimine dönüştürme amacıyla hazırlanan ve tarihe mühürsüz seçim olarak geçen 16 Nisan referandumunun üzerinden tam 1 yıl geçti. 15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL altında gidilen referandum, meşruiyeti olmayan bir rejim değişikliğini ülkemize dayatmıştır. Sivil darbe ortamında, “Evet” demenin devletin tüm kurumlarıyla desteklendiği, “Hayır” demenin ise adeta yasaklandığı bir dönem yaşanmıştır. “BASKI REJİMİ KURUMSALLAŞTI” 21 aydır süren OHAL ile ülkemizdeki baskı rejimi kurumsallaşmıştır. Demokrasiye ve hukuk sistemine yönelik bir saldırı halini alan OHAL rejimi, insan haklarını, ifade özgürlüğünü ve her türlü protesto eylemini baskılamanın da aracı olmuştur. KHK’lar eliyle parlamento, yani halkın iradesi gasp edilmiştir. Türkiye’yi tek tipe sokmak için sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara, meslek oda ve birliklerine yönelik operasyonların ardı arkası kesilmemiştir. AKP iktidarının muhaliflerine bir sopa olarak kullandığı OHAL, bu faşizan sınırlarını bile aşmış; sağcı solcu, muhafazakâr sosyal demokrat, kimseyi ayırmadan tüm topluma karşı işlenen bir suç haline gelmiştir. OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır. “OHAL NEDİR?” OHAL, 10 Ekim’de katledilen çocuklarını anmak isteyen anne ve babalara sıkılan biber gazıdır. OHAL, ekmeğinin peşindeki tütün üreticisine vurulan coptur. OHAL, hayatını FETÖ ile mücadeleye adamış Ahmet Şık başta olmak üzere gazetecileri zindanlara atmaktır. OHAL, işçi grevlerini ertelemek, grev çadırlarına müdahale etmektir. OHAL, işlerini geri isteyerek bedenini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı öldürmeye ant içmiş hükümet inadıdır. OHAL, dünyaca ünlü akademisyenleri FETÖ yalanıyla üniversitelerden atmaktır. OHAL, tiyatro oyunlarını yasaklamaktır. OHAL, tüm muhaliflerini “terörist” ilan edebilme cüretidir. OHAL, Ankara Kızılay’da İnsan Hakları Anıtı’nı gözaltına almaktır. OHAL, madende oğlu 4 yıldır yatan anaya, artık yürüyemezsin yasak artık, demektir. OHAL, on binlerce taşeron işçiyi haksızlıkla kadro dışı bırakmaktır. OHAL, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilere “okuma hakkı” vermediğini deklare edebilmek ve öğrencileri cezaevine attırmaktır. OHAL, milli iradeyi yok sayarak, belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmak, belediyelere kayyım atamaktır. OHAL, laik eğitim bildirisi dağıtmak isteyen öğrencinin gözaltına alınması, 16 Nisan referandumunda “hayır” propagandası yapan vatandaşın kolunun kırılmasıdır. OHAL, seçilmiş milletvekillerini esaret altında tutmaktır. OHAL, hakimlerin, savcıların bir parti genel başkanı önünde iliklediği cübbelerdir. OHAL, yasamayı, yürütmeyi, yargıyı bir tek adamın iki dudağının arasına hapsetmektir. OHAL, doların 4 TL’yi, avronun 5 TL’yi aşmasıdır, Türk Lirası’nın kaybettiği değerdir. OHAL, satılan şeker fabrikası, açlık sınırı altındaki asgari ücret, artan enflasyondur. OHAL, Twitter’daki 280 karakterden, Facebook’taki “beğen” butonundan korkmaktır. OHAL, 12 Eylül cuntasına özenenlerin, askeri darbe dönemlerine rahmet okuttuğu bir düzenin adıdır. “ARTIK YETER” İlan ederken 1 buçuk ay bile sürmeyecek dedikleri, milleti etkilemeyecek dedikleri OHAL, bardağı çoktan taşırmıştır. Sabır testisi kırılmış, toplumun büyük çoğunluğu OHAL rejimine artık yeter demeye başlamıştır. Bugün iktidar partisi ve yeni ortakları, Türkiye’yi uçuruma adım adım yaklaştıran OHAL’i bir kez daha uzatmanın peşindedir. Postallı darbelerle mücadele etme vaadiyle gelenler, gelinen noktada takım elbiseli darbeciler haline gelmiştir. Bizim talebimiz kesindir; Halkın iradesine karşı işlenen bir suç haline gelen OHAL rejimine DERHAL son verilmelidir. Hukukun askıya alındığı, parlamentonun yok sayıldığı, milli iradenin tanınmadığı, milletvekillerinin rehin alındığı faşizm düzeni ortadan kalkmalıdır. Sivil toplum örgütlerine, sendikalara, meslek odalarına ve birliklerine yönelik iktidar gücü ile açılan savaş son bulmalıdır. Sivil darbe ile tek koltukta birleştirilen yasama, yürütme ve yargı erkleri, yeniden, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi kendi koltuklarına geçmelidir. Sadece bu meydandan değil, Türkiye’nin 81 ilindeki meydanlardan Ankara’daki Saraylıları uyarıyoruz. Bizler OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ! 

