16 Şubat 2016 Salı

THK DAN BAŞKAN AKDEMİR'E ZİYARET


               Türk Hava Kurumu (THK) Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Demirel ve yönetim kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i makamında ziyaret etti. Türk Hava Kurumu’nun 91’inci kuruluş yıldönümünü kutladıklarını ifade eden Şube Başkanı Hüseyin Demirel: “1925 yılında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu bu güzide kurumun, 91’inci yılını bugün itibariyle kutluyoruz. Kurumumuzu sevdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Sizlere nezaket ziyaretinde bulunarak, hem çalışmalarımızı anlatmak hem de fikir alışverişinde bulunmak üzere buradayız. Seçilmiş olduğum 2008 yılından itibaren, Zonguldak’ın tepeden fotoğraflarını çekerek belediyemize ve halkımıza hizmetler veriyoruz. Ayrıca geldiğimizden günden beri okullarımızda ve üniversitemizde havacılık faaliyetleri ile ilgili öğrencilerimizi bilgilendiriyoruz. Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) bünyesinde kurulan sivil havacılık yüksekokulu kuruluyor. Önümüzdeki yıl öğrenci almaya başlayacağız. Hem havacılığı sevdirmek, hem öğrencilerimizi ilimize teşvik etmek hem de Zonguldak’ı havacılık konusunda daha da bilinçlendirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

                  Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ise; “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ileri görüşlü bir liderimizdi. Bu kurumun önemini de 91 yıl önce düşünmüş ve Türk Hava Kurumu’nu kurmuştur. Öncelikle kuruluş yıldönümünüzü en içten dileklerimle kutlarım. İlimizin o güzel görüntüsünün fotoğraf çekimi ile bizlere de katkı vermiştir. Genç arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum. Böyle bir bölümün de üniversitemizde kurulması çok önemli. Türk havacılık tarihinin önemini hepimiz iyi idrak etmemiz gerekir. Bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum. Yerel yönetimler olarak da çalışmalarınıza her zaman destek olacağımızı ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu. 

15 Şubat 2016 Pazartesi

GMİS GENEL BAŞKAN YARDIMCISI MUTLU "TTK’DA İŞÇİ AÇIKLARI TEHLİKELİ BOYUTA GELDİ"

