Çates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2014 Pazar

ÇATES, HALKINDIR HALKIN KALACAK


Tes-İş Sendikası ile Genel Maden İşçileri Sendikası’nın (GMİS) Çatalağzı Termik Elektrik Santrali’nin (ÇATES) özelleştirilmesi girişimlerine tepki için düzenledikleri yürüyüş, mitinge dönüştü.
Zonguldak’ın Çatalağzı Beldesi’nde kurulu bulunan ÇATES için, 19 Nisan 2014 tarihinde Çatalağzı Belediyesi önünde toplanan kalabalık, buradan ÇATES’in bulunduğu Işıkveren’e sloganlarla yürüyüşe geçti.
Eyleme Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Kilimli Belediye Başkanı Ali Aslankılıç, Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün, Muslu Belediye Başkanı Sebahattin Adıyaman, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş,  GMİS Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Tes-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Hasan Tahsin Zengin, GMİS Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, GMİS Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, GMİS’e ve Tes-İş Sendikası’na bağlı şubelerin başkan ve yöneticileri, Ankara’da direnişlerini sürdüren Yatağan Enerji ve Maden İşçilerinden bir grup, enerji işçileri, maden işçileri, siyasi partiler ile sivil toplum ve meslek örgütleri, enerji ve maden işçilerinin aileleri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
Yürüyüşe katılanlar, “ÇATES halkındır halkın kalacak”, “ÇATES’e uzanan eller kırılsın”, “Her yer Yatağan heryer direniş”, “Her yer ÇATES heryer direniş”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok” sloganları attı.
Yoldan katılımlarla daha da büyüyen kalabalık ÇATES önüne geldi. ÇATES önünde Yatağan Enerji ve Maden işçilerinin andı hep bir ağızdan okundu.
Burada bir konuşma yapan GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, “Hükümeti, dostu, düşmanı buradan bir kez daha uyarıyoruz. ÇATES ve TTK bir bütündür satılamaz, diyoruz” dedi.
18 Nisan’da Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda direnişlerini sürdüren enerji ve maden işçilerine yapılan müdahaleyi kınadıklarını belirten Alabaş, “Orada arkadaşlarımıza reva görülen zulmü kınıyoruz” dedi.
“Kimse bizim gözümüzü korkutmaya çalışmasın. Ölümden ötesi yok. Biz havza insanı olarak 160 yıldır, grizularda, göçüklerde, yerin yüzlerce metre altında ölümü her gün yaşayanlardanız” diyen Alabaş şöyle konuştu;
ÇATES-TTK BİR BÜTÜNDÜR SATILAMAZ
“Bir maden işçisi olarak, bir Zonguldaklı olarak sizinle gurur duyuyorum.
Emeğin Başkenti’ne yakışan budur. İşimiz, aşımız, geleceğimiz olan Çatalağzı Termik Elektrik Santrali’ne ve Türkiye Taşkömürü Kurumu’na; büyük bir kararlılıkla, disiplinle, coşkuyla, dayanışma içinde sahip çıkıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin geleceğine sahip çıkıyoruz.
Hükümeti, dostu, düşmanı buradan bir kez daha uyarıyoruz.
ÇATES ve TTK bir bütündür satılamaz, diyoruz.
ELDE-AVUÇTA NE KALDIYSA SATIYORLAR
ÇATES ve TTK’nın ayrılmaz bir bütün olduğunu, bölgemiz için önemini başta bölge milletvekillerimiz olmak üzere tüm ilgililere anlattık.
Ancak onlar anlamazdan, görmezden geliyorlar. Başka hesaplar peşinde koşuyorlar.
Bu yanlış politikalar sonucu Türkiye, üretim ekonomisinden uzaklaştırıldı. Her alanda ithalat kolaylaştırıldı ve ekonomi borç batağına sürüklendi.
Şimdi borçları kapatacağız diye elde-avuçta ne varsa satıyorlar ve daha büyük bir çıkmaza sürükleniyoruz.
İthalatçı yandaşlar zenginleşiyor ama ülkemiz yoksullaşıyor. İşsizimiz iş bulamıyor.
ÇATES, 1948’DEN BERİ ÜLKEMİZE KATKI VERİYOR
ÇATES, TTK’nın çoğunlukla doğaya bırakılan düşük kalorili atık kömürünü değerlendirmek için 1948 yılında kurulduğunda Türkiye’nin ikinci büyük santraliydi.