ÖZGÜVAK GENEL KURULU YAPTI ALİ KAYA GÜVEN TAZELEDİ

  
Özel Güvenlik Görevlileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (ÖZGÜVAK)13. Olağan genel kurulu Maden Mühendisleri Cemiyeti salonunda gerçekleştirildi.
Genel kurula; İYİ Parti il Başkanı Ragıp Bayraktar, Yönetim kurulu üyesi Ramazan Doruk, CHP merkez ilçe yöneticisi Hasan Çakır, Saadet Partisi il başkan Yardımcısı İbrahim Işık, Trabzonlular Derneği Başkanı Ahmet Bayrak, KESK’e bağlı ESM şube başkanı Vacit Esen ile üyeler katıldı.
Divan başkanlığını Recep Haspolat’ın yaptığı kongre Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı.
Açılış konuşması yapan Özel Güvenlik Görevlileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Ali Kaya, vakfın çalışmaları şu bilgileri verdi “  Vakfımız 2017 yılında üyelerimize sağlık, Eğitim, Evlenme, Konut ve ihtiyaç kredisi olarak Toplam 237 Milyar 500 bin Tl, kredi kullandırmıştır. İstifa veya emekli olan üyelerimize Toplam 210 Milyar 525 bin Lira emeklilik yardımı, Üyelerimizin yüksek okulu okuyan çocuklarına 24 Milyar 8502 bin Tl. karşılıksız öğrenim bursu, Üyelerimizin çocuklarının, nişan, düğün, hastalık, ölüm, cenaze gibi Sosyal yardım olarak 15 bin 159 lira yardımlar yapılmıştır ve bu yardımlarımız devam etmektedir. Dedi.
Daha sonra İYİ Parti il Başkanı Ragıp Bayraktar, SP il Başkan Yardımcısı İbrahim Işık ,ESM Şube Başkanı Vacit esen ve Vakfın eski genel başkanlarından Ahmet Ihlamur  birer konuşma yaptılar.Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı durumları anlattılar ve dernek ve sendikal faaliyetlerin önemine değindiler.
Yapılan konuşmaların ardından gündem gereği, Özel Güvenlik Görevlileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın denetleme ve yönetim kurullarının faaliyet raporları okunarak oylandı.
Daha sonra yapılan  seçimler sonucunda Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Ali Kaya,Muhittin Eroğlu,Kadir Üretürk,Mehmet Bayrak,İbrahim Özkan,Osman Bodur ve İbrahim Vatandaş seçilirlerken,  Denetleme kuruluna Ömer Genç,Halit Danışmaz ve Cavit Aktaş, Disiplin kurulu üyeliklerine ise İbrahim Öztürk, Ahmet Şanlı ve Şeref Karaman seçildiler.