 
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, geçtiğimiz yıl, tarihinin en az işçi sayısıyla en az üretimini gerçekleştiren Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) konusunda ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.
TTK Armutçuk Müessese Müdürlüğünde maden işçileri ile bir araya gelen Mutlu, TTK’daki işçi açıklarından, maden işçilerinin çözüme kavuşturulan sorunlarına, Armutçuk Müessesesindeki yeni üretim sürecine ilişkin çalışmalar, GMİS olarak içinde bulunulan dönemde yapılan çalışmalar, geleceğe yönelik hedeflere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mutlu şunları söyledi;
“TTK, TÜRKİYE'YE LAZIM BİR KURUM”
TTK'nın devlet eliyle yönetilmesi bir zarurettir aynı zamanda TTK, madencilikte iş sağlığının ve iş güvenliğinin bir teminatıdır.
 Geçmişteki bilgi, birikim ve deneyimleri bakımından TTK, Türkiye'ye lazım bir kurumdur. TTK'nın devamının sağlanabilmesi için kuruma işçi alınması acil bir ihtiyaçtır. Kuruma işçi alımı için çalışmak sadece sendikamızın bir görevi değil, Zonguldak'a sağlayacağı ekonomik katkıdan ve istihdamdan dolayı ilimizde görev yapan tüm siyasetçilerin ve STK'ların asli görevidir
KANDİLLİ'YE İKİNCİ KUYU
 Kandilli'de uzun yıllardır ikinci bir kuyunun eksikliğini dile getirdik ve bunun hayata geçirilebilmesi için elimizden gelen mücadeleyi de verdik. Dosyası tamamlandı, hazırlandı, ihaleye çıkacak vaziyete getirildi. Çok büyük bir proje inşallah bu yıl içerisinde ihaleye çıkacak. Armutçuk için Zonguldak için hatta ülkemiz için son derece önemli bir olay. Yaklaşık 900 metre derinliğe inilebilecek 3,5 kilometre galerisi bulunan sosyal tesisleri ile birlikte yaklaşık 100 milyon TL'lik bir proje için Genel Müdürlük yetkilileri ihale için son noktaya geldiler.  
YARI MEKANİZE KAZI
Bölgemizde üretimi arttırabilmek işçilerimizin daha sağlıklı bir ortamda iş ve işçi güvenliğine uygun şekilde çalışılabilmesi için yarı mekanize kazı çalışmalarının Armutçuk Müessesemize getirilmesi için proje hazırlık çalışması başlatıldı. Müessese Müdürlüğümüzün talebi doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz ihale sürecini başlattı umut ediyoruz ki yıl içerisinde Armutçuk Müessesemizde yarı mekanize kazı çalışmaları sistemine geçilmiş olacak. Biz de süreci büyük bir titizlik ile takip etmekteyiz.  
2 İŞÇİNİN İŞİNİ 1 İŞÇİ YAPIYOR
İşyerlerimizdeki sorunları bir şekilde kendi içimizde gerekli yetkililere çözebilme adına gereken bütün mücadeleyi veriyoruz. Takdir ederseniz ki kurumda en ciddi sorunu işçi açıklarının had safhaya çıkmış olmasıdır. Maalesef 2 kişinin yapması gereken işi 1 kişi yapar duruma geldi, iş güvenliği ve işçi sağlığı tehlikeli boyutlara gelecek vaziyette, işçi açıkları büyümeye devam ediyor.  
EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET
 'Eşit işe eşit' ücret muamelesinin uygulanmaması, işçilerimiz arasında ücret sıkıntısının olması başlıca huzursuzluklarımızdan bir tanesiydi. Yapılan mücadele sonunda yer altında bu sorun kısmen ortadan kalkmış bulunmakta, yer üstündeki kardeşlerimiz için ise mücadelemiz devam etmektedir. Gruplu çalışma sistemi ortadan kaldırıldı. Kömürde çalışan kardeşlerimiz kömürünü eksik alıyordu şimdi kömürlerini tam alıyorlar. Yeraltında çalışan işçilerimiz için iki gün tatil olayını çözüme kavuşturduk. İki asgari ücret uyuşmazlığı ortadan kaldırılarak yeraltında çalışan işçilerimizin hepsi eşit ücret almaya başladı. Ufak tefek aksaklılar olsa da sorunların çözümü için hep birlikte çaba gösterdik. İki asgari ücret ile alakalı farklar da bu ayın sonuna kadar hazineden para geldiği takdirde yatacak. Yetişmez ise önümüzdeki ay bu paraları işçilerimiz alabileceklerdir.  
YERÜSTÜNDE ÇALIŞANLARIN MAĞDURİYETİ
Çözemediğimiz en başlıca sorunlardan bir tanesi, yer üstünde çalışan kardeşlerimizin mağduriyetidir. Yerüstünde çalışan arkadaşlarımız yeraltında çalışan arkadaşlarımız gibi 2 gün tatil yapamıyor ve vergi kanunundan kaynaklanan sorunlar nedeniyle birinci ayda aldıkları ücret ile yılın son ayında aldıkları ücret arasında bir uçurum var. Bu sadece bizim kurumumuzda çalışan işçilerin değil tüm Türkiye'deki işçilerin sorunudur. Vergi kanunu değişmediği sürece, birinci ayda yüzde 15'le başlayan vergi kanunun 12'nci ayda yüzde 30'lara vurmaya devam ettiği müddetçe bu sorunu çözme şansımız da gözükmüyor. Bu sorunun çözümüne ilişkin ise çabalarımız, isteklerimiz devam ediyor. İnşallah bu sorunları da ortadan kaldırarak yerüstünde çalışan kardeşlerimizin gönlünü kazanmayı başarırız.  
"TTK DEVLET ELİYLE YÖNETİLMEYE DEVAM ETMELİ
" Kurumdaki mevcut işçi sayımız 9 binlerin altına düşmüş vaziyette. TTK'nın devlet eliyle yönetilmesi bir zaruret, madenciliğin devlet eliyle yapılması da mecburiyettir. Gittiğimiz her yerde bunu dile getiriyoruz. Kuruma acilen işçi aldırmamız gerekiyor. Diğer sorunlar kendi mecrasında bir şekilde çözüme kavuşturulur. İşçi sayısını arttıramadığımız sürece kurumun geleceğini konuşmak imkansız hale gelecektir. Bu süreç ile ilgili girişimlerimiz, çabalarımız gerek Zonguldak'ta gerekse Ankara'da etkili bir şekilde devam etmektedir.
KIDEM TAZMİNATI SÜRECİ
İşçi sınıfının sorunları sadece kendi yaşadığımız ve örgütlü olduğumuz işyerlerindeki sorunlardan ibaret görmeyelim. Türkiye işçi sınıfının çok önemli sorunları var. Bugün mevcut hükümet tarafından önümüze sürülen kıdem tazminatı sorununu hepimiz biliyoruz. Yıllardır kıdem tazminatı elimizden alınmaya çalışılıyor ama kıdem tazminatı Türk işçisinin kırmızıçizgisidir. Mevcut hükümet yetkilileri tarafından kıdem tazminatı önümüze sürüldü yapılan tepkiler sonucunda yeniden rafa kaldırılacağının sinyallerini almış bulunmaktayız. Türkiye'de işçi sınıfının tek güvencesi kıdem tazminatıdır. Kıdem tazminatını kimseye yedirmeyiz, kimseye elimizden aldırmayacağız. Elimizden gelen mücadeleyi sonuna kadar sergileyeceğiz. Bugüne kadar nasıl mücadele etti isek bundan sonra da aynı mücadeleyi kararlılık ile devam ettireceğiz.  
"ÖZEL İSTİHDAM BÜROLARINA KARŞIYIZ"
Türkiye işçi sınıfına getirilmek istenilen esnek çalışma sistemi ve kurulmak istenen özel istihdam bürolarına karşıyız. Süreci yakından takip ediyoruz. Özel istihdam bürolarının ve esnek çalışma sisteminin diğer bir anlamı da medeni bir kölelik olduğunu her kulvarda dile getirerek gelecek nesillerin kıdem tazminatsız sendikasız ve iş güvencesiz çalışmasına izin vermemek için ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız.
EMEKLİLİK FURYASI DUYUMLARI
Kıdem tazminatından dolayı emekli olmak isteyen arkadaşlarımızın olduğu ve emekli furyasının büyüyerek devam edeceği yönünde kulağımıza sözler geliyor. Hiçbir işçi kardeşimizin kıdem tazminatından dolayı kesinlikle bir zararı olmayacaktır. Kimse bu düşünceden dolayı emekli olmayı kafasına koymasın. Olumsuz bir durum gelişecek olursa biz gelir sizlere açıklar sizleri uyarırız. Hiç kimsenin endişesi ve kuşkusu olmasın.  
 GÖREVE BAŞLAYALI 1 YIL OLDU
Göreve geleli 1 yıl kadar bir zaman oldu. 6 Şubat 2015 tarihinde yapılan kongrelerimizden sonra işçi sınıfı için hızlı bir şekilde çalışmalara devam ettik. Yaklaşık 1 yıldır görevdeyiz ve bu sürede işyerimizde önemli sorunların bir bölümünü çözüme kavuşturduk, çözüme kavuşturamadığımız sorunlarımız tabi ki var.  
YAKLAŞIK BİN İŞÇİYE EĞİTİM VERİLECEK
 'İşçi sınıfı bilinci ile hareket etmiyoruz, mücadeleye hazırlıklı bir işçi sınıfı oluşturamıyoruz' diye zaman zaman işçilerimizin sitem ettiğini görüyoruz. 4-5-6 Mart tarihleri arasında işyeri temsilcilerimiz başta olmak üzere, 'eğitim seminerleri' başlatıyoruz. Yaklaşık bine yakın işçi kardeşimizi seminere götürerek daha bilinçli daha örgütlü ne istediğini bilen mücadeleye hazır bir işçi sınıfını oluşturmaya çaba göstereceğiz.”
ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR
GMİS olarak geçtiğimiz dönem madencilik sektöründe ülke genelinde başta Hattat Enerji HEMA AŞ ile başlayan örgütlenme çalışmaları devam ediyor. Ülkemizde madencilik sektöründe yaklaşık 140 bin kişi çalışmaktadır. Bunun ancak 38 bin civarında çalışanı örgütlü. Bizler GMİS olarak bu dönemde ülke genelinde madencilik sektöründe örgütlenme mücadelemizi yaygınlaştıracağız. 
"SORUNLARI KENDİ İÇERİMİZDE ÇÖZERİZ"
Biz burada bir aileyiz, müessese yönetiminin amacı müessesesinin menfaatleri açısından yapabileceğinin en iyisini yapmaktır. Genel Müdürlüğümüz kurum için güzel bir duruş sergiliyor ve güzel işler yapıyor. Eksiklikler var mı? Tabi ki var. Biz bir aileyiz, müessese yönetimimizin işi müesseseyi iyi bir şekilde yönetmek, bizim işimiz ise sendikacılık. Biz işçilerimizin menfaati neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz. Zaman zaman kavga ederiz, tartışırız ama bunların hepsi aile içerisinde kalır kaldı ki sorunlarımızı kendi içerisinde çözmeyi biliriz. Bugün kavga eder yarın barışırız. Kurumun ve işçimizin geleceği için aynı masa etrafında oturmasını da biliriz. Müessese yönetiminin görevden alınma gibi bir şey söz konusu değil. Herkes işine bakacak herkes işini yapacak disiplinli ve huzurlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz bölgemiz, müessesemiz ve işçimiz için, kimsenin şahsi bir kavgası yoktur.  
ŞEHİTLERE BAŞSAĞLIĞI
Halkımızın huzur içerisinde yaşaması ve çalışabilmesi için hayatlarını terör örgütlerine karşı siper eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Bizlerin huzur ve refah içerisinde çalışabilmesi, devletimizin birlik ve bütünlüğü için halen orada çarpışan güvenlik güçlerimizi ve devletimizi Allah muvaffak eylesin. Lazı, kürdü, çerkezi 77 milyon insanı ile birlik ve bütünlük içerisinde yaşamaya devam edeceğiz. Yüzyıllardır bu ülkede biz böyle yaşadık böyle yaşamaya da devam edeceğiz.
GENEL MÜDÜR VE EKİBİNE TEŞEKKÜR
İşyerlerimize gerekli olan yatırımların yapılması, şartların iyileştirilmesi, daha ileri noktalara ulaşabilme adına gösterdikleri özverili çalışmalarından ötürü başta TTK Genel Müdürü Burhan İnan ve kurum yetkililerine teşekkür ediyorum.”
GMİS Armutçuk Şube Başkanı Ali Eşitmez ve Şube Yöneticilerinin de yer aldığı bilgilendirme toplantısında Mutlu, maden işçilerine kazasız belasız çalışma hayatı temennisinde bulundu.

