angarya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
angarya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2016 Çarşamba

ANGARYADAN ÇIKAN İHBAR

Eğitim Sen Zonguldak Şube başkanı Orhan Yılmaz basın açıklaması yaparak  ÖSYM’nin merkezi sistem sınavlarında yeni uygulama ile sınav sonrası görevlilerin doldurmaları gereken formlara tepki gösterdi.
Orhan Yılmaz’ın konuya ilişkin açıklaması şu şekilde  “Yaptığı her sınavın tartışmalı soruları ve tartışmalı sonuçları ile ünlü Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezimiz, yeni bir uygulamaya imza atarak merkezi sistem sınavlarındaki görevlilerin sınav sonrası 48 saat içinde doldurmaları için 52 maddelik garip sorulardan oluşan bir form hazırlamıştır.
Bu form ile birçoğu evet-hayır ve 1 – 5 puan ile değerlendirilmesi istenen sorular,  sınav ertesinde görevlilerin birbirlerini ihbar etmelerine olanak vermektedir. Bugüne kadar sınav görevlilerinin yardımlaşma ve dayanışma duyguları içinde gerçekleştirilen sınavları  “ kapıdan kafasını uzattı”,” çocuğumu adresi nedeniyle okula kaydetmeyen okul müdüründen alınacak intikam fırsatına “ dönüştürülebilecek sınavların ertesinde yanıtlanması istenen sorulardan bazıları şunlardır.
3 : Görevli olduğunuz binaya Sınav Uygulama Yönergesinde belirtilen zamanda gittiniz mi?(Buna kim hayır der?)
16 : Salon Başkanınız İş/İşlem Takip Formu'nu uyguladı mı ?(Uygulamadığı sınav dönüş evrakından anlaşılır)
31 : Sınavda herhangi bir adayın yerine bir başkasının girdiğine dair herhangi bir tartışma, durum ve/veya şüphe oluştu mu?(Böyle durumlarda tutanak tutulmaktadır)
35 : Herhangi bir salon görevlisi, sınav sırasında salonu terk etti mi?(Sevmediğin biri var ise salon dışına çıktı diyebilirsiniz)
37 : Sınav sürecinde, Görevlilerin neden olduğu aşağıda sıralanan sınav kurallarına ilişkin bir aykırılık/sorun gözlem veya şüpheniz oluştu mu?(Bu soru ile sınavda görevli olanları ihbar ederek her türlü intikamınızı alabilirsiniz)
42 : Sınav günü, aday, görevli ve/veya başka birilerinden, sınavın kurallara uygun yapılmadığına dair, herhangi bir duyum ve/veya gözleminiz oldu mu?(İftira ve ihbar mekanizmasını bu soruda da çalıştırabilirsin)
Buradan sonra yazılan soruların bir kısmı sınav görevlilerine  düşük puan vererek onları itibarsızlaştırabileceğiniz bir fırsata dönüşmektedir..
43 : Salon Başkanınızın, sınav kurallarına hakimiyeti ve görevini gerektiği gibi yapma konusundaki yaklaşımlarını 1-5 arasında değerlendiriniz.
44 : Bina Sınav Sorumlunuzun (BSS), sınav kurallarına hakimiyeti ve görevini gerektiği gibi yapma konusundaki yaklaşımını 1-5 arasında değerlendiriniz.
45 : Bina Sınav Sorumlusu Yardımcısının (BSSY), sınav kurallarına hakimiyeti ve görevini gerektiği gibi yapma konusundaki yaklaşımını 1-5 arasında değerlendiriniz.
46 : Bina Yöneticisinin (BY),  sınav kurallarına hakimiyeti ve görevini gerektiği gibi yapma konusundaki yaklaşımını 1-5 arasında değerlendiriniz.
47 : Sizce,  diğer Sınav Görevlileri sınav kurallarını yeterince biliyor muydu?
50 : Sınav sürecinde görev yaptığınız diğer görevlileri, sınav kurallarına hakimiyeti ve görevini gerektiği gibi yapma konusundaki görüşünüzü 1-5 arasında değerlendiriniz.
Bunlar 52 garip ve birlikte çalıştığınızı ihbar edebileceğiniz sorudan yalnızca birkaç tanesi…
Şifrelenmiş soru kitapçıkları ile doğru yanıtların sistemi bilenlere sınav sırasında kopya vermeye dayalı emek hırsızlıkları ve şaibeli sınavları ile ünlü ÖSYM, sağlıklı sınav yapmayı, sınav görevlilerin birbirini ihbar ederek sağlayacağını sanıyorsa aldatmaya devam ediyor demektir.

