Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya , Ramazan ayının bu yıl da sıcak yaz günlerine rastlaması nedeni ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri, iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olmaları gerekmektedir dedi.
Dr. Yusuf Kaya yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi. “ Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 3 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 17 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır.
Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.
SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT
Son günlerde yurt genelinde de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üst seviyede seyrettiğine de dikkat çekerek vatandaşların bol su tüketmesine dikkat çeken Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya şöyle dedi. “ Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.
Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.
Çok sıcak havalarda aşırı beden hareketi yapılması durumunda vücuttan su ve tuz kaybı daha da artar. Bu gibi durumlarda tuzlu ayran içilmesi önerilir.
Çocuklar sıvı-elektrolit dengesine daha duyarlı oldukları için çok daha dikkatli ve tedbirli davranılmalıdır. Çocuklar su ihtiyaçlarını fark etmeyecekleri ve ifade edemeyecekleri için sık sık kaynatılmış ve soğutulmuş su içirmekte fayda vardır.
ORUÇ TUTANLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ
· Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
· Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.
· Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
· Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.
· Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
· İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
· İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.
· Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
· Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.
· Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.
· İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.
· Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.
Yusuf Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yusuf Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Haziran 2016 Salı
24 Temmuz 2014 Perşembe
BAYRAMDA BESLENMEYE DİKKAT !
Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr.Yusuf Kaya
Ramazan Bayramı nedeniyle vatandaşlarımıza beslenme konusunda çeşitli
uyarılarda bulundu.Dr.Yusuf Kaya yapmış olduğu yazılı açıklmasında şunları
söyledi.“Ramazan boyunca değişen beslenme düzeni,
ramazan bayramında tüketilen yiyeceklere, miktarlarına ve öğün sayısına dikkat
etmeyi gerektirir. Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmanın sonucunda; enerjisi
yüksek besinler tüketilirse vücut bu besinleri harcayamayarak yağ olarak
depolayacaktır. Ayrıca, ramazan bayramında kan şekerini kontrol altında tutmak
da önemlidir. Özellikle yağlı ve tatlı besinleri yoğun olarak tüketme, kalp
krizinin tetiklenmesi başta olmak üzere kalp, tansiyon ve şeker hastaları gibi
kronik hastalarda ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu sebeple Ramazan
Bayramında ve sonrasına sağlıklı beslenmeye önem vermek ve sürdürmek son derece
önemlidir.
Bayramda ve bayram sonrası sağlıklı beslenme
önerileri
Özellikle
Ramazan Bayramında ve sonraki dönemde öğün atlamamaya dikkat etmek
gerekmektedir. Ana ve ara öğünlere dikkat edilmeli 3 ana ve en az 2 ara öğün
şeklinde beslenmek gerekmektedir.
Bayram
sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Kahvaltıda kızartma, kavurma
yöntemleriyle pişirilmiş besinler yenilmemelidir. Bayram ziyaretlerinde
geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal vb. tatlı
besinler, yağlı yiyecekler ve hamur işlerinden uzak durulmalıdır.
Çok
miktarda şeker ilave edilmiş besinler kan şekerini ani yükselttiği için
sağlıklı bir seçim değildir. Bayramda tatlı yenebilir fakat aşırıya kaçmamak ve
tüketilecek tatlının türü çok önemlidir.
Kızartma
ve hamur tatlıları yerine sütlü tatlı tercih edilmelidir ayrıca bayramda ikram
edilen şekerin, çikolatanın yanına fındık, ceviz, kuru kayısı ve kuru incir ilave edilebilir.
Bayramda
makarna, pilav, börek, patates gibi karbonhidratlı yiyecekleri daha çok öğle
öğününde ve yine proteinli bir yiyecekle birlikte tüketilmelidir. Bu sayede hem
kan şekerinin ani yükselmesinin önüne geçilir hem de daha uzun süre tokluk
hissi sağlanır.
Ramazan
Bayramında çocukların şeker, çikolata ve şekerli besin tüketimlerine dikkat
edilmeli ve bu besinleri tükettikten sonra dişlerini fırçalamaları konusunda
gerekli uyarılar yapılmalıdır.
Ramazanda
oruç tutulurken gece sahura kalkma alışkanlığı ile birlikte vücudun biyoritmi
gece kalkmaya ve gece yemeye alışmış olabilir. Bu alışkanlığın bırakılması
gerekir, eğer bu alışkanlık bir süre devam ederse gece kalkıldığında sadece 1
bardak süt içip ya da 1 meyve yiyip yatılmalıdır.
Ramazanın
metabolizmaya en önemli etkilerinden biri de sıvı alımının azalmasıdır. Vücudun
sıvı tüketimini normal temposuna dönebilmesi için bolca su içilmesi gerekir.
Örneğin yenilen her şekerin yanında bir bardak su içilebilir.
Ramazan
ayı süresinde oruç tutma nedeniyle yaşanan kabızlık gibi bazı sindirim sistemi
rahatsızlıklarının önlenmesi açısından mevsiminde bol sebze ve meyve tüketimi
önemlidir. Yetişkin bireylerin günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmeleri
önerilmektedir.
Yavaşlayan
metabolizmayı hızlandırmak için hareket edilmelidir. Bu nedenle merdivenleri
yürüyerek çıkmak, bayram gezmelerini yürüyerek yapmak fiziksel aktivite
alışkanlığını kazanmakta yardımcı olur.
Şeker,
kalp ve yüksek tansiyon hastaları ile kronik hastaların, sürdürdükleri diyete
bayram süresince de özen göstermeleri önemlidir. Özellikle yaşlılar ve tansiyon
hastalarının gün boyu kahve ve çay tüketimlerine dikkat etmeleri, günde 2
fincandan fazla kahve tüketmekten kaçınmaları önerilmektedir.
Herkesin sağlıklı, huzurlu, mutlu bir
Ramazan Bayramı geçirmesini dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
