9 Aralık 2014 Salı

ZONGULDAK GENÇ MÜSİAD ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR

MÜSİAD Zonguldak Şubesi Başkanı Salih Yılmaz'ın destek ve teşvikleriyle kurulum çalışmalarını hızlandıran Zonguldak Genç MÜSİAD, İşadamı Muhterem Sayılı öncülüğünde, yönetici ve üye adaylarıyla birlikte bir toplantı gerçekleştirdi. 
MÜSİAD Zonguldak Şubesi Seminer Salonunda gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin ve bölgenin güncel, sosyal ve ekonomik meseleleri konuşuldu. Çok sayıda Genç MÜSİAD üyesinin katıldığı toplantıda konuşan Zonguldak Genç MÜSİAD Başkanı İşadamı Muhterem Sayılı,  Genç MÜSİAD’a ilginin her geçen gün arttığını söyledi. Sayılı şöyle konuştu: ''Bizler genç nesiller olarak bilinçli, duyarlı ve çözüm odaklı bireyler olmalıyız. Ülkemizin geleceğine katkı sağlamak adına tüm gücümüzle çalışmalıyız. Bugün toplantımızda işadamı olup ticaretle uğraşan kardeşlerimizin yanı sıra ilimiz üniversitesinde öğrenim gören öğrenci kardeşlerimiz de var. Bulunduğumuz konumda en iyisi olmalı ve gayret gösterdiğimiz alana yakışmalıyız. Zira Genç MÜSİAD'ın varlık sebebi budur. Genç MÜSİAD; gençliğimizin iyi bir şekilde yetişmesini, gelecek adına projeler üretebilen niteliklerde olmasını ve bu zaviyede çalışma alanlarında her gencimizin en iyi performansı göstermesini amaçlamaktadır. Bizlerde ilimiz ve ülkemiz meselelerine duyarsız kalmayacak, Zonguldak Genç MÜSİAD olarak çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Bu çalışmalarımızda bizlere büyük destekler veren MÜSİAD Zonguldak Şube Başkanımız Salih Yılmaz'a ve tüm yönetim kuruluna teşekkür ederiz.'' Ayrıca, İşadamı Muhterem Sayılı, Zonguldak Genç MÜSİAD toplantılarının her hafta cuma günü saat 18.00'de MÜSİAD Zonguldak Şubesi'nde gerçekleştirildiğini ve toplantıya tüm gençleri davet ettiklerini bildirdi.
Toplantı karşılıklı fikir alışverişi yapılmasının ardından son buldu.

7 Aralık 2014 Pazar

ÖĞRENCİLER BAŞKAN AKDEMİR İLE RÖPORTAJ YAPTI

Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu 5/F sınıfı öğrencilerinden, Zeynep Sıla Eryiğit ve Muhammet Berke Arıcı, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i makamında ziyaret ederek, Başkan Akdemir’e ‘Türkçe Dersi Proje Ödevleri’ kapsamında sorular sordular.
           Zeynep Sıla Eryiğit tarafından yöneltilen sorularda, Şehrimizi güzelleştirmek ve geliştirmek adına çalışmalarınız nelerdir? İlimizdeki eğitim durumu nedir? Geleceğin gençleri olarak bizlere toplumun yeteri kadar önem verdiğine inanıyor musunuz? Biz geleceğin gençleri olarak bizlere yönelik projeleriniz nelerdir? şeklindeki sorulara içtenlikle yanıt veren Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, birçok projeleri olduğunu, hali hazırda devam eden çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü, özellikle çocuk oyun alanları ve parkları yaparak, çocukların aileleri ile birlikte hoşça vakit geçirmeleri için bu yönde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Özellikle mesleğinin büyük bir bölümünü idareci olarak geçirdiğini söyleyen Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Zonguldak’ın coğrafi konum olarak zor bir şehir olduğunu, ancak bu zorlukların üstesinden gelmek için çalışmalarını bu doğrultu da sürdürdüklerini belirtti.
            Belediye çalışmaları, önümüzdeki beş yıl süresince hayata geçirmeyi planladığı projeler, sosyal projeler gini konular hakkında bilgi alan öğrenciler, park ve çocuk oyun alanları için teşekkür ederek, yeni parkların yapılacağı müjdesini aldılar.
             Soruların ardından öğrenciler ile tek tek sohbet eden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Zeynep Sıla Eryiğit ve Muhammet Berke Arıcı’ya dersleri konusunda tavsiyelerde bulundu. Öğrenciler, yoğun programına rağmen kendilerine vakit ayırdığı için Başkan Akdemir’e teşekkür ettiler.


6 Aralık 2014 Cumartesi

Zonguldak’ın Lüks Semti Fener Çöplüğe dönüştü .



KONTEYNIRLARIN SÖKÜLMESİNE TEPKİ

Zonguldak’ın Lüks semtlerinden birisi olan Yayla Mahallesi Fener Caddesi de bulunan çöp konteynırlarının bilinmeyen bir nedenle sökülmesi mahalle sakinlerinin tepkilerine neden oluyor.
Çöp konteynırlarının sökülmesinin ardından çöplerini bırakacak yer bulamayan mahalle sakinleri çöp poşetlerini sokak yoluna bırakmak zorunda kalıyorlar.
Halk tarafından Yayla Mahallesi Fener  Caddesi  gezi yolu olarak adlandırılan bölüm çöp poşetleri yüzünden çirkin görüntülere sahne olurken, vatandaşlar tarafından bırakılan poşetler başı boş köpekler tarafından parçalanarak etrafa çöplerin saçılmasına neden oluyor. Görüntünün hem çirkin, hemde sağlık açısından tehlikeli bulan vatandaşlar sökülen çöp konteynırların tekrar eski yerlerine takılmasını isteyerek tepkilerini şu şekilde dile getiriyorlar.

Mahallemiz Zonguldak halkı tarafından lüks semt olarak bilinmektedir. Ancak şu anda çöp konteynırlarının sökülmesi nedeniyle etrafa bırakılan çöp poşetleri yüzünden mezbelelik duruma düştü. Üstelik Sayın valimizin de ikamet ettiği Valilik konağı da burada bulunmaktadır. Bari bizleri düşünmüyorsa Vali bey’in kullandığı güzergâhta bunların olması hoş bir şey değil. Bu saygısızlıktan başka bir şey değil. Halkın sağlığına, çevre temizliğine böyle mi önem veriliyor.