14 Şubat 2016 Pazar

TEKİN & HEKİM , SEVGİLİLER GÜNÜNDE SEVGİLERİNİ PERÇİNLEDİLER



Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) Üzülmez Müessesesi ( ÜTİM) Üretimden sorumlu müdür yardımcısı Ali Hekim ve Kız Meslek Lisesi öğretmenlerinden Ayşe Tekin sevgililer gününde hayatlarını birleştirdiler.

Pazar günü Zonguldak belediye Nikâh salonunda gerçekleştirilen nikâh törenine Ali Hekim’in mesai arkadaşları, çalışanları, Ayşe Tekin öğretmeninin mesai arkadaşları ve sevenleri katıldı. Seçkin davetli topluluğu huzurunda nikâhlarını Belediye Başkanı Muharrem Akdemir kıydı. 

10 Şubat 2016 Çarşamba

DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ


          Dünya sigarayı bırakma etkinliği kapsamında Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Polikliniğinde stant açılarak bir dizi etkinlik yapıldıI,9 şubat Dünya sigarayı bırakma günü nedeniyle açılan stanta gelen vatandaşlara Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi sigarayı bırakma polikliniği sorumlu hemşiresi Hesna Ünvar tarafından vatandaşlara karbonmonoksit ölçümü yapılarak yüksek derecede sigara tiryakilerini sigarayı bırakma polikliniğine davet edildiler. Vatandaşlara Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz dağıtılan sigara bırakma ilaçları hakkında bilgilendirme yapıldı. Daha sonra sigarayı bırakan vatandaşlara Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya,Müdür Yardımcısı Dr. Recep Genç, Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Kanser Şubesi Müdürü Esin İlhan ve Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Abdullah Bircan tarafından rozet takılarak tebrik ettiler.
       Dünya Sigarayı bırakma günü nedeniyle yazılı bir açıklama yapan Zonguldak Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya ise yapmış olduğu açıklama şöyle dedi.
   “  Dünya üzerinde yaşayan insanların sağlığını tehdit eden en önemli etkenlerden biri  sigara kullanımıdır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan sigara kullanımı aynı zamanda birey ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyen bir alışkanlıktır. “9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü” adı altında düzenlenen etkinliklerin amacı; sigara kullanma alışkanlığı olan insanların sigaranın zararları konusundaki bilgilerini artırmak suretiyle, insanların  sigara kullanma alışkanlığından uzaklaşmasına sebep olacak birtakım davranış değişikliklerine sebep olarak sigaranın zararları konusunda toplumsal farkındalık oluşturmaktır.

            Sigara, doğum öncesi dönemden başlayarak, çocuk ve erişkinlikte kanser, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok hastalığa yol açmaktadır. Önlenebilir hastalık ve ölüm sebeplerinin en önde gelen nedenlerindendir. Sigara kullanımı sadece kullanan bireye değil, sigara dumanını soluyan herkese ciddi zararlar vermektedir. Sigara dumanına maruz kalanlarda da aynı hastalıklar görülmektedir.

Sigaradan kurtulma yönündeki en önemli adım, kişinin sigarayı bırakma konusundaki kararlılığıdır. Sigara kullanma alışkanlığından kurtulabilmek için sağlık çalışanlarının desteğine de ihtiyaç duyulabilir. İlimizde sigara bağımlılığı bulunan kişilerin tedavisini sağlamak amacıyla hastanelerimizde sigara bırakma poliklinikleri bulunmaktadır.  Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, Atatürk Devlet Hastanesi, Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi, Çaycuma Devlet Hastanesi ve KETEM bünyesinde bulunan sigara bırakma poliklinikleri hafta içi her gün hizmet vermektedir. Sigara bırakma polikliniklerimizde Sağlık Bakanlığı tarafından dağıtılan sigara bırakma ilaçları ücretsiz olarak vatandaşlarımıza verilmektedir.

Kişinin kendisi kullanmadığı halde istemi dışında tütün dumanına maruz kalması sonucu her yıl dünyada 600.000 kişi hayatını kaybetmekte ve bu rakamdan çok daha fazla kişi
pasif etkilenim nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşamaktadır. Tütün dumanına maruz kalan çocukların, ciddi sağlık sorunları yaşamalarının yanı sıra bu risk ile karşı karşıya kalmayanlara göre 1-1,5 kat daha fazla sigaraya başladıkları yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Başkalarının tükettiği tütünün dumanına maruz kalmaktan kaynaklanan ölümler,
trafik kazaları ve uyuşturucu madde kullanımına bağlı ölümlerden çok daha fazladır.

            Ülkemizde yürütülen tütün kontrolü çalışmaları temel stratejilerinden en önemlisi tütün dumanından pasif maruziyetin önlenmesidir. Vatandaşlarımızı tütün dumanının pasif etkilerinden korumaya yönelik 2015/6 sayılı Bakanlığımız Genelgesi ile; özellikle yoğun olarak kullanılan alışveriş merkezleri, sinema, tiyatro vb. yerlerin bina girişlerinde tütün ve tütün ürünü kullanımının önlenmesi, kamuya açık çocuk parkı gibi temelde çocukların faydalandığı tüm açık alanlarda ve yürüyüş yolu, aletli egzersiz yapılan kısımlar gibi vatandaşların spor yapmaları için kurumlarca oluşturulmuş alanlarda, kurum kampüslerinin belirlenmiş alanları haricindeki kısımlarda tütün ürünü tüketimini engellenmiştir.”