Şifreli sınavları ve yüzlerce insanın tam puan alarak başarılı(!) olduğu sınavlarla ilgili brifingler ile yetkilileri  tatmin etmiş olabilirsiniz. Çünkü onlar beraber yürüdüğünüz bu yollarda her türlü şaibenizi örtbas edecek durumdalar. ÖSYM’ den beklenen  aynı görevi yapanlara farklı ücret veren uygulamasından vazgeçmesi ve sınav görevlilerinin birbirini  ihbar edebilecekleri  sorular yerine,  Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak çocukların her yaşta yetenek,ilgi ve istekleri açısından yönlendirilmelerini sağlayacak bir sistem araştırması ve uygulanın hazırlıklarını yapmasıdır”

9 Şubat 2015 Pazartesi

EĞİTİM SEN ŞUBE BAŞKANI ORHAN YILMAZ "NÖBET, ANGARYA OLMAKTAN ÇIKSIN"

Eğitim-Sen Zonguldak şube başkanı Orhan Yılmaz Okullarda yönetici ve öğretmenlere verilen nöbet görevinin angarya olmaktan çıkması gerektiğini açıkladı.
Orhan Yılmaz Konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi
“Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yönetici ve öğretmenlere verilen nöbet görevi fazla mesai kapsamında değerlendirilmemekte, nöbetlerde uyulması gereken esaslar fiilen okul yöneticilerinin inisiyatifine bırakılarak öğretmenler mağdur edilmektedir.
Eğitim emekçileri nöbet görevleri sırasında ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakılsa da söz konusu görevin eğitim-öğretimin bir parçası olması ve öğretmenler tarafından yerine getirilmesi oldukça önemlidir. Bu durumun en önemli nedeni öğretmenin, öğrencilerini sadece ders sürecinde değil, okulda geçirdiği süre zarfında ruhsal ve bedensel olarak izleyebilmesi, öğrencilerin  ayrımcı, şiddet içeren, ötekileştirici, baskıcı kimi davranışlarına karşı yol gösterici olabilmesinde yatmaktadır.İkinci bir neden ise öğretmenlerin nöbet görevinden çekilmesi halinde okulların polis, "koruma memuru" ya da taşeronlaştırma politikaları kapsamında taşeron işçilere ya da güvenlik görevlilerine açılacak olmasıdır. Bu nedenledir ki "okullarda yaşanan şiddete şiddetle karşı çıkmak" gibi bir yaklaşım kimi sorunların çözümünü değil, derinleşmesini beraberinde getirecektir.
Ancak altını çizerek belirtmek gerekir ki hali hazırdaki uygulama, öğretmene ciddi sorumluluklar yükleyen nöbet görevi karşısında öğretmenin hakları yok sayılmaktadır! Nöbet görevi, her ne kadar Milli Eğitim ile ilgili yasalarda tanımlanmasa da çıkarılan yönetmeliklere eklenen birer madde ile yönetici ve öğretmene bu sorumluluk yüklenmektedir. Dolayısıyla nöbetlerde uyulması gereken esaslar, öğretmenler kurulunda görüşülse de; ancak fiilen okul yönetiminin inisiyatifine devredilmektedir. Sonuç olarak, öğretmenleri cezai ve disiplin işlemleriyle karşı karşıya bırakabilen bir alanda, öğretmenlerin haklarının ve sorumluluklarının net olarak tanımlanmaması en başta öğretmenleri ciddi bir baskı altında bırakmaktadır. 