5 Aralık 2014 Cuma

ZONGULDAK BELEDİYESİ’NDE YEREL YÖNETİMLERDE İLETİŞİM KONUSU ÜZERİNE EĞİTİM SEMİNERİ VERİLDİ

                 Zonguldak Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından, hizmet içi eğitim semineri düzenlendi. Türkiye Belediyeler Birliği işbirliği ile düzenlenen seminer programına konuşmacı olarak; İstanbul Üniversitesi Yrd.Doç.Dr.Gülgün Karahalil katıldı. Yerel  Yönetimlerde İletişim ve Halkla İlişkiler konusu üzerine bilgiler veren Yrd.Doç.Dr.Gülgün Karahalil; özellikle iletişim süreç ve unsurları, farkındalık ve bilinirlik, kurum içi iletişim, medya ile ilişkilerde pratik uygulamalar, etkinlik yönetimi, sosyal sorumluluk bilinci, interaktif pazarlama, pazarlama iletişimi, marka yönetimi konuları üzerine örneklerle açıklamalarda bulundu.
           Zonguldak Belediye personelinin yoğun katılımı ile gerçekleşen eğitim seminerinde konuşan İstanbul Üniversitesi Yrd.Doç.Dr.Gülgün Karahalil; “Beden dili iletişimin yarısıdır. Ne söylediği değil, önemli olan nasıl söylendiğidir” diyen Karahalil, insanların iletişim dilleri olarak beden dilini ön plana çıkarması gerektiğini belirtti. Etkili bir iletişim için, sözcükler kadar sözcük dışı unsurların önemli olduğunu belirten Yrd.Doç.Dr.Gülgün Karahalil; “Sözcükler dışında, yüz ifadeleri, vücut duruşu, kıyafetler, el ve kol duruşu, oturma biçimi, hitap şekli etkili iletişimde ve halkla ilişkilerde büyük önem arz eder.” dedi. Seminerin ardından Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Yrd.Doç.Dr.Gülgün Karahalil’e günün anısına madenci heykeli armağan etti.




4 Aralık 2014 Perşembe

GMİS GENEL BAŞKANI “MADEN BAKANLIĞI KURULMALI”