14 Nisan 2018 Cumartesi

Karaelmas Mensupları Tasaruf Sandığı Kongresini yaptı




Karaelmas Mensupları Tasarruf Sandığı Olağan Genel Kurulunu Cumartesi gönü Zonguldak öğretmenler evinde yaptı. Kongre öncesi Sandık üyelerine kahvaltı verildi. Kahvaltının ardından Sandıkta 25 yılını dolduranlara plaket verildi.
 Daha sonra kongreye geçildi. Divan Başkanlığını Feridun Nuarak’ın yaptığı kongrede konuşan Sandık Başkanı İsmail Hakkı Güven  Sandığın faaliyetleri hakkında şu bilgiyi verdi ‘’ Üyelerimize kullanmak üzere Derneğimiz adına yaptırılan yelek. Ajanda ve kalem verilmiştir. Üyelerimizin dağlık. ekonomik menfaatleri doğrultusunda Level Hospital hastahanesi . Balcı baba kuruyemiş, Şirinler Kunduradan ayakkabı. Paşa Kebab ,Yaman Restaurant anlaşmalar ile üyelerimize indirim sağladık. Ayrıca üyelerimiz için Mali müşavirlik hizmetleri alınmaya başlanmıştır” dedi.
Gündem gereği yapılan değişikliklerin oylanmasının ardından seçime girildi.
Yapılan seçim sonucunda  Yönetim Kurulu asil üyeliklerine İsmail Hakkı Güven,Feti Özger,Orhan Ön,Hüseyin Yakut,Kılıç Ediz İz, Satı Kalaycı, ve Atila Yıldırım seçilirlerken, Denetim kurulu asil üyeliklerine ise Şafak Kumkapı,Recep Sarıkaya ve İbrahim Kaplan seçildiler.


13 Nisan 2018 Cuma

MART KAPIDAN BAKTIRDI MUTFAK GİDERİ AYLIKYÜZDE 0.83 ARTTI

 




Genel Maden İşçileri Sendikası’nın Zonguldak’ta yaşayan 1 çalışan, 1 ev hanımı 2 çocuklu toplam dört kişiden oluşan çekirdek ailenin aylık gıda harcaması Mart 2018’de bir önceki aya göre yüzde 0.83 oranında arttı.
Mart 2018’de mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 0.83 oranında arttı.
Mutfaktaki yıllık artış ürün bazında yüzde14,09 seviyesinde gerçekleşti.
aynı dönemde mutfaktaki yıllık enflasyon ise yüzde 8.56 düzeyinde gerçekleşti.
Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde 0.83’lük artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 15 TL ek yük getirdi.
Buna göre Mart 2018’ de Zonguldak’ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 1.533,22 TL oldu.
Geçtiğimiz yıl Mart 2017 döneminde ise mutfak harcaması aylık bazda 2.34, yıllık baz da  13,86 oranında artmıştı.  Aynı dönemde mutfak gideri ise 1.412,25 TL olmuştu.
Mart 2018’deki gıda fiyatlarındaki artış oranın bir önceki yıla göre düşük gerçekleşmesi, Mart 2018 döneminde hava koşullarının önceki yıla göre daha sıcak ve mevsim normallerinin üzerinde uygun gerçekleşmesi oldu. Bu da mutfakta özellikle sebze ve meyve ürünlerinde olumlu etki yaptı.
Aralık 2017-Mart 2018 3 aylık dönemde mutfaktaki enflasyon artışı yüzde 2.60 dolayında gerçekleşti.
Ocak 2018-Aralık 2018 dönemini kapsayan ve 1.603 TL asgari ücret 4 kişilik bir ailenin sadece mutfak giderini karşılar duruma getirilebildi. 1.603,00 TL alan asgari ücretli, gıda harcaması sonrasında konut, eğitim, giyim vb. zorunlu giderleri karşılamak zorunda.
Ailelerin gıda harici zorunlu giderleri olan; yakacak, barınma, giyim, ulaşım, eğitim, kültür, sağlık gibi zorunlu giderleri dikkate alındığında içinde bulundukları yaşam koşulları net olarak ortaya çıkıyor. Şubat 2018 gıda harcamasında özellikle, süt, et, bakliyat ürünleri ve yağ ve yağlı ürünler grubundaki artışlar etkili oldu.
Gıda harcamasını oluşturan harcama gruplarında Mart 2018’de şu değişimler gözlemlendi.Süt ürünleri grubu; Bu grupta aylık ortalama artış yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşti. Ürün bazında, pastörize süt fiyatı yüzde 4, yoğurt yüzde 2, tam yağlı beyaz peynir yüzde 4, oranında zam gören ürünler oldu.
Et ürünleri grubunda ortalama artış 6 civarında oldu. Kırmızı et ürünlerinde, bu grupta et ithalatına rağmen fiyatlarda inişli çıkışlı hareketlilik devam etti. Kırmızı et ürünlerinde grup bazında fiyatlarda yüzde 8 civarında artış oldu. Bu grupta kıyma fiyatları yüzde 8 civarında zamlandı. Kuşbaşı ve diğer ürünlerde de yüzde 6’ya varan aylık artışlar oldu. Kuzu etindeki artış eğrisi yükselerek devam etti.
Dar gelirlinin mutfağının başköşesinde olan tavuk etinde de artışlar devam etti. Tavuk eti bir önceki aya göre yüzde 8 oranında zam gören ürün oldu.