MEB ise öğretmene böylesine ciddi bir sorumluluk yükleyen görev süresince öğretmenlerin haklarını ve sorumluluklarını tanımlamamakta ve bu görevi "fazla mesai" kapsamında değerlendirmemekteki ısrarını sürdürmektedir. Dolayısıyla eğitim emekçilerine yüklenen bu sorumluluğun maddi bir karşılığının bulunmaması bu durumu bir  angaryaya dönüştürmektedir. 
08.12.2014 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı`na resmi bir yazı ileterek bu konulardaki görüşlerimizi ve taleplerimizi iletmemize rağmen, Bakanlığın konuyla ilgili sorunları çözecek bir adım atmaması, öğretmenlerin Bakanlık nezdindeki değerini de göstermektedir. Kaldı ki fiilen yerine getirilen nöbet görevi karşılığında, nöbet tutulan her gün için 4 saat ek ders ücreti ödenmesi ve bu görevleredahil öğretmenlere birim ders saat içinde ödenen ek ders ücretlerinin artırılması, Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) Toplantısında görüşülmüşse de henüz bir sonuç doğurmamıştır.
Konuyla ilgili olarak üç maymunu oynayan MEB`e ve sorunun çözümüne değil de sendikamızı karalamaya yönelenlere karşı, sendikamız Eğitim Sen`in konuya ilişkin taleplerinin bir kez daha altını çizmek istiyoruz:
· Öncelikle nöbet hizmetinin ortak-yasal bir zemine dayandırılması ve uygulamadaki farklılıklara son verilmesi gerekmektedir. Bu sayede öğretmenlerimiz her türden eğitim kademesinde sadece bir uygulamayı esas alarak nöbet hizmeti verecek ve yöneticilerin kişisel inisiyatif kullanmalarından kaynaklı farklı uygulamalar sona erecektir.
· Diğer meslek gruplarında nöbet hizmeti "Fazla Mesai" olarak kabul görmekte ve bunun için ek bir ücret ödemesi yapılmaktadır. Öğretmenlere nöbet hizmetleri için herhangi bir ek ücret ödemesinin yapılmaması Anayasa`nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğundan; nöbet hizmeti angarya olmaktan çıkarılıp "fazla mesai" olarak kabul edilmeli ve 4 saat ek ders ücreti ödenmelidir. Ayrıca ek ders ücretleri de iki katına çıkarılmalıdır. 
· Nöbet görevleri en fazla haftada bir gün olmak üzere, Yönetmeliklere koşulları belirlenmiş bütün öğretmenlere eşit olarak dağıtılmalıdır.
· Öğretmenlerin nöbetçi oldukları günlerde ders ve diğer görevleri azaltılmalı, öğretmenin nöbeti sırasında dinlenecek zaman ve mekan yaratılmalıdır.
· Ek ders ücretleri günün koşullarına göre uyarlanmalı, her türlü ek ödeme temel ücrete yansıtılmalıdır.
Taleplerimiz karşılanmadığı sürece nöbet görevi nedeniyle karşılaşılan sorunlara kalıcı çözüm üretilemeyecek ve yeni, daha yakıcı sorunlarla eğitim emekçileri karşı karşıya bırakılacaktır. Bu nedenlerle 9 Şubat 2015 tarihinde tüm iş yerlerinde nöbetlerin fazla mesai olarak kabul edilmesini ve ücretlendirilmesini talep eden dilekçelerimiz okul / kurum müdürlüklerine verilecek, öğretmenler kurulu toplantılarında konuya bakışımızı anlatan bildiriler okunacak ve taleplerimiz yerine gelinceye dek nöbet tutulmayacaktır.”