 
4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısı ile Türkiye Madenciler Derneği tarafından “Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı” İstanbul’da düzenlendi. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansta madencilerin yaşadığı sorunlar, çalışma koşulları, iş kazaları gibi birçok konu konuşuldu. Yurt içi ve yurtdışından gelen konuşmacılar, ülkelerindeki deneyim ve çalışmalarını paylaştı.
Özellikle iş güvenliği paketi hakkında bilgilerin verildiği konferansa Türkiye Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Atılgan Sökmen, Kanada Büyükelçisi John T. Holmes, Başkonsolos Lino Strangis, ILO İş Güvenliği ve Sağlığı Uzmanı Catherine Brakenhielm, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş ile birlikte yurt içinden ve yurtdışından çok sayıda katılım oldu.
Uluslararası Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı’nda konuşan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş “Ülkemiz madenciliğinin sağlıklı işlemesi açısından Maden Bakanlığı kurulmalıdır” dedi.
Alabaş şunları söyledi;
“Genel Maden İşçileri Sendikası ve şahsım adına hepinizi saygı ile selamlıyorum.
Dünya Madenciler Gününüzü kutluyor, bu toplantının ülkemiz madencilik sektörüne ışık tutmasını diliyorum. Toplantıyı düzenleyen arkadaşlara teşekkür ediyorum.
KÖMÜR DENİLDİĞİNDE ZONGULDAK HAVZASI AKLA GELİR
Madencilik denildiğinde, özellikle kömür madenciliği denildiğinde Zonguldak ilimiz, Zonguldak kömür havzası akla gelir.
1848 yılından buyana yani 166 yıldır Zonguldak bölgemizde taşkömürü üretimi yapılmaktadır.
İngiliz, Fransız, Alman başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen yabancı şirketler bölgemizde kömür üretmiştir.
Bölge insanı madenciliği onlardan öğrenmiştir.
Açlık, yoksulluk, sefalet içinde ağır bedeller ödenmiştir.
Bölge insanı yaklaşık 5 bin şehit vermiştir.
Maden ocakları 1940 yılında tamamen devletleştirilmiştir.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında Zonguldaklı madenciler vardır.
Almanya’da çok sayıda Zonguldaklı madenci çalışmaktadır.
Bugünkü adıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) bu 166 yıllık üretim kültürünün taşıyıcısıdır.
Biz Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) olarak TTK’da örgütlüyüz.
68 yıllık birikime sahip Türkiye’nin en eski sendikalarından birisiyiz.
Ayrıca Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, ülkemizin doğal zenginliklerini tespit etmesi için 1935 de kurdurduğu Maden Tetkik Arama’da (MTA) örgütlüyüz.
TAŞERONLAŞMAYA KARŞI ÇIKTIK
Zonguldak kömür havzasının en acı günlerinden birisi 3 Mart 1992 tarihidir.
O gün meydana gelen kazada 263 madenci kardeşimizi kaybettik.
Sonrasında başta erken uyarı sistemi olmak üzere, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında hem havzamızda hem de madencilik sektöründe ciddi yatırımlar yapıldı ve önlemler alındı.
Havzada ölümlü iş kazaları hızla geriledi.
Ancak 2002 sonrasında, TTK’nın kendi işletmediği sahaları rödövans karşılığı özel işletmecilere açması ölümlü iş kazalarını da artırdı.
Aynı dönemde TTK bünyesinde yeraltında bazı işlerin taşeron şirketlere verilmesiyle ölümlü iş kazalarında Zonguldak yeniden dikkati çekmeye başladı.
Biz Genel Maden İşçileri Sendikası olarak yeniden 1800’lü yıllara dönen bu anlayışa şiddetle karşı çıktık.
Yeraltı maden işletmeciliğinin ciddi yatırımlar isteyen, getirisi uzun vadeli olan ve kar marjı düşük bir sektör olduğunu, her önüne gelenin bu işi yapamayacağını, ilgililere ve kamuoyuna anlattık.
Eylem, etkinlik ve basın açıklamalarıyla karşı duruşumuzu ortaya koyduk.
15 Nisan 2004 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında;
“Özel sektör çalışma mantığında; Pilot, degaj sondajlarının yapılmaması, ilgili mevzuatın ön gördüğü ekipmanların çalıştırılmaması vs. termin planının yürümesi için uygun bir yöntem sayılabilir.”
“Sorumluluğun bire bir verilmediği yerlerde madencilik sektöründe, literatürde olmayan, dünyada eşi görülmeyen vahim iş kazaları ile karşılaşılması mümkündür.”
dedik.
Nitekim yaşadığımız tüm taşeron kazalarında , Zonguldak’ta, Soma’da, Ermenek’te bu eksikler vardı.
Soma kazası, madencilik tarihimizin en büyük kazasıydı ve “Kar Hırsı” gibi madencilik dışı bir açıklamayla literatürde yerini aldı.
Bakınız, 22 Nisan 2004 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında;
“… ihaleyi alan şirket, bugünkü TTK işçisinden daha düşük ücretli işçi çalıştırarak, iş güvenliğinden ödün vererek ve malzemeden yapabileceği tasarrufla para kazanmaya çalışacaktır.”
Demişiz. Yeraltında yürümenin bile bir eğitim gerektirdiğini vurgulamışız.
Evet tüm kazalarda eğitimsiz işçi, hatta teknik elaman ve hem eksik hem de standart dışı malzeme kullanıldığı görüldü.
Yani göz göre göre bu kazaları yaşadık ve doğal olarak “iş cinayeti” dedik.
Bakınız son 11 yılda (2003-2014) kamuoyunun dikkatini çeken çok ölümlü maden kazalarında toplam 463 madenci kardeşimiz hayatını kaybetti.
Hepsini rahmetle anıyorum
1800’lü yıllara dönmekten bahsederken kastettiğimiz buydu.
O yıllarda bile 301 madenci hayatını kaybetmemişti.
BÜTÜN KAZALARDA AYNI İHMALLER VAR
Bakınız bütün kazalarda aynı ihmaller var.
Birinci neden kısa zamanda daha fazla kazanma hırsı:
Madencilik sektöründeki özel şirketlerin bu işin ciddiyetini anlamadıklarını bütün dünya gördü.
Bu iş, yasaların arkasından dolanılarak ya da denetimleri farklı yöntemlerle atlatarak yapılabilecek bir iş değildir.
Bu sektörü bilmeyen, sermaye gücü yetersiz olanlar bu işi yapmamalıdır.
Bakınız Ermenek’te 2 aydır maaş vermeyen işveren, henüz hiç zamlı maaş vermemişken, işçilerin yemeğini ve servisini kesmiş, yakımlık kömürü vermeyeceğini söylemiş.
Bu olacak iş değil, ama gerçek bu.
Kazancını öncelikle düşük işçi ücretlerine, kalitesiz malzemeye bağlayan, Sendikadan korkan, iş barışından, sosyal barıştan ve verimlilik kavramından uzak işverenlerle madencilik sektörü ve ülke ekonomisi gelişmez, dünya ile rekabet edemez.
Değerli konuklar,
Bu kazalardaki ikinci neden, asıl sorumluların hiç bir şey olmamış gibi tüm uyarılara kulaklarını tıkayarak bu düzeni devam ettirmeleridir:
Bakınız hala hep aynı insanlar göz önündeler.
Sanki görevleri cenaze toplamakmış gibi davranıyorlar.
Yasa çıkartıyorlar, herkes kendince yorum getiriyor ve daha işin başında mahkemelik oluyoruz.
İşçi sağlığı iş güvenliği önlemlerini almak ve ölümleri durdurmak yerine, göz boyayıcı bazı düzenlemeler yapılıyor, “biraz para verelim, ölmeye devam edin” deniliyor.
Yasalar hazırlanırken sektör temsilcilerinin görüşleri alınmıyor ya da itibar edilmiyor.
MADENCİLİK DEVLET CİDDİYETİ İSTER
Bu iş herşeyden önce devlet ciddiyeti ister.
Bu sektör bu şekilde çalışmaya devam edemez.
Biz göz göre göre ölmek istemiyoruz.
Herkes kendi sorumluluklarını bilmek zorundadır.
Biz Genel Maden İşçileri Sendikası olarak her ortamda düşüncelerimizi, önerilerimizi ifade ediyor, madencilik sektörüne, ülkemize ve milletimize katkı vermeye çalışıyoruz.
En temel önerilerimiz şunlardır.
1-Yer altı kömür işletmeciliğinde ana kurallardan vazgeçilmemelidir.
2-Madencilik sektöründe denetim yeterince sağlanamamaktadır. Bu nedenle denetim elemanı sayıları artırılmalıdır. Denetim kadroları deneyimli maden mühendisleriyle güçlendirilmelidir.
3-Tüm çalışanlar sigortalı, sendikalı ve iş güvencesine kavuşturularak örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
4-Yeraltında taşeron uygulamasına son verilmelidir.
5- Türkiye kendi doğal kaynaklarını kullanmak,  kurumsal hafızayı kaybetmemek için Türkiye Taşkömürü Kurumu ( TTK),  Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ )ve Maden Tetkik Arama (MTA) gibi madencilik sektöründe deneyimli kurumlarını korumak ve geliştirmek, kendi madencilerini yaşatmak, istihdam yaratmak, üretmek ve kömür ithalatını azaltmak mecburiyetindedir.
6-ILO’nun 176 sayılı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi” ülkemiz tarafından kabul edilmelidir.
7-İşçi sağlığı ve iş güvenliği çalışmaları teşvik edilmelidir.
8-Riski yüksek kömür havzaları devlet tarafından işletilmelidir. Havza madenciliği uygulanmalı, sahalar küçük parçalara bölünmemelidir.
9-Yeraltında çalışan maden işçileri için başlangıç ücreti, tartışmasız en az 2 Asgari ücret  olmalıdır.
10-Yılbaşında yürürlüğe girecek olan yeraltında günde 6 saat çalışma süresi, haftalık çalışma süresi 45 saat olarak kaldığı için uygulamada sorunlar yaratacaktır.
Yer altı madenciliğinde haftalık çalışma süresi 37.5 saate indirilerek günlük çalışma süresi 7.5 saat, hafta tatili 2 gün olmalıdır.
11-Soma’daki maden şehitlerinin yakınlarına tanınan haklar tüm maden şehitlerine tanınmalıdır.
12-Maden Bakanlığı kurulmalıdır.”