Yaklaşık 50 yıl ülke ekonomisine katkı verdi. Sonra ikincisi kuruldu ve 1990 yılından bu yana TTK’nın ayrılmaz bir parçası olarak enerji üretiyor.
ÇATES hiç zarar etmedi. Ama aşırı kâr da etmedi.  ÇATES’in enerjisi ile ülke kalkındı, diğer şirketler ve kurumlar kazandı. TTK’nın kömürü değerlendirildi ve TTK gelir elde etti.
BİZ ÖLÜMÜ HER GÜN YAŞAYANLARDANIZ
Şimdi ÇATES’i başkaları alsın, yandaşlar kazansın isteniyor, Onlar daha çok kazansın diye dışarıdan kömür getirecekler. Maden işçisi işsiz kalacak. Kömürümüz yeraltında kalacak, TTK zarara sürüklenecek, kapanma noktasına gelecek. ÇATES işçisi işini kaybedecek, yeni işçiler köle ücretiyle çalışmaya zorlanacak. Biz bu acı gerçekleri biliyoruz ve buna izin vermeyeceğiz.
Bir kez daha uyarıyoruz. Zonguldak’ın huzurunu bozmayın. Bu yanlıştan vazgeçin.
Bizi daha fazla zorlamayın. Bu mücadeleyi Ankara’ya, hayatın her alanına taşıyacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Kimse bizim gözümüzü korkutmaya çalışmasın. Ölümden ötesi yok. Biz havza insanı olarak 160 yıldır, grizularda, göçüklerde, yerin yüzlerce metre altında ölümü her gün yaşayanlardanız”.
Alabaş’ın konuşmasının ardından TES-İŞ Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Hasan Tahsin Zengin bir konuşma yaptı.
Türkiye’de bugün bir ateşin yandığını belirten Zengin, “Bu ateş, madenlerin ve kömür ocaklarının özelleştirilmesinin ateşi. Bu ateş herkesi yakar” dedi.
Zengin şöyle konuştu;
TÜRKİYE’DE BİR ATEŞ YANIYOR
“Türkiye’de bugün bir ateş yanıyor. Bu ateş madenlerin ve kömür ocaklarının özelleştirilmesinin ateşi. Muğla, Yatağan, Yeniköy, Kemerköy termik santralleri ve kömür ocaklarının özelleştirilmesine karşı ayakta. Bir grup işçimiz Ankara’da Özelleştirme İdaresi önünde günlerce nöbet tuttu, özelleştirmeyi protesto etti. Seyitömer özelleşti, işçiler işten çıkarıldı ve Kütahya yanıyor. Çatalağzı Termik santrali için de teklifler 21 Nisan’da alınacak.
Bir ateş de Çatalağzı’na düşüyor. Tamam ateş düştüğü yeri yatar. Ama söndürülmeyen ateş yayılır.
Çatalağzı’na düşen ateş söndürülmezse, yani eğer özelleştirmeden vazgeçilmezse, bilin ki bu ateş bütün bölgeyi yakar.
Çünkü Çatalağzı, TTK ve havza madenciliği bir bütündür. ÇATES, TTK’nın bir parçasıdır ve öyle kalmalıdır. ÇATES’in özelleştirilmesi ve ithal kömür kullanılması halinde bölgede madencilik faaliyeti yapan her kurum zora girecektir. İşten çıkarmalar artacak, bölge insanı göçe zorlanacaktır. Bölgeyi işsizliğe, yoksulluğa ve göçe zorlamaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Sizin talebiniz çok masum. Sizin talebiniz iş ve aş. Sizin talebiniz villalar, gemiler, yedi yıldızlı oteller değil, Sıcak bir yuva, sıcak bir sofra. İşte onlar bunu anlamıyor. Çünkü masumiyeti unutmuşlar. Satalım diyorlar, satalım gitsin. Kim çok para verirse, onun olsun. Peki Çatalağzı ne olacak, Zonguldak ne olacak, havza ne olacak, işçi ne olacak, esnaf ne olacak, köylü ne olacak? Kimsenin bunu düşündüğü yok.
İşçilerin, emeği ile geçinenlerin açlığı, yoksulluğu Hükümetin vebalidir. Hak arayan işçilerin seslerine kulak tıkamak Hükümetin vebalidir. Taleplerimizin, itirazlarımızın ve isyanlarımızın tümü bu memleketin onuru, huzuru ve barışı içindir.
Sizlerin mücadelesi bizim mücadelemizdir. Sizlerin mücadelesi tüm emek dostlarının mücadelesidir.
Bu özelleştirme ihaleleri iptal edilinceye kadar mücadelemiz sürecektir. Kimsenin bundan şüphesi olmasın”.
Alabaş ile Zengin’in konuşmaları sırasında “Yatağan, ÇATES omuz omuza”, “KİTler halkındır satılamaz”, “ÇATES halkındır halkın kalacak”, “Ölmek var dönmek yok” sloganları attı.