6 Şubat 2016 Cumartesi

ENERJİ BİR SEN İSTİŞARE TOPLANTISI YAPTI



Memur sen konfederasyonuna bağlı Zonguldak Enerji Bir Sen şubesi İstişare toplantısı yaptı. Cumartesi günü Öğretmenler evinde yapılan toplantıya Memur Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tombul, Genel Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya,Şanlı Urfa Enerji Bir sen il temsilcisi Mehmet Emin Evren,AK Parti Zonguldak milletvekili Faruk Çötüroğlu,AK  Parti il başkanı zeki Tosun, Ereğli İlçe Başkanı Fatih çakır,TTK  Yönetim kurulu üyesi Ercan Gebeş, MTA Bölge Müdürü İsmail Cebeci,Kilimli Milli eğitim müdürü Ayhan yılmaz,İl Ticaret müdürü İsmail Maden, TTK APK daire Başkanı Musa Şekerci, TTK personel daire Başkanı  Cengiz kılıç, İlim yayma Cemiyeti Başkanı İbrahim cansız, Büro Memur Sen şube başkanı Ramazan Seyrek,Enerji Birsen Bartın il temsilcisi Üzeyir Saraç,Memur Sen Zonguldak İl temsilcisi Kamuran Aşkar, Enerji Birsen Zonguldak Şube Başkanı Sedat Güngör ve Memur-Sen delegeleri katıldı.
GÜNGÖR “  GÜRNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ
 Açılış konuşmasını Enerji Bir sen Zonguldak Şube Başkanı Sedat Güngör yaptı. Güngör yaptığı konuşmasında terör konusuna değinerek “ Bölücü terör örgütlerinin alçakça ve kalleş saldırılarında hayatını kaybedenlere kahraman şehitlerimize rahmet diliyorum. Ülkemiz Küresel emperyalizmin ve siyonizmin planlı saldırısı altında iken, bunları görmeyen, bunların taşeronları olan , PKK ,IŞİD,DHKP ve benzeri terör örgütlerini kınayamayan ve onları terör örgütü ilan edemeyen ve bunun yanında kendi devletini katil ilan edebilecek kadar alçaklaşan karanlık kafalı aydın geçinen zavallı sürüngenleri de  kınıyorum” diyen Sedat Güngör Toplu sözleşme konusuna da değinerek “  Ülke genelinde 20 bin TTK da ise bin üyemiz bulunmaktadır. Biz tüm üyelerimizin çıkarları menfaatleri doğrultusunda toplu sözleşmeler gerçekleştiriyoruz. Kamu çalışanları Memur sen le beraber artı bir değeri ilk kez kazanmış oldu.” Dedi.
Yeni Anayasa çalışmalarına da değinen Sedat Güngör “  Ülkenin gündeminde olan yeni Anayasa çalışması ve başkanlık sisteminde de inşallah bu devletin, bu kadim milletin yanında durarak ülkemizin bu günkü geldiği noktadan bir daha geri gitmemesi, huzurun devamı, ekonomik ve siyasi isbtikrarın kalıcı ve sürekliliği için, siyasette dağınıklığın önlenebilmesi için bugün de yeni Anayasa ve Başkanlık sistemini de desteklediğimizi tüm kamuoyuna paylaşıyoruz” dedi.
Yapılan Toplu sözleşmeler ile bir çok kazanımlar elde etmelerine rağmen bazılarının sendika çalışmalarını hiç yok farz ederek eleştiri yapmasını da eleştirerek “ çalışmalarımız ortadadır. Güneş Balçıkla sıvanmaz dedi.
KAMURAN AŞKAR “ İŞİMİZ ZOR “
Memur sen Zonguldak il temsilcisi Kamuran Aşkar’da kısa bir konuşma yaparak “ Asgari ücretin yoksulluk sınırı altında olduğunu üzülerek söylemek istiyorum. Onun için önümüzdeki Toplu sözleşmelerde işimiz zor. Ancak Sendika olarak tüm zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum” dedi.
TOMBUL “ MEMUR’UN İŞ GÜVENCESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ”
Memur Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tombul da yaptığı konuşmasında, göçmenler konusuna değindi ve Dünya Üç maymunu oynarken Türkiyenin bu insanlara kucak aştığını ve Memur sen’in de yardım kampanyalarına destek verdiğini işaret ederek” Memur sen devletimizin yanında ülkemize sığınan bu insanlara ülkemiz evlerini, yurtlarını, ocaklarını ve kucaklarını aştı. Bizde Sendika olarak tüm yardım kampanyalarına destek veriyor ve kampanyalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Yeni Anayasa konusuna da değinen hacı Bayram Tombul, Memurların iş güvenceleri olması gerektiğine dikkat çekerek “ Memur statüsünde bazı değişikliklerin yapılmasına destek veriyoruz. Ancak memurun iş güvencesi bizim kırmızıçizgimizdir. Bundan asla taviz vermeyiz ve vermeyeceğiz “ de dedi.
Daha sonra soru cevap şeklinde geçen istişare toplantının ardından katılımcılara Enerji Bir Sen tarafından çeşitli hediyeler verildi.











5 Şubat 2016 Cuma

Ereğli Kaymakamı Zonguldak Kastamonulular derneğini ziyaret etti" KASTAMONULULARIN ORTAK ÖZELLİĞİ GÜVENİLİR OLMALARIDIR"


Kastamonu Dernek binasında Kaymakam Madenoğlun’ u Dernek Başkanı Bahattin Şenol, Kastamonu İli Yardımlaşma Sandığı Başkanı Ali İhsan Özdemir, Zonguldak belediye eski başkanı Secattin Gonca, Kastamonu derneği yönetim kurulu üyeleri ve Kastamonulular karşıladı.
Dernek Başkanı Bahattin Şenol Kaymakam Madenoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyetini dile getirdi ve “ Sayın Hemşerimiz ve Ereğli Kaymakamımız Nazım Madenoğlu’nun aramızda bulunmasından büyük mutluluk duyduk. Kendisine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Kaymakam Nazım Madenoğlu’da kendisini tanıtarak Kastamonu Taşköprülü olduğunu çeşitli yerlerde görev yaptığını ve 6 ay önce Ereyliye atandığını ifade ederek”  Yıllardır çeşitli yerlerde görev yaptım. Şimdi Memleketime yakın bir yerde görev mutluluğu içerisindeyim. Görev yaptığım yerde Zonguldak, Ereğli ve Kastamonulu hemşerilerimizin olması bizi mutlu ediyor. Ülkemizin her vilayetinde Kastamonulu görmeniz mümkün. Kastamonu insanın ortak özelliği kendilerine duyulan güvendir.
Görev yaptığım Ereğli ise çok şirin bir yer ve Ereğli Sosyal yaşantısı ile ekonomiye katkısı ile derneklerin çokluğu ile Küçük bir İstanbul” dedi.