CHP ZONGULDAK GENÇLİK KOLLARI - 4 ARALIK MADENCİLER GÜNÜ

CHP Gençlik kolları Başkanı  Ahmet Ateş 4 Aralık Dünya madenciler günü nedeniyle açımlama yaptı. Yaptığı açıklamasında şu görüşlere yer verdi
"Her ne kadar İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkarılmış olsa da, sadece bu yasayı çıkarmak yetmez. Kuralların yazılı kağıtlardan çıkması, uygulamaya dökülmesi ve yasanın eksiksiz uygulanması, denetimlerin sıklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca, özel sektörde çalışan madencilerimiz yaptıkları emek yoğun bu işin karşılığını hiçbir şekilde alamamakta, üstüne üstlük emeklerinin karşılığını canları ile ödemektedirler.
Yeryüzü sıcak olsun diye kazma sallayan, suskun zindanlarda çocukları gülsün diye ölümü göze alan ama yine de evdekileri güldüremeyen, çocuklarını okula göndermekte dahi zorlanan tüm maden emekçilerimizin Dünya Madenciler Gününü kutluyor ve onlar için yaşam haklarının güvence altına alındığı ve yerin metrelerce altında geçirdikleri her saniye emeklerinin karşılığının tam verildiği bir ülke diliyorum.”

ENERJİ BİRSEN ZONGULDAK ŞUBESİ DÜNYA MADENCİLER GÜNÜ KUTLAMA MESAJI

Zonguldak Şube Yönetimi adına açıklama yapan Enerji Bir-Sen Şube Başkanı Sedat Güngör yapmış olduğu basın açıklamasında “Son olarak Soma ve Ermenek’te yaşadığımız elim kazaların yaralarını sarmaya çalışırken, yeni acılar yaşamamak adına iş güvenliği yasalarının uygulanması, madenciliğin daha ileri koşullarda yapılmasını sağlayacak şartların oluşturulması, yapılan denetimlerin titizlikle yapılması, işçilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve kazaların engellenmesi adına son derece zaruridir. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutlarken dileğiyle kaybettiğimiz bütün madenci kardeşlerimizi saygıyla anıyorum” diye belirtti.

3 Aralık 2014 Çarşamba

CHP İL BAŞKANI HARUN AKIN VE YÖNETİMİNDEN BAŞKAN AKDEMİR’E ZİYARET



CHP Zonguldak İl Başkanı Harun Akın ve beraberinde yönetim kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i makamında ziyaret etti. Yerel yönetimlerin öneminden bahseden İl Başkanı Harun Akın, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’in Zonguldak adına güzel çalışmalara imza attığını ve bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. CHP Zonguldak İl Başkanı Harun Akın; “Bilindiği gibi kongremizi yaptık. Kongre sonrası çok ziyaretlerimiz oluyor. Sayın Belediye Başkanımız ve meclis üyeleri bizleri ziyaret ettiler. Aslında Pazartesi günü bu ziyareti yapacaktık ama Çaycuma’daki cenazeden ötürü erteledik. Bugün gerçekleştiriyoruz ziyaretimizi. Çok yoğun bir şekilde, Zonguldak’ın tamamına ulaşmak istiyoruz. Sayın Başkanımız, Zonguldak’ta çok kısa bir süre içinde, halkın seçtiği ve Zonguldak’ın hizmetlerle dolu 5 yılı geçirmek üzere göreve gelen çok değerli Başkanımız. Bizde, çok yeni göreve geldik. Önümüzdeki süre ne kadar olursa olsun süreyi iyi değerlendirmeye çalışacağız. Başkanımız çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Bizlerde, kendilerine düşüncelerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Sonuçta yerel yönetimler halkla buluşma yeri. Halkla hizmete ulaşan en önemli kale. Başkanımız Zonguldak’ın Belediye Başkanı. Biz tabi işin siyasi ayağıyız. Omuz omuza, kol kola ilimizde mevcut yapılanları ve bundan sonra yapılacakları konuşarak görevlerimize devam edeceğiz. Sayın Başkanımıza bizi böyle sıcak karşıladığı için teşekkür ediyor, kendisine çalışmalarında başarılar diliyoruz.” Şeklinde konuştu.
               Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ise; “ 30 Mart seçimlerinde halkımız bizlere teveccüh gösterdi. Hizmet adına burada bulunuyoruz. Bu hizmetin heyecanını her zaman sürdürüyoruz. İleriki günlerde çok daha güzel çalışmaların ortaya çıkacağını hep birlikte göreceğiz. O sevinci birlikte yaşayacağız. Verdiğimiz sözü tutmanın heyecanını yaşayacağız. Bu bayrak Cumhuriyet Halk Partisi adına, bu kale asla düşmemeli ve düşmeyecekte. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve hedefi bellidir. Hiçbir art düşüncesi olmadan vatanına, milletine hizmet edebilmenin düşüncesindedir. Köylüsü ile kentlisiyle beraber vardır. Bu başarılı çalışmalarımızı birlikte devam ettireceğimizi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

GMİS "“4 ARALIK DÜNYA MADENCİLER GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUZ”


Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yaparak 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü kutladı.
Alabaş’ın açıklaması şöyle; "4 Aralık tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanmaktadır. Efsaneye göre; 4 Aralık tarihi, Roma İmparatorluğu döneminde, Milattan Sonra 230’lu yıllarda babasının gazabından kaçarak, madencilerin çalışmakta olduğu bir mağaraya sığınan ve madenciliğin piri olarak kabul edilen Santa Barbara'ya adanmıştır. Madenciler tarafından azize kabul edilen Santa Barbara'nın aynı zamanda İzmit'te yaşamış olması ve efsanenin geçtiği mekânların Anadolu olmasının da ayrı bir önemi vardır.
4 Aralık tarihi önce Anadolu'da daha sonra Avrupa ve tüm dünyada "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanmaya başlanmıştır.
166 yıldır Zonguldak Kömür Havzası’nda taşkömürü üreterek ülkemiz ekonomisine kazandırma mücadelesine katkı veren tüm madencilerimizin Dünya Madenciler Günü’nü kutluyoruz. Bugüne kadar hayatını kaybeden yaklaşık 5 bin maden şehidimizi rahmetle anıyor, hayatta olan tüm arkadaşlarımıza sağlık ve mutluluk diliyoruz.
Biz Genel Maden İşçileri Sendikası olarak her ortamda madencilik sektörü ile ilgili düşüncelerimizi, önerilerimizi ifade ediyor, madencilik sektörüne, ülkemize ve milletimize katkı vermeye çalışıyoruz.
Biz, daha sağlıklı, daha güvenli ve daha verimli üretim yapmak için çalışıyoruz. Biz üretmek, ülkemizin sanayisine ve ekonomisine daha çok katkı vermek istiyoruz.
Bugün, ülkemiz yıllık yaklaşık 25 milyon ton taşkömürü tüketiyor. Türkiye’nin tek taşkömürü havzasında bu ihtiyacın ancak, kamu ve özel sektör olarak yaklaşık 3 milyon tonunu üretebiliyoruz. Ülkemiz her yıl taşkömürü ithalatına yaklaşık 4-5 milyar dolar ödüyor.
Yerin altında 1 milyar 300 milyon ton civarında taşkömürü var ve Türkiye’nin tek taşkömürü havzası olan Zonguldak’ta işçi sayısı 45 binlerden 9 bir 250lere kadar inmiş durumda.
TTK, tarihinin en az sayıdaki işçisiyle yine tarihinin en az üretimini gerçekleştiriyor. Kurulu kapasitesinin üçte biriyle çalıştırılıyor ve göz göre göre zarar ettiriliyor.
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun norm kadrosu 12 bini yeraltı, 2 bini yer üstü olmak üzere toplam 14 bin işçi, kurulu kapasitesi ise yıllık 5 milyon ton. Buna rağmen bugün 9 bin 250 işçiyle, norm kadronun 4 bin 750 eksiğiyle çalışıyor ve yaklaşık 1 milyon 500 bin ton taşkömürü üretebiliyor.
Kurulu kapasitesinin üçte biriyle ve norm kadrosunun çok altında işçi sayısıyla çalışan bir kurumun ülkemize ve kendisine yeterli katkı sağlaması beklenemez.
Madencilik işi herşeyden önce devlet ciddiyeti ister.
Bu sektör bu şekilde çalışmaya devam edemez.
Herkes kendi sorumluluklarını bilmek zorundadır.
Bu düşüncelerle tüm madencilerimizin ve bölgemiz halkının Dünya Madenciler Günü’nü kutlarız.”


İTFAİYE EKİPLERİNE İLKYARDIM EĞİTİMİ VERİLİYOR

      Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şubesi Koordinatörlüğünde Zonguldak Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde görevli 50 itfaiye erine maketler üzerinde uygulamalı ve teorik olarak ilkyardım eğitimi veriliyor.
      Sağlık Müdürlüğü İlkyardım Eğitimcisi Derya Kayınova tarafından verilen eğitimde itfaiyecilere Temel yaşam desteği, Kanama, Kurtarma, Taşıma ve Bandaj uygulaması konularında eğitim veriliyor.
      Belediye İtfaiye müdürü İsmail Sarıaydın eğitimle ilgili olarak yapmış olduğu kısa açıklamada şunları söyledi. “ İtfaiyemizde göreve yapan ekiplerimiz yangın ve trafik kazalarında birebir olaylarla karşılaştıkları için anında müdahale yapabilmeleri bakımından ilkyardımın çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle itfaiye personelimizin bilinç ve eğitim seviyesini yükseltmek amacıyla bu tür uygulamalı eğitimlerimizi periyodik aralıklarla veriyoruz “ dedi.
     Zonguldak İl Sağlık Müdürü Dr. Bilal Cin ise, “  Trafik kazaları ve yangınlarda 112 Acil Sağlık Hizmeti veren ekiplerimizle birlikte pek çok olayda birlikte müdahalede bulunan itfaiye personelinin acil ilkyardım konusunda eğitim düzeylerinin yükseltilmesini önemsiyoruz. Sağlık ekiplerimizin olay yerine ulaşıncaya kadar itfaiye ekiplerinin kazazedelere ilk müdahalelerin yaşamsal öneme sahip olduğundan acil sağlık eğitimi almalarını ve bilgilerini güncellemeleri hayati önem taşımaktadır. İlimizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepler doğrultusunda bu tür eğitimlerimiz aralıksız olarak devam edecektir “ dedi. 

BAŞKAN AKDEMİR: “MADENCİLERİMİZ DÜNYANIN EN ZOR İŞİNİ YAPMAKTADIRLAR”

 
             Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, “4 Aralık Dünya Madenciler Günü” nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, dünyanın en zor işinin madencilik olduğunu belirterek; “Ülkemizin kalkınması için madencilerimiz yerin metrelerce altından zor koşullar altında kömür çıkarmaktadırlar.  Yeraltı kaynaklarını her türlü tehlike ve zorluk altında doğayla mücadele ederek üreten madencilere, toplumun vefa borcu bulunmaktadır. Yerin metrelerce altında insanlığa hizmet için gerektiğinde canlarını hiçe sayan maden emekçilerine hakkettikleri değerin verilmesi aynı zamanda bir insanlık görevidir. Bu görevi yerine getirirken yerin metrelerce altında canlarını hiçe sayarak verilen mücadeleyi, birlikteliği ve dayanışmayı başka hiçbir alanda görmek mümkün değildir.
         
            Madencilik, tarih boyunca uygarlıkların gelişmesinde çok önemli yer tutan sektörlerden biri olmuştur. İçinde bulunduğumuz yüzyılda yeraltı kaynakları insanın yaşamını sürdürülebilmesi ve refah düzeyinin yükselmesi bakımından belirleyici olmuş ve gelecekte daha da belirleyici olacaktır. Bu bakımdan, madencilik sektörü dün olduğu gibi bugün de uluslar için vazgeçilmez konumunu sürdürmektedir.

            Zonguldak ilimiz, ülkenin önemli maden ocaklarının bölgemizde kurulmasıyla Karadeniz’e ayrı bir itibar kazandırmıştır. Şüphe yok ki, bu uğurda binlercesini şehit verdiğimiz vefakâr ve cefakâr maden işçimizin alın teri ve kutsal emeği vardır. Madencilerimizin emekleri asla yadsınamaz. Ekmeklerini kazanmak için yerin yüzlerce metre altında çok zor koşullarda ve canları pahasına çalışan madenci arkadaşlarımızın emekleri büyük övgü ve takdiri hak etmektedir. Tüm dünya toplumların kutladığı bir gün olan 4 Aralık, emeğin başkenti Zonguldak için de ayrı bir öneme sahiptir. İlimizde, maden işçiliği,alın teri, emek demektir. Bu duygu ve düşüncelerle, maden kazalarında yaşamını yitiren maden işçilerimizi bir kez daha saygıyla anıyor, maden çalışanlarının daha iyi koşullarda çalışma yaşamlarının oluşturulması temennisi ile 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nü kutluyorum.” şeklinde konuştu.