17 Aralık 2013 Salı

ÇATES KONUSU DÜNYA GAZETESİ’NDE…

ÇATES’in ihale şartnamesinde yeri kömür kullanma şartı bulunmaması nedeniyle ithal kömür kaynaklı satışın olabileceği endişesi Dünya Gazetesi’nde geniş yer buldu.  Dünya Gazetesi’nin 17 Aralık Salı günkü sayısında birinci sayfasından giren habere 2 tam sayfa yer verilirken 3 köşe yazarı da konuyu detaylı şekilde köşelerinde işledi.Zonguldak’ta ÇATES’in ithal kömür kullanacak bir firmanın eline geçip 17 bin kişinin işsiz kalacağı endişesi yaygın olarak ekonomi haberi yapan Dünya Gazetesi’nde geniş yer aldı. Gazetenin birinci sayfasında manşet altından Sorumlu Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Handan Sema Ceylan ve Bölge Müdürü Sabiha Toprak imzasıyla “Kömürün başkentine ithal tehdit” başlığıyla verilen haber 10 ve 11. Sayfalarda detaylı şekilde işlendi. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir ile Maden ve Enerji Sanayici İşadamları Derneği Başkanı Ümit Velioğlu’nun görüşlerine de geniş şekilde yer verilen haberlerde ÇATES’in ihale şartnamesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.Ayrıca köşe yazarları Osman Arolat, “Kömür kentinde ithal kömür korkusu” başlığıyla, Rüştü Bozkurt, “Zonguldak’ta ÇATES sorunu” ve Talip Aktaş, “Ruhr, dönüşüm ve kaderini bekleyen Zonguldak…” başlıklı köşe yazılarında ÇATES’in Zonguldak için önemine dikkat çektiler

13 Aralık 2013 Cuma

MHP KİLİMLİ BAŞKAN ADAYI AKDENİZ’DEN ÇATES DESTEĞİ

        MHP Kilimli Belediye Başkan adayı Hülya Akdeniz, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir’i ziyaret ederek ÇATES konusunda destek verdi.

        Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilimli ilçesi Belediye Başkan Adayı Hülya Akdeniz ve ilçe teşkilatı, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir’i ziyaret etti. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Salih Demir’in ÇATES satışında yerli kömür kullanılması şartı konulması çabasını takip ettiklerini ifade eden Başkan adayı Hülya Akdeniz, “Bugün TSO Başkanı, Zonguldak’ın değerli iş adamlarından sayın M. Salih Demir’i ziyarete geldik. Kendisi bizim çok değerli bir büyüğümüzdür. Zonguldak’a yaptığı büyük hizmetler asla ve asla bilinmezlikten gelinemez. Kendileri Demir Gruplar olarak Zonguldak’ta çalışıp Zonguldak’ta büyüyüp, Zonguldak’ta yaşayıp, Zonguldak’a hizmet etmiş bir aileler. Bu yönden sizlere çok fazla önem verdiğimi öncelikle söylemek istiyorum.  Çünkü Zonguldak’ta yaşayıp Zonguldak’a hizmet etmek benim için çok önemli. Zonguldak’ta ki gençleri burada istihdam edebilmek benim için çok önemli. Son dönemde yaşanan ÇATES olayı ile ilgili özellikle sizlere destek vermek amaçlı ziyarete geldik.  ÇATES Zonguldak’ın son kalesi olarak kaldı. Bunu da hepimiz biliyoruz. Ama burası eğer bir başkasının eline geçtiği takdirde Zonguldak’ta işsizlik oranının ne dereceye geleceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Şimdi birlik beraberlik zamanının geldiğine inanıyorum. Ve burada Zonguldaklı iş adamlarına ÇATES’in verilmesinin gerekli olduğun düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun burası Zonguldak  için çok önemli. Eğer yerli kömür kullanılmazsa küçük kömürcüler de burada bitecek. İşsizlik bir hayli artar, son zamanlarda küçük ocaklara yapılan operasyonlarla yaşanılan sıkıntılar zaten ortada. Ama bugün çok büyüğü bizleri bekliyor. Bizler iktidar partisinin biraz daha duyarlı olması gerektiğin düşünüyorum. Gerçekten birlik ve beraberlik zamanı olduğuna inanıyorum. Bütün partilerin kişisel çekişmelerini bir tarafa bırakıp, Zonguldak’ta yaşayan herkesin kişisel çekişmelerini bir tarafa bırakıp artık burada bu taşın altına hepimizin elimizi koymamız gerektiğine inanıyorum. Gelin ÇATES için birlik olalım. Gelin ÇATES için beraber olalım. Buranın kesinlikle ve kesinlikle Zonguldaklı iş adamlarına bırakılması için ve buradaki Zonguldaklı gençler için birlik ve beraber olalım” şeklinde konuştu.
         Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Demir ise Zonguldak TSO’yu ilk ziyaret eden Başkan adayı olduğuna dikkat çekerek, “Öncelikle ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyorum. Zonguldak belediye başkan adaylarının içinde bizleri ziyaret eden ilk sizsiniz. Bu yüzden ayrıca teşekkür ediyorum. TSO Zonguldak’ın ticaretine yön veren bir kurumdur. Tabi sizin gibi aday arkadaşlarımın da gelip fikir alış verişinde bulunması bizleri onurlandırır ve gurur verir. Kilimli’ye gelince, Zonguldak’ın eski beldelerinden ve yeni ilçesinden bir tanesi, Kilimli’de olacak olan yeni belediye başkanı, Kilimli için ne kadar önemliyse Zonguldak için de önemli. Zonguldak için ne kadar önemliyse bizim için de çok önemli. Çünkü benim oturduğum ev şahsen Kilimli’de. Bunun için Kilimli’nin ufkunu açacak Kilimli’yi ileri taşıyacak bir insanın olmasını önemsiyorum. Ancak tabi ki bu günkü şartlarda bir bayan olarak sizin çıkmanız büyük bir cesaret. Bunun için de sizi tebrik ediyorum. Çünkü erkekler pek kadınlar yönünden yönetilmek istemez ama bayanın başarılı olması için erkeklerin bayanlara destek vermesi gerek. İnşallah başarırsınız. Allah sizin yolunuzu açık etsin. Biz sizin için elimizden gelen neyse yaparız. Yapacağımıza da emin olabilirsiniz” dedi.

10 Aralık 2013 Salı

ZTSO BAŞKANI SALİH DEMİRDEN ÇATES AÇIKLAMASI"TAŞKÖMÜRÜ HAVZASI ÜRETİME DEVAM ETMEK İSTİYOR"

    Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, ÇATES’’in özelleştirilmesi sürecini değerlendirdi. ÇATES’in ihale şartnamesinin tekrar değerlendirilmesi gerektiğini belirten M. Salih Demir, bu özelleştirme yöntemiyle ÇATES’in tamamen İthal Kömür kullanan bir yapıya dönüşme ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı.
            ÇATES’in havzadaki madencilik faaliyetlerinin sürdürebilirliğinin teminatı olarak işlev gördüğünü belirten Zonguldak TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Demir, ÇATES’te ithal kömür kullanılması halinde özel sektör firmalarının ve TTK’nin üretimi sürdüremeyeceği ve 17 bin kişinin işsiz kalacağını ifade etti.
            Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, yaptığı yazılı açıklamada ÇATES’in ihale şartnamesine değinerek, “Bilindiği gibi; Çatalağzı Termik Elektrik Santralı’nın özelleştirilmesiyle ilgili ihale duyurusu yapılmıştır. Milli çıkarlarımız ve Havza Madenciliğinin geleceği bakımından ihale şartnamesinin tekrar değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. 2 ay içinde yapılacak 3 ayrı özelleştirme ihalesinde ÇATES ile birlikte 3 santral daha yer almaktadır. Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan santrallarının da varlık satışları yapılacak ve ayrıca kullandıkları linyit sahalarının ‘İşletme Hakkı’ da verilecektir. Özelleştirilmesi gerçekleştirilmiş olan Seyitömer ve Kangal santralları da kömür ocaklarının işletme hakkı ile birlikte verilmiştir. Özelleştirme sonrasında kullanacağı kömür kaynağı belirtilmeyen tek santral ÇATES’tir” dedi.