3 Şubat 2016 Çarşamba

ÖZTÜRK HABER67: ŞEHİDİMİZ ZONGULDAK’TA.YARIN DEFNEDİYORUZ

ÖZTÜRK HABER67: ŞEHİDİMİZ ZONGULDAK’TA.YARIN DEFNEDİYORUZ: Terör örgütü PKK tarafından Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çatışma sonucu omzundan yaralanan ve tedavisi için GATA’ya kaldırılan ancak ku...

ŞEHİDİMİZ ZONGULDAK’TA.YARIN DEFNEDİYORUZ



Terör örgütü PKK tarafından Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çatışma sonucu omzundan yaralanan ve tedavisi için GATA’ya kaldırılan ancak kurtarılamayıp şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Göksal Cin memleketi Zonguldak’ta gözyaşları eşliğinde karşılandı.
Zonguldak Havalimanı’na TSK’ya ait kargo uçağı ile gelen Jandarma Uzman Çavuş Göksal Cin’in yakınları uçak havalimanına iner inmez gözyaşlarına boğuldu. Şehit asker için burada kısa bir tören yapıldı. Törene; Zonguldak İl Garnizon Komutanı Tuğgeneral Birol Şimşek, İl Jandarma Komutanı Albay Haluk Selvi, Zonguldak Vali Yardımcısı Hüseyin Ergi, Zonguldak İl Emniyet Müdürü Osman Ak, Ak Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, Elvanpazarcık Belediye Başkanı Hüseyin Uzun, Çaycuma Belediye Başkan Vekili Fuat Kalaycı, Belediye Meclis Üyesi Volkan Yeşil, Zabıta Müdürü Mürsel Çoban, Saltukova Belediye Başkanı Zerrin Güneş, Belde Belediye Başkanları, Şehidin Babası Şaban Cin, Annesi Azime Cin, Şehidin kardeşleri Şeref ve Aydın Cin ile çok sayıda kalabalık topluluğu katıldı. 

“OĞLUM SEN ŞEHİT OLDUN, ASLAN OĞLUM”

Şehit Jandarma Uzman Çavuş Göksal Cin’in askeri uçaktan indirilmesi sırasında şehidin annesi Azime Cin burada gözyaşları eşliğinde haykırarak; “Ben bunları hep rüya sanıyordum, oğlum sen gerçekten şehit oldun. Aslan oğlum benim” diye söylendi.

Şehit askerin cenazesi daha sonra tören mangası eşliğinde omuzlarda taşınarak cenaze aracına konuldu. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Göksal Cin Zonguldak Havalimanından uzun araç kuyruğu eşliğinde Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Şehit asker için yarın Elvanpazarcık beldesinde öğle namazı öncesi tören düzenlenecek ve burada kılınacak cenaze namazından sonra ebediyete gönderilecek.


CHP ZONGULDAK İL YÖNETİMİ, GMİS’İ ZİYARET ETTİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Ahmet Altun ile İl Yönetim Kurulu Üyeleri, 3 Şubat 2016 tarihinde Genel Maden İşçileri Sendikası’na (GMİS) iade-i ziyarette bulunarak Genel Başkan Ahmet Demirci ile görüştü.Ziyarette GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu ile Genel Mali Sekreteri Adnan Tıska hazır bulundu.Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, “Hoşgeldiniz. Tekrar hayırlı olsun diyorum. İnşallah Zonguldak’a ve bölgemize, birlikte hayırlı hizmetlerde bulunuruz” dedi.CHP İl Başkanı Ahmet Altun ise şöyle konuştu; “Genel Maden İşçileri Sendikası’na iade-i ziyaret amacıyla geldik. GMİS Genel Başkanımız, Zonguldak’ın istihdam sorunlarını yakinen biliyor ve bu sorunun çözümü için çaba sarf ediyor. Biz de ilk günden, kendisine bu konuda çok büyük destek vereceğimizi ifade ettik. Eğer beraberce biz bu işi başaramazsak Zonguldak balıkçı barınağı olmak durumunda kalacak. Biz Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) işçi alımını sağlamayı, Filyos Projesi’ni hayata geçirmeyi, göç veren Zonguldak’ın göç alır hale gelmesi için çaba sarfetmeyi taahhüt etmiştik.Bu konularda görüş alışverişinde 

2 Şubat 2016 Salı

TEMACILARDAN BAŞKAN AKDEMİR’E ZİYARET

               TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ve beraberindeki heyet, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i makamında ziyaret etti. Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, beraberinde TEMA Genel Müdürü Barış Karapınar, TEMA Zoınguldak Temsilcisi Berran Aydan’la birlikte, Zonguldak’ta bir dizi ziyaret gerçekleştirdiler. Zonguldak’ta tarih boyunca enerji üretimi anlamında bölge olarak değerli çalışmaların yapıldığını dile getiren TEMA Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç: “Zonguldak gerçekten de çok güzel bir il. Tarih boyunca kömür ile varolmuş ve varolmaya devam ediyor. Hem kömür hem de termik konusunda ülke ekonomisine çok büyük katkılarda bulunmuş. Yalnız şunu da ifade etmek istiyoruz. Zonguldak'ın da kendi doğasına yakışır şekilde başka istihdam alanlarının da Zonguldak'ta açılmasının önemli olmasını düşünüyoruz. Bu sebeple de tabii ki termik santraller açılmış ama artık bu bölgenin ne doğanın ne insan sağlığı açısından ilave bir takım yüklere kapasitesinin olmadığını görüyoruz. Biz hem yerel hem de ülkemizi yönetenlere zaten Zonguldak halkı enerji üretiminde düşeni yapmış. Var olanlar devam etsin ama önümüzdeki 30 yıl için yeni projelerle başka bir istihdam alanını da Zonguldak'a sunalım. Gerçekten Zonguldak zengin bir doğal çevrenin içerisinde.” şeklinde konuştu.  Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ise; Zonguldak, maden kenti. Kömür ile iç içe bir yaşam sürdürüyor. Ancak termık santrallerin artması tüm şehri etki altına alıyor. Bu haklı mücadelenizi destekliyorum. Daha yaşanabilir bir kent için hepimiz mücedele etmeliyiz. Üzerimize düşen ne varsa yapmalıyız ve kararlı olmalıyız.” şeklinde konuştu. 