ZONGULDAK UMKE EKİBİ TATBİKATTA GÖZ DOLDURDU


    

    Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birimine bağlı Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekibine Temel İlkyardım, Olay yeri yönetimi, Tiraj, Hasta taşıma teknikleri, Ezilme sendromuna müdahale, Travmalı hastaya yaklaşım  ve değişik konuları içeren temel (UMKE) Eğitimi düzenlendi.
          Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Eğitim Merkezinde düzenlenen ve İl sağlık Müdürlüğünün çeşitli birimlerinde görev yapan 23 personelin beş gün almış oldukları eğitim sonrasında düzenlenen tatbikatta senaryo gereği (TTK) Eğitim ocağında göçük meydana geliyor, UMKE ekiplerinin olay yerine gelerek yaralılara müdahale edip ocak azında bekleyen ambulanslara taşınıp hastanelere sevkleri sağlandı. Düzenlenen ikinci tatbikatta ise, trafik kazası sonrasında araçta sıkışan bir yaralı ve araçtan fırlayan yaralıya gerekli müdahaleler yapılıp zorlu arazi şartlarında tatbikat gereği  ambulans helikopterin inebileceği yere taşınması sağlandı.
         Düzenlenen tatbikatın çok başarılı geçtiğini belirten İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Ertuğrul Güner ise, UMKE personeli olmak gönüllük esasına dayanır. Geçtiğimiz günlerde Zeytin dalı harekatı kapsamında altı personelimizi Kilis sınır bölgesine yolcu ettik. Yaptığımız işin ne kadar kutsal olduğunu bir kere daha hatırlattı. Bu vesile ile gerek eğitimimizin sağlanmasında, gerekse düzenlemiş olduğumuz tatbikat ve uygulamalarımıza bizlere eğitim salonlarını açan başta TTK Genel Müdürümüze, Eğitim Dairesi Başkanlığı ve çalışanlarına, Bolu İl Sağlık Müdürlüğü UMKE Eğitmenlerine ve tatbikatta görev alıp emeği geçen tüm personellerimize teşekkür etmek istiyorum “ dedi.


ŞEKER İŞÇİLERİNDEN KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI YAPTI





Şeker-İş Sendikası üyelerince şeker fabrikalarının özelleştirilme sürecine karşı 13 Nisan 2018 tarihinde Ankara kitlesel basın açıklaması yapıldı.
Şeker-İş Sendikası tarafından Etimesgut Şeker Fabrikası önünde düzenlenen eyleme bir grup CHP'li milletvekili, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türk-İş Başkanlar Kurulu üyeleri, şeker fabrikası çalışanları ve Ankaralılar katıldı. Polisin güvenlik önlemi aldığı eyleme katılanlar, alana üzerleri aranarak, alındı. Eylemde sık sık “Şeker vatandır, vatan satılamaz” sloganı atıldı.
Eyleme Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci ile GMİS MTA Şube Başkanı Durmuş Kılıç ile MTA Şube Yöneticileri de katılarak destek verdi.
Etimesgut Şeker Fabrikası önünde toplanan kalabalığa seslenen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Bu mesele, Türkiye'yi ilgilendiriyor. Sıradan bir iş yerinde özelleştirme, diye bakamazsınız. Çünkü bir slogan var Türkiye'de, 'Şeker vatandır, vatan satılmaz'. Vatan satıldıktan sonra herkes toprağın altına girsin, bir kıymeti yok ki. Onun için bu kurum bizim için siyasilerimiz önemli. Herkes aklını başına alsın. Bu fabrikalar özelleşirse kapanırsa nişasta bazlı şeker lobisine prim vermiş olursunuz. Meydanı onlara bırakmış olursunuz" dedi.
Başkan Atalay, şeker fabrikalarının özelleştirilmemesi için topladıkları imzaları Başbakan Binali Yıldırım'a teslim ettiklerini hatırlatarak, bu karardan geri dönülmesini istedi.