      

SAĞLIK MÜDÜRÜ 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ NEDENİYLE AÇIKLAMA YAPTI

Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr.Yusuf Kaya 3 Aralık Dünya Engelliler günü nedeniyle ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.
Dr.Yusuf Kaya yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi. “ Toplumsal yaşama eşit ve etkin katılım tüm bireylerin hakkıdır. Bu amaçla  engelli bireylerin topluma kazandırılması ve insan haklarının tam ve eşit ölçüde sağlanması amacıyla 1992 yılında Birleşmiş Milletler kararı ile 3 Aralık "Uluslararası Engelliler Günü" olarak kabul edilmiştir. O tarihten itibaren 3 Aralık “Engelliler Günü” olarak bilinmektedir.
Engellik doğuştan ya da kaza, uzun süren bir hastalık sonucunda oluşan bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerin kaybı olarak tanımlanmaktadır.
Engellilik nedeninin doğumsal ve genetik bozukluklar, annenin fetüsü etkileyebilecek sağlık sorunlarının olması, doğum sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar veya doğumdan sonra geçirilebilecek hastalıklar ve kazalar söz konusu olabileceği için, saydığımız bu süreçlerde gerek engelliğin önlenmesi gerekse engelli kişilerin sağlık sorunlarına çözüm üretilmesi ve rehabilitasyon çalışmalarının başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için sağlık personeline büyük bir görev düşmektedir. Sağlık çalışanlarının engelliğin önlenmesi konusunda başarılı olunabilmesi açısından; erken tanı amacı ile sağlık taramaları için gerekli koşulların sağlanması, sağlıklı, güvenilir, sağlıklı veriler elde edilebilmesi için kayıt sistemleri geliştirilmeli, engelliği engelleme ve en aza indirgeme ve rehabilitasyon çalışmalarının geliştirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.
Engelli olduğu için hiç kimse toplumdan dışlanmamalı, aksine kişinin engelinden dolayı hiçbir olanaktan yoksun kalmamasına özen gösterilerek, tüm hizmetlerden eşit bir şekilde yararlanması sağlanmalıdır. Engelliler ile ilgili gündem canlı tutularak bu konuda duyarlılık arttırılmalıdır. Engelli bireylerin meslek edinip, üretken hale gelmeleri ve kendi kendilerine yetebilen bireyler olmaları sağlanarak toplumdan izole edilmeleri engellenmelidir.
            Engelli bireylere acıyarak yaklaşmak yerine, kurumsal hizmetlerin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Bu nedenle engellilerin hizmet aldığı kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum kuruluşları güçlendirilmelidir. Toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği arttırılarak bu konuda önemli bir aşama kat edilmelidir
Dünya Engelliler Günü münasebetiyle engelli bireylerin önünde bulunan engellerin ortadan kaldırılması ve engellilik konusundaki toplumsal duyarlılık ve farkındalığın güçlenmesini temenni eder, engellilerimize aileleriyle birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileriz.”

2 Aralık 2014 Salı

KARAELMAS OTİZİMLİ BİREYLER DERNEĞİ SEDEF VE OZAN’I DESTEKLEMEK İÇİN İSTANBUL’A GİTTİ



Karaelmas Otizm Bireyleri Derneği ( KOB-DER) Otizm Dernekleri Federasyonu ODFED, in düzenlemiş olduğu anne Sedef Erken, ODFED yetkilileri ve gönüllü ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasına destek vermek için İstanbul’a gitti. Çağlayan Adliyesi önünde toplanan grup Sedef Erken’in yaptığı açıklamaya destek verdi.
KOB-DER ( Karaelmas Otizmli Aile Bireyleri Derneği) başkanı Nazmiye Civan Başkan yardımcısı Cemile Soylu yönetim kurulu üyelerinden Sevgi Aksu ve Ezgi Tüzün’ün yanı sıra Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde oluşturulan Otizm Dernekleri ile ailyeler katıldı. Yapılan basın açıklamasından Zonguldak’a dönen dernek başkanı Nazmiye Civan, KOB-DER’in bu tür eylem ve faaliyetlere destek vereceğini ifade etti.



1 Aralık 2014 Pazartesi

ERMENEK OCAK FACİASINDA HAYATINI KAYBEDEN ÇİLOĞLU’NUN CENAZESİ TOPRAĞA VERİLDİ

Karaman Ermenek kömür ocağına su basması sonucu mahsur kalarak hayatını yitiren  Recep Çiloğlu'nun cenazesi, Çaycuma Kızılbel köyünde toprağa verildi. Karaman Ermenek'te kömür ocağının su basması sonucu mahsur kalan 18 işçiden birisi olan Recep Çiloğlu Memleketi Çaycuma Kızılbel köyünde bugün öğle namazına müteakip köy  mezarlığında toprağa verildi. Cenaze Törenine Zonguldak Valisi Ali Kaban, Zonguldak belediye Başkanı Muharrem Akdemir,AK Parti Milletvekili Köksal Toptan, CHP Zonguldak milletvekili Ali İhsan Köktürk,İl Emniyet müdürü Osman Ak,Genel maden İşçileri sendikası ( GMİS) Genel başkanı Eyüp Alabaş, ve GMİS yöneticileri, Esnaf Odalar Birliği Başkanı muharrem Coşkun,CHP İl başkanı Harun Akın, merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin, Ak Parti il başkanı Hamdi Uçar’ın yanı sıra Belediye Başkanları,Sivil toplum Örgütlerinin temsilcileri ve Sevenleri katıldı.Çaycumalılar Dernek başkanı Savaş Çiloğlu’nun amcası Olan Recep Çiloğlu 58 yaşında ve üç çocuk babasıydı.