ŞAHİN, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA DOSYA SUNACAK

Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ı ziyaret ederek Kozlu ile ilgili taleplerini iletti. Kilise Mahallesi’nin tarihi dokusunun iyileştirilmesi, sokaklarının iyileştirilmesi, yol düzenleme çalışmaları konularında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek isteyen Şahin, Kozlu ile ilgili taleplerini içeren bir dosya hazırlayarak bu hafta içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunacaklarını kaydetti.
Ayrıca Kozlu’nun sorunlarıyla ilgili AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar ile de görüşen Şahin, Kozlu Deresi’nin ıslahı, taşınmazlar ve birçok konuda görüş alışverişinde bulundu.
Her hafta bütçe görüşmelerinin yapıldığı ve bakanların her hafta Ankara’da bulunduğunun bilgisini veren AK Parti Zonguldak Milletvekilleri, Şahin’e her hafta Ankara’ya gelerek Bakanlık düzeyinde görüşmeler sağlayabileceğini belirtti.
Şahin, konuların takipçisi olacaklarını ve bu nedenle hemen hemen her hafta Ankara’da Kozlu sorunlarını Bakanlık düzeyinde takip edeceklerini kaydetti.
KOZLU BOĞAZ KÖPRÜSÜ BİR AY İÇİNDE AÇILACAK
Kozlu’da Belediye tarafından yapılan Köprünün tamamlanmak üzere olduğunu, mimari benzerliği ve ışıklandırması tamamlandıktan sonra İstanbul Boğaz Köprüsü’nü andıracağından dolayı adının Kozlu Boğaz Köprüsü olacağını belirten Şahin, “Kozlu’da belediyemiz tarafından yapılan ve iki hafta içerisinde yapımı tamamlanacak olan Kozlu Boğaz Köprüsü’nü bir ay içerisinde açmayı planlıyoruz. Korkulukları ve yol bağlantı betonu tamamlandıktan sonra köprümüz hizmete hazır hale gelecektir. Kozlu’nun iki yakasını birleştirecek olan ve Kozlu trafiğini rahatlatması amaçlanan Köprü, İstanbul Boğaz Köprüsü mimarisini andırdığı için adını Kozlu Boğaz Köprüsü olarak planladık. Işıklandırması tamamlandığında da İstanbul Boğaz Köprüsü’nü andıracak. Hem estetik bir görüntü hem de Kozlu trafiğini rahatlatacak ve faydalı olacak bir köprüdür. Bu köprüyü Kozlu’muza kazandırdığımız için mutluyuz.
Kozlu’ya bir diğer köprü ise DSİ tarafından yapılacak. Proje çalışmalarını DSİ ile birlikte yürütüyoruz. Sanayi bölgesine yapılacak olan DSİ köprümüzü de devletimizin imkanlarıyla tamamlayacağız” dedi.


1 Şubat 2016 Pazartesi

ALAPLI BELEDİYE BAŞKANI TEKİN " NÜFUZUMUZUN ARTIŞI SEVİNDİRİCİDİR"

Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, Alaplı’nın şehir nüfusundaki belirgin artışın ilçenin geleceği açısından da sevindirici olduğunu söyledi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Alaplı’nın şehir nüfusunun 19 bin 736’dan 20 bin 350’e yükselerek 614 kişi arttığına dikkat çeken Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, “Şehrimizde yaşamı kolaylaştırmaya, sosyal alanları zenginleştirmeye, insanlarımızın yaşamaktan keyif alacağı bir kente dönüştürmeye yönelik çalışmalarımızın rakamlara da yansıdığını görüyoruz. Bu, ilçemizin geleceği açısından umut veren sevindirici bir gelişme. Rakamlar, ilçemizin şehir nüfusunun göç vermediğini, aksine göç aldığını gösteriyor. Göreve başlarken bizim temel hedefimiz, insanlarımızın yaşadıkları yöreye aidiyet duygularını geliştirici, burada yaşamaktan keyif alacağı çalışmalar yapmaktı. Rakamlar, yaptığımız çalışmaların bir semeresi olarak da değerlendirilebilir. “ dedi.Önümüzdeki süreçte çalışmaların artarak devam edeceğini belirten Belediye Başkanı Nuri Tekin, “Bu çalışmalarla kent nüfusumuzun daha da artacağını, ilçemizin bölgemizin cazibe merkezi olacağını düşünüyoruz. Yapılacak yatırımlarla ilçemiz nüfusunun köyleriyle birlikte artması hepimizin ortak hedefi olmalıdır. “ dedi.

29 Ocak 2016 Cuma

ZONGULDAK BELEDİYESİNDE TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI

Belediye Encümen Salonu'nda başlayan görüşmelere, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Belediye-İş Sendikası Başkanı Tahsin Atayan, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve sendika yöneticileri katıldı. 
Akdemir, burada yaptığı açıklamada, işçilerin sendikal haklarını konuşmak için bir araya geldiklerini belirterek, şunları söyledi:
"Bizler emek ve emekçinin yanında olan bir anlayışın insanlarıyız, aynı zamanda kurumun çıkarlarını da korumak ve kollamakla mükellefiz. İki dengeyi de iyi sağlayarak inşallah bugün toplu sözleşme dosyalarımızı alacağız, bundan sonraki görüşmelerimiz kanun çerçevesinde ve karşılıklı anlayış içerisinde toplu sözleşmelerimizi bitireceğimize inanıyorum. Küçük ayrıntılar olabilir ama bir noktada birleşiriz diye düşünüyorum. Toplu sözleşme süreci işçi arkadaşımıza ve belediyemize hayırlı olsun."
Atayan ise anlaşmayı masada sonuçlandırmak istediklerini vurgulayarak, "Bu yılki sözleşmemiz 2016 ve 2018 yılını kapsamaktadır. Yürürlük süresi 1 Mart tarihinden itibaren geçerli olacak ve 104 işçiyi kapsayan bir sözleşme. Sözleşmeler başlarken Belediye-İş Sendikası olarak emekten yana olan bir başkanla masaya oturduğumuz için mutluluk duyuyoruz. Belediyeye fazla külfet getirmeden, işçi arkadaşlarımızı da mağdur etmeden anlaşmayı masa başında bitirmek istiyoruz" ifadesini kullandı.

27 Ocak 2016 Çarşamba

ÖZELLİ “KADINA ŞİDDETLE İLGİLİ POLİTİKANIZI GÖZDEN GEÇİRİN !

