4 Ocak 2019 Cuma

BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜN 28. YIL DÖNÜMÜ




4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü ’nün 28. Yıldönümünde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan Genel Başkan Ahmet Demirci, Genel Maden İşçileri Sendikası’nın ve maden işçilerinin Madenci Feneriyle, ülkemizdeki hak ve demokrasi mücadelesini aydınlattığını söyledi.
Açıklama şöyle;
“4 Ocak tarihi; maden ocaklarımızı, demir-çelik fabrikalarımızı, enerji sektörümüzü, ülkemiz sanayisini, yani üretim kültürünü hedef alan ve uluslararası şirketlerin çıkarlarını koruyan politikalara karşı maden işçilerinin ve Zonguldak bölge halkının verdiği mücadelenin ülke sınırlarını aştığı gündür.
1990 yılı içinde başlayan Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinden sonuç alınamayınca grev kararı alınır ve 30 Kasım 1990 tarihinde grev başlar.
Maden işçileri öncülüğünde, başta madenci eşleri ve çocukları olmak üzere Zonguldak halkı 35 gün boyunca Zonguldak caddelerinde ve Sendika Genel Merkezi önünde haklı taleplerini dile getirir.
Taleplere mesafeli duran Hükümet temsilcileri, maden ocaklarının kapatılması düşüncesini gündeme getirince yürüyüş kararı alınır.
4 Ocak 1991’de yola çıkan yüzbini aşkın insan yol boyunca sloganlarla taleplerini dile getirir ve yeni katılımlarla yürüyüşe katılanların sayısı 150 binlere ulaşır.
Madencinin haklı talepleri tüm dünyada duyulur.
                Genel Başkanı Şemsi Denizer ve Yönetim Kurulu öncülüğünde Türkiye’de ve dünyada örnek bir demokratik eylemi hayata geçiren madencinin önü Mengen’de kurulan barikat ile kesilir.
                Ocakların kapatılmayacağını açıklayan Hükümet ile görüşmelere geçilir ve 8 Ocak 1991 tarihinde madenciler Zonguldak’a döner.
                Madenciler, hak ve demokrasi mücadelesinde işçi sınıfı tarihine altın bir sayfa eklemiştir.
                1994 yılında 5 Nisan Kararları’yla tekrar bazı maden ocaklarının kapatılması gündeme getirildiğinde maden işçileri ve bölge halkı aynı duyarlılıkla tepki göstermiş ve dönemin Hükümeti tarafından kararlar geri çekilmiştir.
                2016 yılında bazı müesseselerin özelleştirilmesi girişimlerine karşı eylemler yapılmış ve özelleştirme girişimi durdurulmuştur.
2017 yılında bir torba yasa düzenlemesiyle Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun uhdesinde bulunan maden sahalarının bölünerek özelleştirilmesi gündeme gelince, 6-7 Kasım 2017 tarihlerinde tüm maden havzasında ocaktan çıkmama eylemi hayata geçirildi ve tasarı Sendikamızın önerisi doğrultusunda değiştirildi.
Maden İşçileri ve bölge halkı, işine aşına, ülkesinin ve milletinin geleceğine sahip çıkma yolunda sesini yükseltmeye ve demokratik haklarını kullanmaya hazırdır ve daima hazır olacaktır.
Koklaşabilir özelliğiyle ülkemiz demir-çelik sektörünün, dolayısıyla sanayinin güvencesi olan Zonguldak Taşkömürü Havzamıza, TTK’ya ve ülkemizin doğal kaynaklarını tespit etmek için çalışan Maden Tetkik Arama Kurumu’na (MTA) sahip çıkmak ve yerli üretimi artırmak mecburiyetimiz var.
1990 yılında yaşadığımız örnek grevin ve 4-8 Ocak 1991 tarihinde sesimizi dünyaya duyurduğumuz Büyük Yürüyüşün öncüsü Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer’i şükranla anıyor, mücadeleye katkı yapan herkese saygılarımızı sunuyor, maden şehitlerimize ve terör saldırılarında hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz alındı. Kısa süre içinde yayınlanacaktır. Teşekkür ederiz