 


29 Kasım 2014 Cumartesi

ERMENEK OCAK FACİASINDA MAHSUR KALAN ÇAYCUMALI RECEP ÇİLOĞLU’NUN CESEDİNE ULAŞILDI

28 Ekim 2014 Karaman Ermenek’te Kömür ocağına su basması sonucu 18 kişi ocakta mahsur kalmıştı. Yapılan çalışmalar sonucu 18 kişiden 10’un cesetlerine ulaşılmış ve yapılan DNA tespitleri sonucu cenazeler sahiplerine teslim edilmişti. Bugün 2 işçinin cansız bedenine daha ulaşıldığı bildirildi. İşçilerden birinin Çaycumalı maden işçisi Recep Çiloğlu olduğu öğrenildi. DNA testinden sonra cenaze aileye teslim edilecek. Maden girişine gelen ambulansa alınan işçilerin cenazesi, Ermenek Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Çaycumalılar Dernek Başkanı Savaş Çiloğlu, amcası Recep Çiloğlu'nun cenazesine ulaşıldığı bilgisini doğrularken muhtemelen yapılacak olan DNA sonucu cenaze kendilerine teslim edilecek ve Pazartesi günü öğlen veya ikindi namazına müteakip Çaycuma da toprağa verilecek.


28 Kasım 2014 Cuma

CUMHURİYET BAŞSAVCISI ÖZBAKIR'A ZİYARET


                    Zonguldak Belediye Başkanvekili Gökhan Demir, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır’ı makamında nezaket ziyaretinde bulundu.  Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Özbakır, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada; “Kendisiyle daha önceden de tanışırız. Zonguldak için elimizden geleni yapmaktayız. Yardımlaşmalar, görüşler, öneriler çıkıyor. Bu önerileri, gerek bizler, gerek Muharrem Başkan ile irtibat halinde oluyoruz. Gökhan Bey ise, ilk defa Belediye Başkanlığı’na vekâlet ediyor. Bizlere nezaket gösterip, ziyaretimizde bulundu. Gördüğüm kadarıyla da baya iyi gözüküyor. Kendisi Muharrem Başkan namına çalışmaları yürüttüğünü belirtip, o alçakgönüllülüğü gösteriyor. Başarılarının devamını diliyorum. “şeklinde konuştu.
                Zonguldak Belediye Başkanvekili Gökhan Demir ise; “Başsavcımıza, ziyaretimizin bir başka sebebi de, biliyorsunuz ki Başsavcımız üç ay sonra emekli olacak. Bu konuyla alakalı çok üzülüyorum. Kendisine çok saygı duyan ve kendisini çok seven biriyim. Başsavcımı, doğayla iç içe bir insan olduğu için, belediyecilik anlamında da kendisinin baya bilgili olduğunu düşünüyorum. Kendisi, çok yer görmüş, çok yer gezmiş. Şehrimizin Başsavcısı bizlere eksiklerimizi de söyleyebiliyor, bu çok güzel bir şey. Keşke, herkes bu konuda Sayın Başsavcımız gibi olsa. Bizimle bazı şeyleri oturup paylaşsa. Kendisinin 3 ay sonra emekli olacağını biliyorum ama benim temennim, kendisini çok daha iyi yerlerde görmek. Zonguldak’ımızı unutmayacaktır. Bundan sonraki hayatında kendisine başarılar diliyorum.” şeklinde konuştu.


27 Kasım 2014 Perşembe

ZONGULDAK KÖMÜRSPOR KULÜBÜ BAŞKANI SÜLEYMAN CANER’DEN BELEDİYE BAŞKANVEKİLİ GÖKHAN DEMİR’E ZİYARET


Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner, Zonguldak Belediye Başkanvekili Gökhan Demir’i ziyaret ederek, kendisine başarılar diledi. Belediye Başkanvekili Gökhan Demir’in başarılı olduğunu belirten Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner; “Zonguldak Kömürspor’da yol arkadaşımız. Kendisiyle beraber başarıya ulaştık. Daha çok başarılara birlikte ulaşacağız. Kendisi Belediye Başkanlığına vekâlet etmektedir. Bizde bu nedenle, kendisine ‘hayırlı olsun’ ziyaretinde bulunmak istedik. Zonguldak’a hizmet 1 gün de olur, daha fazla günde de olur. Yeter ki başarı, irade olsun. Bizde kendisinin başarılı olacağını bildiğimiz için, Zonguldak Kömürspor olarak her zaman kendisinin yanındayız. İnşallah belediye meclis üyesi olarak da Zonguldak’a çok daha iyi hizmetler verecektir.” Şeklinde konuştu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanvekili Gökhan Demir ise; Zonguldak Kömürspor’un öneminden bahsederek, Zonguldak’taki tüm mercilerin Zonguldak Kömürspor’a destek olması gerektiğinden bahsetti. Demir; “Birlikte görev yaptımız, Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner’e, ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Zonguldak Kömürsporun önemini, hem belediye de hem de dışarıda halkımızla sürekli paylaşıyorum. Zonguldakspor Kulübü’nün çok daha iyi yerlere gelebilmesi için, bütün siyasilerin, bütün sivil toplum örgütlerinin, Zonguldak’taki tüm belediye başkanlarının bu kulübün yanında olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, bende bir yöneticiyim. İyi gidiyoruz, kötü değiliz. Yenilgilerde, galibiyetlerde duygusal ve gözyaşlarını tutamayan bir kulüp Başkanına sahibiz. Gücümüzün yettiği kadar kendisine de destek olmaya çalışıyoruz. Belki bu dönem biraz uzak kaldık ama gönlümüz beraber. Her zaman Zonguldakspor’un yanındayım. Zonguldakspor Kulübü, Zonguldak için de çok önemli. Zonguldakspor Kulübü’nü daha iyi yerlere getirebilmemiz için, tüm Zonguldak halkından tüm siyasilerden, Sayın Valimizden, Belediye Başkanlarından, Emniyet Müdür’ümüzden, TTK Genel Müdür’ümüzden kısaca, herkesten desteğe ihtiyacımız var. Unutmayalım ki, takım hangi ligdeyse şehir ordadır.”şeklinde konuştu.