MUHARREM AKDEMİR MİRAÇ KANDİLİ’Nİ KUTLADI


 
                Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Miraç Kandili nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Miraç gecesinin İslam Âlemi ve tüm Müslümanlar için büyük öneme sahip olduğunu, Sevgili Peygamberimiz (SAV) Efendimizin Yüce Allah’ın huzuruna yükselerek miraç olayının gerçekleştiğini söyledi. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, bu mübarek gecenin tüm İslam Âlemi ve Zonguldak halkına da hayırlara vesile olmasını dileyerek, açıklamasında şu görüşlerine yer verdi:
                “Miraç; Allah ve Hz. Peygamber’e bağlılığı pekiştiren bir sınav, Hz. Muhammed’in şahsında insanlığın önünde açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur. Miraç’ın özünde, her türlü kötülükten arınma, insanlığın yararına çalışma, fedakârlık, paylaşma, sorumluluk ve ilahi emirlere uymak yer alır. Miraç bizlere, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten geçtiğini de haber verir. Miraç gecesi, İslam dünyasında Kadir gecesinden sonraki en mübarek gecelerden biridir.
                Miraç kandilinin, ülkemiz ve tüm insanlık âlemine mutluluk ve huzurun getirmesini diliyor, saygıdeğer Zonguldak halkının Miraç Kandili’ni kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum”
                            
                         

YENİCE BELEDİYE BAŞKANI ÇAYLI GMİS’İ ZİYARET ETTİ



Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci’yi ziyaret etti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu başta olmak üzere bölgemizin sorunları üzerine görüş alışverişinin bulunulduğu ziyarette, Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, Genel Başkan Demirci ve GMİS Yönetimini yaklaşık 2 yılda yapımı tamamlanan Yenice Belediyesi Ihlamur Terası’nın 14 Nisan 2018 tarihinde yapılacak olan açılışına davet etti.

11 Nisan 2018 Çarşamba

KÖMÜR KONGRESİ BAŞLADI

,
“TTK DİP YAPTI, ZONGULDAK GÖÇ VERİYOR”