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Üyesi Sevcan Özelli, Kadına Şiddet konusunda ülkenin çok kötü bir duruma geldiğini ifade etti. Kadına şiddetin giderek arttığını belirten Özelli, sadece kkonuyla ilgili birkaç derneğin dikkat çekmeye çalıştığını söyledi.
Kadına uygulanan şiddeti nefretle ve hiddetle kınadığını belirten Özelli “Mevcut AKP iktidarına, Türk toplumunu ne hale getirdiğinizi görüyor musunuz demek istiyorum. Kadına şiddetle ilgili politikalarınızı gözden geçirerek, doğru politikalar geliştirilmesini öneriyor ve talep ediyorum” dedi.
“KADINA ŞİDDETİ ENGELLEMENİN EN ÖNEMLİ VE GEREKLİ YOLU EĞİTİMDİR”
Özelli yazılı açıklamasında şunları söyledi; “Ülkemizin kadına uygulanan şiddet ve cinsel taciz konusunda, hangi durumda olduğunu hepimiz biliyoruz. Her gün birkaç kadın, uygulanan şiddet sonucunda hayatını kaybediyor. Bu tür haberler ulusal medyanın 3.sayfalarında yer alırken, maalesef AKP iktidarı konuya yeterince duyarlı davranmıyor, gerekli politikaları geliştirip uygulayamıyor. Kadına uygulanan şiddetle mücadele etmek için kurulan birkaç dernek, zaman zaman konuya dikkat çekmeye çalışıyor. Ne yapılırsa yapılsın bu şiddet ortamı artarak devam ediyor. Demek ki artık yeni söylemler, yeni metotlar ve yeni politikalar oluşturmak gerekiyor. Kadına şiddeti engellemenin en önemli ve gerekli yolu eğitimdir. Aynı zamanda toplumu bu konuda bilinçlendirmek için yapılacak çalışmalardır. Daha yeni İstanbul’da yaşanan bir olayda, bir genç kızımız arkadaşlarıyla yemek yiyip eğlendikten sonra, gecenin geç bir saatinde evine dönerken, kendi sokağında bir sapığın cinsel saldırısına maruz kalıyor. Yapılan haberlerde, genelde konunun vahametine dikkat çekilip, genç kızın maruz kaldığı cinsel saldırı olayı kınanırken, sosyal medyada farklı sesler çıkıyor. Sosyal medyada gecenin o saatinde nereden geliyor, niye o saatte dışarda, bir genç kız neden zamanında evde olmaz gibi yorumlar yapılarak, olayın cinsel saldırı kısmı yerine, adeta genç kız sorgulanıyor ve suçlanıyor. Genç kızımız bu şeklide linç ediliyor ve olay kınanacağı yerde, sanki iyi olmuş gibilerden bir bakış sergileniyor.”
“TÜRK TOPLUMUNU NE HALE GETİRDİĞİNİZİ GÖRÜYOR MUSUNUZ?”
“Geldiğimiz çağda, yaşadığımız modern dünyada, kadını eve hapsetmek isteyen zihniyet kendini bu şekilde dışa vuruyor. Öncelikle bu malum zihniyette olanları, yani kadını eve hapsedip, bir mal gibi değerlendirenleri şiddetle kınıyor ve protesto ediyorum. Kadında bu toplumun eşit bir bireyi olarak, her türlü temel hak ve hürriyetlerini kullanma hakkına sahiptir. Maalesef içinde yaşadığımız toplum, mevcut eğitim durumu ve kültürel yapısı itibariyle, bunu kabul edecek halde değildir. Dolayısıyla önce toplumun eğitilmesine ve bilinçlendirilmesine ihtiyaç vardır. Buna paralel olarak çocuklarımıza da okullarda konu ile ilgili yeterli ve gerekli eğitimin verilmesi lazımdır. Kadına uygulanan şiddeti, ne tür olursa olsun, nefretle ve hiddetle kınıyorum. Sonra mevcut AKP iktidarına, Türk toplumunu ne hale getirdiğinizi görüyor musunuz demek istiyorum. Kadına şiddetle ilgili politikalarınızı gözden geçirerek, doğru politikalar geliştirilmesini öneriyor ve talep ediyorum.”



25 Ocak 2016 Pazartesi

KOZLU ‘KARA KIŞ’A TESLİM OLMUYOR

 
Zonguldak’ta 2 gündür süren kar yağışı gece saatlerinde etkisini arttırırken Kozlu Belediyesi ekipleri 24 saat mesai yapıyor. Özellikle Bülent Ecevit Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin yolu iş makineleri ve tuzlama araçlarıyla 24 saat ulaşıma açık tutulurken, Kozlu’nun 9 mahallesinde kar temizleme ve tuzlama çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, kar yağışının yoğunlaşması nedeniyle vatandaşların zor anlar yaşamaması ve hastaneye ulaşımda sıkıntı yaşanmaması için belediye ekiplerinin yoğun mesai harcadığını belirtti.
Kozlu’da 9 mahallede aralıksız kar temizleme çalışmalarının devam ettiğini belirten Şahin; “Vatandaşlarımız kar nedeniyle zor anlar yaşamasın diye 24 saat mesai harcıyoruz. Bu yıl çetin bir kış dönemi geçiriyoruz. Ancak biz, vatandaşlarımız kar nedeniyle sıkıntı çekmesin, karın güzelliklerini yaşasın istiyoruz. Kar küreme ve tuzlama çalışmalarımız 24 saat devam ediyor. Bülent Ecevit Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin yolunu 24 saat ulaşıma açık tutuyoruz. Hastalarını hastaneye ulaştırmaya çalışan vatandaşlar çağrı merkezimizi arıyorlar, ekiplerimiz onları evlerinden alarak hastaneye ulaştırıyor.  Ekiplerimiz her zaman Kozlu halkının hizmetindedir” dedi.

24 Ocak 2016 Pazar

UĞUR MUMCU ANILDI


BELEDİYE BAŞKANI MUHARREM AKDEMİR " ÜLKENİN ÖNEMLİ DEĞERLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ"
 

 Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, 24 Ocak 1993 yılında suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci yazar Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; “Araştırmacı yazar Uğur Mumcu, demokrasi ve adalet için mücadele eden aydınlarımızdan birisiydi. Kalemini sadece kendi doğrularını ve gördüğü gerçekleri yazmak için kullanmış, barış, demokrasi, adalet, özgürlükler, emek için mücadele vermiş, hayatı pahasına da olsa doğruları söylemekten geri durmamış, Laik Cumhuriyetin, Atatürk Devrimlerinin, yara almaması için suikast sonucu yaşamını yitirmiştir.
                 Mumcu, ‘bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’  diyordu. Bu ülkenin önemli değerlerini aydınlarını asla unutmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Uğur Mumcu olmak üzere bu uğurda yaşamını yitiren tüm aydınlarımızı saygıyla anıyorum


AYAROĞLU “Uğur Mumcu’nun katledilmesiyle yeni bir dönem başlatıldı”

Gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 23. yılında Çağdaş Gazeteciler Derneği Zonguldak Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı.
Genel Maden İşçileri Sendikası Şemsi Denizer salonu’nda düzenlenen etkinliğe CHP Merkez ilçe başkanı Ebru Uzun, Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün, ADD şube başkanı Mustafa Çoşkun, Eğitim İş şube başkanı Metin Kahveci katıldılar.
ÇGD şube başkanı Ali Ayaroğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada “Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcıdır. Uğur Mumcu’nun katledilmesiyle bu ülkede yeni bir dönem başlatıldı. Gazeteci ve aydınlar tutuklandı. Muhalif gazeteci ve yazarlar zindanlara tıkıldı. Dik duran onurlu duruş sergileyen Abdi İpekçi, Muammer Aksoy, Onat Kutlar, Metin Göktepe, Musa Anter, Turan Dursun, Çetin Emeç, Hrant Dink bu yüzden öldürüldüler.  Uğur Mumcu’nun şahsında halkın çıkarlarını savunan, kalemini satmayan onurlu gazeteci ve aydınlara selam olsun”dedi.