ÇATES, HAVZADAKİ MADENCİLİK İÇİN TEMİNAT…
ÇATES’in havzadaki madenciliğin devamı için teminat olduğunu ifade eden Zonguldak TSO Başkanı Salih Demir, “Çatalağzı Termik Santrali; Zonguldak havzasında üretilen Taşkömürünün zenginleştirilmesi işleminde ortaya çıkan düşük kalorili ürünlerin ekonomiye kazandırılması amacıyla planlanmış ve işletmeye alınmıştır. Başkaca kullanım alanı bulunmayan Filtrasyon ürününü ana yakıt olarak kullanan ÇATES, havzadaki madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin teminatı olarak halen işlev görmektedir. ÇATES’in Zonguldak kömürü tüketmeye devam etmesi hem TTK hem de özel sektör için hayati önemdedir. Mevcut piyasa koşulları, tesisin konumu ve gerçekleşen uygulamalar dikkate alındığında, bu özelleştirme yöntemiyle ÇATES’in tamamen İthal Kömür kullanan bir yapıya dönüşme ihtimali yüksektir” diyerek ithal kömür kullanımı tehlikesine dikkat çekti.

17 BİN KİŞİNİN İŞSİZ KALMA DURUMU…
TTK ve özel sektör madencilerinin ÇATES’e sattıkları kömürle ayakta kalabildiklerini belirten Başkan Demir, “ÇATES’te ithal kömür kullanılması halinde Havzada üretim yapan özel sektör firmalarının üretimi sürdüremeyeceği, 2014 yılında sona erecek rödövans sözleşmelerini yenilemeyeceği ve 5.500 kişinin doğrudan istihdam edildiği bu sektörün kısa sürede devre dışı kalacağı aşikârdır. Cirosunun önemli bir kısmını kaybedecek olan TTK’nın da bu koşullarda üretime devam etme imkânı azalacak ve 11.500 kişiyi istihdam eden Kurumun da hızla tasfiyesi gündeme gelecektir” dedi.
ÖZEL SEKTÖRÜN DEVLETE KATKISI…
Zonguldak’taki özel sektörün direk ve dolaylı olarak devlete olan katkısına değinen Zonguldak TSO Başkanı Salih Demir, “Özel sektörün üretime devamı halinde önümüzdeki 20 yılda devlete ödemesi muhtemel rödövans miktarı yaklaşık 800 Milyon TL’dir. Buna, yerli üretim firmalarının vereceği Kurumlar Vergisi, üretimde kullanılan girdiler için verilecek dolaylı vergiler ve çalışanların tüketim harcamalarından vereceği dolaylı vergiler ilave edildiğinde toplam tutar, Havzada kömür üretiminin devam etmesinin en iyi çözüm olacağını göstermektedir. Havzada üretimin durmasıyla ithal edilmek zorunda kalınacak kömürün cari açığımıza her yıl en az 250 Milyon TL ekleyeceği gerçeği de gün gibi ortadadır” dedi.
    Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Demir, ayrıca şunları söyleyerek çağrıda bulundu:
  “ÇATES özelleştirmesindeki mevcut yöntem, Enerji piyasasının serbestleştirilmesi politikasının özünü oluşturan ve strateji belgeleriyle ilan edilen aşağıdaki kriterlere uymamaktadır.
·        yerli kaynak oranının yükseltilmesi,
·        tüm kömür kaynaklarının devreye sokulması,
·        arz güvenliği,
·        sadece satış gelirinin önemsenmemesi
Bu sebeple; Milli çıkarlarımıza ve yöresel ekonomimize tamiri imkânsız zararlar verecek mevcut ihale şartnamesinin gözden geçirilmesini talep ediyor, her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”






26 Eylül 2013 Perşembe

“ÇATES satılmasın” diyen herkesi yürüyüşe çağırıyoruz.