11-13 Nisan 2018 tarihleri arasında Zonguldak’ta gerçekleştirilen Türkiye 21’inci Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi,  açılış konuşmaları ve sergi açılışıyla başladı.
Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, “Kuruluş kapasitesi yıllık 5 milyon ton olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun üretimi yıllık sadece 823 bin ton.  Çalışan işçi sayısı 7 bin 462. Varlık sebebimiz olan Kardemir ve Erdemir’e kömür veremiyoruz. TTK’nın düşük kalorili atık kömürünü değerlendirmek üzere kurulan ÇATES’e bile kömür verilemiyor. TTK dip yaptı, Zonguldak göç veriyor” dedi.
Demirci şöyle konuştu;
“21. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi’nin sektörümüze, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını, ülkemizi yönetenlere ışık tutmasını diliyorum.
Herşeyden önce 21. kez Kömür Kongresi’ni düzenleyen Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi’ne, Yürütme Kurulu’na ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum.
BÖLGE HALKI OLARAK TÜM HÜKÜMETLERİ UYARDIK
20 kez bu kongrelerde ve başta Genel Maden İşçileri Sendikası olarak bizim yaptığımız kongreler ve etkinlikler başta olmak üzere, hemen hemen tüm konuşmalarımızda madencilik sektörünün sorunlarına dikkati çekiyor ve çözüm önerilerimizi sunuyoruz.
Bu coğrafyada, Zonguldak Maden Havzası’nda 170 yıllık üretim kültürümüzden aldığımız derslerden ve ödediğimiz bedellerden söz ediyoruz.
1848 yılından günümüze Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme ve dağılma dönemlerinde, genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hızla kalkındığı dönemlerde, bölge insanları ve millet olarak yaşadıklarımızı anlatıyoruz.
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931 yılında söylediği; “Zonguldak’ın derin toprakları altındaki servet-i madeniyye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir” sözünü sık sık hatırlatıyoruz.
1980 ve özellikle 1990 sonrasında, emperyalist devletler ve uluslararası şirketlerin baskısıyla dayatılan küreselleşmeci politikalara karşı sadece anlatmakla kalmadık ve dünyada ses getiren eylemlerle uyarılarda bulunduk.
1990 Büyük Grevimiz, 4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Yürüyüşümüz, 5 Nisan 1994 kararlarına karşı yaptığımız eylemler, bu iktidar döneminde taşeron uygulamalarına ve özelleştirme girişimlerine karşı yeraltında ve yerüstünde yaptığımız eylemlerle, maden işçileri ve bölge halkı olarak tüm Hükümetleri uyardık.
Siyasi iktidarlar, Hükümetler değişti, ama anlayış değişmedi.
1978 yılından bugüne, bu kongrelerden sonra sonuç bildirileri yayınlandı, kitaplar basıldı, işin uzmanları çözüm önerilerini ortaya koydular.
Devletin bağımsız bir kömür politikası olması için yol gösterildi.
Madencilik Bakanlığı’nın ayrılması istendi.
1995 yılında; devlet, üniversiteler, meslek odaları, sendikalar ve tüm tarafların katılımıyla “Türkiye Taşkömürü Kurumu İnceleme Kurulu Raporu” hazırlandı.
Ama bunlar hayata geçirilmedi.
Üniversiteler, uzmanlar, meslek odaları, sendikalar yok sayıldı.
Siyasetçiler kendi bildiklerini okumaya devam ettiler.
Kısa vadeli günlük hesaplar yaptılar.
Toplumsal çıkarları savunan, ülkesinin ve milletinin geleceğini düşünen bizlerin değil, yakın çevrelerinde kendi menfaatlerini düşünenlerin isteklerine kulak verdiler.
Yüzlerce madenci kardeşimiz taşeron cinayetlerinde, iş kazalarında hayatını kaybetti.
Bugün yıldönümü olan 11 Nisan 1983 tarihinde Kozlu’da kaybettiğimiz 10 maden şehidimizi, tüm maden şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum. Mekanları Cennet olsun.
TTK DİP YAPTI, ZONGULDAK GÖÇ VERİYOR
Bugün geldiğimiz noktada, 170 yıllık üretim kültürüne sahip bu bölge, tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşıyor.
1920’lerden 1980’lere ülkemizin taşkömürü ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayan maden havzamızda, bugün kamu ve özel sektör olarak taşkömürü üretimi 1,5 milyon ton civarında.