ZONGULDAK BARO BAŞKANI İ.KEREM ERTEM’DEN BAŞKANVEKİLİ GÖKHAN DEMİR’E ZİYARET

Zonguldak Belediye Başkanvekili Gökhan Demir’i, Zonguldak Baro Başkanı Av.İ.Kerem Ertem ziyaret ederek, kendisine ‘hayırlı olsun’ dedi. Zonguldak Baro Başkanı Av.İ.Kerem Ertem; “Zonguldak, sorunlarını çözen bir şehir olma yolunda her geçen gün ilerliyor. Bu konuda, herkese büyük görev düşüyor. Bizde, belediyemize ve diğer kurumlarımız ile beraber Zonguldak Barosu olarak çok katkı vermeye çalışıyoruz. Başkanvekilimize bu görevinde başarılar diliyorum.” şeklinde konuştu.
          Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zonguldak Belediye Başkanvekili Gökhan Demir ise; “Baro Başkanımıza ziyaretlerinden ötürü çok teşekkür ediyorum. Bu ziyaret beni ayrıca duygulandırdı. Çünkü Kerem Bey benim çocukluk arkadaşım. Biz aynı mahalle de büyüdük. Belediye Başkanvekilliğine bakmak, çok önemli ve gurur verici bir görev. Barolar bizim için de çok önemli. Baro Başkanımız da görevini çok iyi yapan bir başkanımız. Kendisine de başarılar diliyorum.” şeklinde konuştu.

26 Kasım 2014 Çarşamba

ZONGULDAK UMKE EKİBİ BARTINDAN DÖNDÜ



       Bartın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından  düzenlenen 2014 Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi Bölge tatbikatına katılan Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı İl Afet Biriminde görevli  UMKE gönüllüsü 13 kişilik ekip dört günlük tatbikatta başarılı performans sergileyerek döndüler.
          Bartın Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekiplerinin ev sahipliği yaptığı ve Ulus İlçesi Ulukaya Yaylasında yapılan kampa Zonguldak,Bolu, Karabük olmak üzere 43 kişi katıldı. Düzenlenen kurtarma tatbikatında ekipler yüksekten iple iniş, dağlık ve çamurlu uçurumda yaralı kurtarma tatbikatları yapıldı.
            Zonguldak İl Sağlık Müdürü Dr.Bilal Cin ise, Sağlık Müdürlüğümüze bağlı Ulusal Medikal Kurtarma ekibinde görev yapan 13 kişilik ekibimiz Bartın da yapılan Bölgede tatbikatında başarılı bir çalışma çıkartması bizleri son derece memnun etmiştir. Artık bundan sonra UMKE faaliyetleri bölgemizde aktif bir şekilde yapılacaktır. Bölgesel kamplar, eğitimler ve tatbikatların Zonguldak” tada devam edecektir. İlimizde ve bölgemizde yaşanılabilecek her türlü doğal afet, trafik kazaları, maden göçükleri ve sel baskınlarında 45 kişilik UMKE gönüllü timlerimizin göreve hazır olduklarını belirtti. 

Kadına Yönelik Şiddete Karşı ve Eşitlik için Yaşamın Her Alanında Mücadeledeyiz


Zonguldak Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Meral Küçük yılmaz basın açıklaması yaparak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  fıtrat açıklamasına tepki gösterdi. Küçükyılmaz’ın açıklaması şu şekildeCumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadınlara karşı bakış açısını ortaya koyan fıtrat açıklaması; erkek egemen iktidarın biz kadınlara karşı açtığı savaşın açık ilanıdır. Kadınları erkeklerle eşit olamayacak varlıklar olarak gören, pozitif ayrımcılığı tersten anlayan, kadını sadece çocuk doğurdukça değerli sayan resmi devlet temsilcilerine karşı bugün tüm dünyadaki kız kardeşlerimizle birlikte alanlardayız. İktidar için değişmeyen ve sabit olan tek şey kendi iktidarını korumaksa; biz kadınların vazgeçemeyeceği şey barış, özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesidir. Biz tüm baskılara ve yok saymalara karşı mücadelemizle var oluyor, değiştiriyor ve özgürleştiriyoruz. Kimsenin fıtratına sığmıyor, sınırları aşıyoruz. Erkek egemen sistem her gün kadını daha fazla eve hapsetmeye çalışırken; biz kadınlar  her yerde alanlara çıkıp bizi duymak, görmek ve anlamak istemeyenlere fıtratımızla cevap veriyoruz. Bedenlerimizi, emeğimizi, kimliğimizi ve hayatımızı kimsenin hizmetine sunmuyoruz. Her türlü şiddete, baskıya ve sömürüye karşı susmuyor, isyan ediyoruz. Her gün üç kadının öldürüldüğü, onlarcasının tacize, tecavüze ve şiddete bu sistemde sadece nefes almak için bile mücadele etmek zorundayız. Kadın olarak kendi kimliğimizle yaşamak bu kadar zorken; sadece kendi çıkarlarımızı değil bütün kadınların ortak isyanını büyütmeye uğraşıyoruz. Bu yüzden kadın dayanışmasının elimizdeki en önemli silah olduğunun farkındayız. Yaşam mücadelemiz bugün her yerde ve  her alanda devam ediyor, büyüyor, zenginleşiyor. Farklı dillerde aynı talepleri haykırmanın güveni ve cesareti ile savaşlara, talana ve şiddete karşı mücadelemiz devam ediyor. Türkmen,Kürt ve Ezidi kadınlarını savaşta katleden, tecavüz eden, esir alan, cariye diye pazarlarda satan IŞİD zihniyeti bugün ülkemizde fıtrat açıklamaları yapan Erdoğan’ınki ile aynıdır. Her ikisi de kadınları erkeklere eşit görmemekte, onları sadece erkeklerin hizmetine sunulmuş varlıklar olarak değerlendirmektedir. Dün en az üç çocuk doğurun diyen erkek egemen aklın aynısı bugün kadınları pazarlarda satıyor. Fakat dün Gezi’de ‘Küfürle değil inatla diren’ diyen, kırmızı elbisesi ile isyana duran kadınların direnişi ile IŞİD’ e karşı savaşan kadınların direnişi mücadeleyi büyütmek için yol gösteriyor. Eğitim Sen’li kadınlar olarak; kadınların mücadelesini  sadece duyarlılık ve farkındalık yaratma günü olarak görmüyoruz. Her gün farklı alanlarda devam eden haykırışımızın birleşip daha güçlü ve daha yaygın şekilde gösterilmesi olarak değerlendiriyoruz. Bugün devlet koruması altında katledilen kız kardeşlerimizi, şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan bütün kadınları anmak ve onların yarım bırakılan hayatlarının hesabını sormak için alanlardayız. Tüm kadınları bedenimiz, emeğimiz ve kimliğimiz için yürüttüğümüz mücadeleye katılmaya, adımlarımızla bütün dünyayı yerinden oynatmaya davet ediyoruz. “ dedi.