İşçi Partisi İl Başkanı Mehmet Uslubaş basın açıklaması yaparak ÇATES’in satımasına karşı yürüyüş’e herkesi davet ettiklerini açıkladı. Uslubaş’ın konuya ilişkin açıklaması şu şekilde “Hükümet, Yatağan, Kemerköy, Yeniköy santrallerini, kömür madenleri ile beraber satmak istiyor.
İşçiler ve bütün halk ayağa kalktı. Türk bayraklarıyla ve Atatürk posterleriyle vatana sahip çıkma seberberliği başlattılar.  Sonra dağına çıktılar. Bir ellerinde bayrak, diğerinde ekmek seslendiler dosta düşmana. Santralleri ve madenleri satmak vatan hainliğidir. Gücünüz yetiyorsa gelin bakalım dediler.
Her şeyi satıp savuran Hükümet, ÇATES’i de satmak istiyor. ÇATES, Zonguldak’ta üretilen kömürün % 70’ini kullanmaktadır. ÇATES’i satmak, Zonguldak’ı yıkmaktır. Madenlerimize sahip çıkmak için yüzbinlerin ayağa kalktığı Zonguldak, bu ihanete izin vermeyecektir.
Zonguldak, Yatağan işçisinden, halkından geri kalmayacak, sımsıkı kenetlenerek ÇATES KALESİ oluşturacaktır.
28 Eylül 2013 Cumartesi günü Vatana, Zonguldak’a ve ÇATES’e sahip çıkmak için iki yürüyüş olacak. İşçi Partisi Genel Başkan vekili Hasan Basri Özbey’in de katılacağı yürüyüşler, saat 14.30’da Çatalağzı girişinden ÇATES’e kadar sürecek, Zonguldak’ta ise, aynı gün saat 17.30’da TMMOB önünde başlayacak Madenci anıtında tamamlanacaktır.
Yürüyüşler, ekmeğimiz için, işçimiz için, esnafımız içindir.
Yürüyüşler, ÇATES için, TTK için, Zonguldak için vatan içindir.
Bütün halkımızı bu yürüyüşe davet ediyoruz.
Gün bugündür.

Bayrağını al sen de katıl!”

14 Ağustos 2013 Çarşamba

ÇATES’in Zonguldak İçin Önemi Başbakana Anlatılacak ÇATES İÇİN BAŞBAKANDAN RANDEVU İSTENDİ



    Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, ÇATES’in Zonguldak için ne anlama geldiğini anlatabilmek için Başbakan Recep Tayip Erdoğan’dan randevu talep etti.
             Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası,  Maden Enerji ve Sanayici İşadamları Derneği (MESİAD) ile birlikte, Çatalağzı Termik Santrali’nin Zonguldak, bölge ve ülke için ne anlam ifade ettiğini Başbakana bizzat anlatabilmek için girişimlerde bulundu.
             Başbakanlığa, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşebilmek için yazılı talepte bulunan Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, randevunun bir an önce gerçekleşebilmesi için de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Zonguldak Milletvekilleri Köksal Toptan, Ercan Candan, Özcan Ulupınar, Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar ve Ak Parti İlçe Başkanı Metin Karaduman’dan da destek istedi.
             Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Başbakana bağlı olmasından ve konunun büyük bir nüfusun yakın geleceğini doğrudan ilgilendirdiğinden Maden Enerji ve Sanayici İşadamları Derneği (MESİAD) Başkanı Ümit Velioğlu ile birlikte görüşmek için talepte bulunduklarını ifade eden Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, “Konu hakkında temel bilgileri aktarmak üzere Sayın Başbakanımızla bir görüşme talebinde bulunduk” dedi.
            Randevu talebinde yerli kömür kullanan tek santralin ÇATES olduğu belirtilirken istihdam ve yerli kömürün geleceği açısından sürecin önemine dikkat çekildi.
           Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, konu ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Kömür üreticisi devlet kuruluşunun ve havzanın özel sektör kömür üreticilerinin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve 20.000’e yakın doğrudan istihdamın korunması ÇATES’e kömür vermenin devam etmesine bağlıdır. Bölgesel bir ekonomik ve sosyal çöküntü yaşanmaması için ÇATES’te yerli kömür kullanılmasını devam ettirebilecek bir özelleştirme yönteminin bulunması büyük öneme sahiptir. Aksi takdirde, özelleştirme sonucunda santralde ithal kömüre uygun teknik değişiklikler derhal yapılacak ve yerli kömür teminine son verilecektir. Santralin yeni sahibi daha çok kazanacak ancak bölge ekonomisi ve halkı çok büyük kayıplara uğrayacaktır. Yerli koklaşabilir kömür üretiminin devam edebilmesi ancak ikinci kalite kömürün santrale satılabilmesi ile mümkündür. Bunun için siyasetçilerin konuya ilişkin temel bilgilere sahip olması yeterlidir. Sadece teknokrat ve bürokratlar tarafından özelleştirme şartnamelerinin hazırlanması ve siyasetçilere yeterli ve doğru bilgilerin verilmemesi halinde bölgede büyük bir ekonomik çöküntü olacaktır.”
     Randevunun önümüzdeki haftalarda kesinleşmesi bekleniyor.