Kuruluş kapasitesi yıllık 5 milyon ton olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun üretimi yıllık sadece 823 bin ton.
Çalışan işçi sayısı 7 bin 462.
Varlık sebebimiz olan Kardemir ve Erdemir’e kömür veremiyoruz.
TTK’nın düşük kalorili atık kömürünü değerlendirmek üzere kurulan ÇATES’e bile kömür verilemiyor.
TTK dip yaptı, Zonguldak göç veriyor.
Direne direne geldiğimiz nokta burasıdır.
EKONOMİK OLARAK KÖTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ
Zonguldak gelişip kalkınırken ve 3 il olacak kadar büyürken Türkiye de gelişip kalkındı.
Ne yazık ki uyarılarımızı dinlemeyenler Zonguldak’ı gözden çıkartırken ülke ekonomisini batağa sürüklediklerini göremediler.
Bugün Türkiye’nin dış borçları 400 milyar doları aştı, kısa vadeli borçlar 150 milyar dolara dayandı.
Cari açık 50 milyar doları geçti.
Türkiye ekonomisi de Zonguldak gibi en kötü dönemini yaşıyor.
Türkiye yılda 36 milyon ton taşkömürü ithal ediyor.
Zonguldak ise kamu ve özel sadece 1,5 milyon ton üretiyor.
Türkiye her yıl taşkömürü ithalatına 4-5 milyar dolar ödüyor.
İşsizler Zonguldak’ı terk ediyor.
Zonguldak Maden Havzası’nda halen 1,5 milyar ton taşkömürü rezervi var.
Türkiye Taşkömürü Kurumu, mekanize, yarı mekanize üretim sistemlerinin hazırlıklarını sürdürüyor.
Özel sektörde ciddi bir üretim faaliyeti yok.
Türkiye’de ve Zonguldak’ta ekonomik göstergeler kötüleşmeye devam ediyor.
Dövizin maliyeti arttı, artıyor, ithalat zorlaşıyor.
Türkiye’nin her alanda kendi kaynaklarını değerlendirme mecburiyeti var.
Türkiye’nin Zonguldak’a her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var.
YANLIŞLARIN BEDELİNİ TÜM TOPLUM OLARAK HEPİMİZ ÖDÜYORUZ
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü’nün hazırlamış olduğu “Zonguldak Havzası Kömür Madenciliği Potansiyeli ve Türkiye Taşkömürü Kurumu Raporu” kısa ve orta vadede neler yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Bu rapor ilgililere ulaştırıldı.
Özellikle demir-çelik sektörü açısından en kısa zamanda taşkömürü üretiminin artırılması mecburiyeti var.
Değerli hocalarımız kongre sürecinde  Zonguldak Havzası Kömür Madenciliği Potansiyeli hakkında bilgi sunacaklar.
Eğer 1995 yılında hazırlanan rapor uygulansaydı TTK bugün tam kapasite ve zararsız çalışır halde olabilirdi.
O günden bugüne öneriler hayata geçirilmedi.
Tam tersine başta lavuarlar olmak üzere üretim zinciri parçalandı, çalışan işçi sayısı azaltıldı.
Bugün bu tabloya bakarak kâr-zarar hesabı yapmak demek bu kurumu bile bile zarara sokup sonra da bahane aramak demektir.
Umarım burada söylenenlere kulak verilir ve ülkemiz adına bağımsız bir taşkömürü politikamız olur.
Çünkü artık yanlışların bedelini sadece maden işçisi değil tüm toplum olarak hepimiz ödüyoruz.
Bakınız, kamu ve özel sektör burada, üniversiteler, meslek odaları, sendikalar burada.
Sektörün kalbi burada atıyor.
Buradan çıkacak öneriler en kısa zamanda mutlaka hayata geçirilmelidir.
Bu düşüncelerle hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”

ALİ AYAROĞLU KONSEY YÖNETİMİNDE








Basın Konseyi Üyeler Kurulu'nun olağan seçimli toplantısı, geçtiğimiz hafta sonu Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampusu B Konferans Salonu'nda yapıldı.
Her üç yılda bir yapılan Basın Konseyi Üyeler Kurulu toplantısında Basın Konseyi Yüksek Kurulu üyelerinin seçimi gerçekleştirildi. Üyeler Kurulu öncesi ‘Yeni Medya Kodları ve Dijital Gelişmelerin Günümüzde Önemi’ konulu konferans düzenlendi.

Toplantının açılışını Pınar Türenç yaptı. Katılımlarından dolayı üyelerin tamamına teşekkür eden Pınar TÜRENÇ, geçmiş dönemde gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yönetim ve denetim kurulu raporlarının okunmasının ardından Konsey tüzüğünün bazı maddelerinin değiştirilmesinin ardından seçime geçildi.
Pınar Türenç güven tazelerken Zonguldak Çağdaş Gazeteciler Derneği Şube Başkanı Ali Ayaroğlu, Konsey yönetim Kurulu’na ve Anadolu Temsilciliğine seçildi.