Etkinlik sanatçı Haluk Çetin’in günün anlamına uygun parçaları seslendirmesiyle sona erdi.

23 Ocak 2016 Cumartesi

GAZETECİ ERSİN TURAN ANNESİNİ KAYBETTİ

Gazetecilik mesleğine Zonguldak'ta başlayan, değişik medya kuruluşlarda çalışmasının ardından Karabük AA muhabirliğine geçen Ersin Turan'ın annesi Makbule Gülçebi Turan vefat etti.

Merhum Turan'ın cenazesi, yarın (Pazar günü) Kırat Caminde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Kırat Aile mezarlığına defnedilecek.  

ÖztürkHaber67 Haber sitesi olarak merhum Makbule Gülçebi Turan'a Allahü Teala'dan rahmet, başta gazeteci meslektaşımız Ersin Turan olmak üzere tüm akrabalarına başsağlığı dileriz.
na başsağlığı dileriz.

21 Ocak 2016 Perşembe

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI I. YARIYIL DEĞERLENDİRMESİ ,YILMAZ” 4+4+4 DAYATMASINDAN VAZ GEÇİLMELİDİR”


Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan Yılmaz yaptığı basın açıklamasında 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı birinci yarıyılını değerlendirdi.
Orhan yılmaz değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi  “Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek katmerleşen sorunlarının, çözüm noktasında bulunanların beceriksizleri nedeniyle yakın bir gelecekte de çözümlenmesi beklenmemektedir. Hem ülke genelinde hem de ilimiz özelinde yaşanılanlar Cumhuriyet tarihinin benzersiz örneklerini sergilemektedir. Eğitim öğretim yılının çatışmaların gölgesinde açılması, üstelik bu sürecin tüm yarıyıl boyunca sürdürülmesi, gerek ülkemiz, gerekse öğrenci, öğretmen ve veliler açısından benzeri daha önce görülmemiş riskleri ve uygulamaları gündeme getirmiştir.
2015-2016 eğitim öğretim yılının birinci yarısı, sokağa çıkma yasağının olduğu ilçelerde toplam 80.255 öğrenci ve 2.991 öğretmeni olumsuz etkilenmiştir. MEB her ne kadar ‘telafi eğitimi yapılacak’ iddiasında bulunsa da, öğrenci ve öğretmenlerin bu süreçte yaşadıkları ‘travma’ ve ‘endişe’lerin telafi edilebilmesinin hiç de kolay olmadığı açıktır.
Bu dönemde okullar çatışmaların hedefi haline getirilmiş, çok sayıda okul ve hastanenin yakılarak tahrip edilmesi nedeniyle eğitim ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri kesintiye uğramış, halkın günlük yaşamı pek çok açıdan alt üst olmuştur.  
4+4+4 ile artan zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden birçok velinin özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiş, bu durum kaçınılmaz olarak devlet okullarındaki eğitimin zayıflamasına neden olmuştur.  
Eğitim, devredilemez bir kamusal haktır. Piyasacı eğitim sistemi ise, yaşamın her düzeyinde rekabeti, hizmetin bedelini ödemeyi, yurttaşların müşteri haline getirilmesini hedefleyerek, toplumsal eşitsizliği daha da derinleştirmektedir.
Eğitimde 4+4+4 dayatması ile ‘dindar nesil’ yetiştirmeyi hedefleyen siyasi iktidar, Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden hedefini daha da büyüterek bilinçli ve programlı bir şekilde daha kolayca ‘şekil verebileceği’ 4-6 yaş gurubuna yöneltmiştir.
Türkiye’de sadece Sünni İslam’ın resmi temsilcisi konumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ülke çapında açılan kreş görünümlü Kur’ an kursları (sıbyan mektepleri) 4-6 yaş grubundaki okul öncesi çağdaki çocuklara dönem başından itibaren  “dini eğitim” vermeye başlamıştır.  Devlete ait okul öncesi eğitim kurumlarında velilerden aidat adı altında para talep edilirken, Diyanet’in açtığı kursların tamamen parasız olması dikkat çekicidir. Diyanete bağlı 4-6 yaş grubu Kur’ an kursları fiilen sıbyan mektebi işlevi görerek, okul öncesi eğitime alternatif hale getirilmiştir. 
   Kamu emekçilerinin hak ve özgürlüklerinin her açıdan hedef haline getirildiği bir dönemde Cuma günü mesai düzenlemesinin Cuma namazına göre ayarlanması AKP algı operasyonlarının, gündem saptırmasının, fırsatçılığının ve mezhepçi anlayışının somut bir göstergesi olarak ortaya çıkmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, eğitim hizmetleri başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin dini kural ve referanslara göre düzenlenmesi laiklik anlayışına ve anayasadaki eşitlik ilkesine temelden aykırıdır. Çalışma yaşamında yapılacak düzenlemelerde evrensel hukuk normları ve demokratik ilkeler esas alınmak ve hiç kimseye ayrımcı, dışlayıcı davranışlarda bulunulmamak gerekir.
Bu uygulama ile kamu emekçileri arasında ayrımcılığın ve gerilimin artması, okullarda, hastanelerde, kısacası kamu hizmetlerinin yürütüldüğü tüm alanlarda Cuma namazına gitmiş olmak ya da olmamanın yeni bir kayırma ya da dışlanmanın aracı haline getirilmesi kaçınılmazdır.
Devlet, dini kurallara dayalı kanunlar çıkaramayacağı gibi, dindarların dini yaşantılarını olumsuz yönde sınırlandırıcı ya da olumlu yönde “teşvik edici” uygulamalar yapamaz. Laik bir devlet, “dinlerin kuralları nelerdir, insanlar nasıl ibadet ederler, ibadeti nerede ve ne zaman yaparlar” gibi konulara karışamaz, karışmamalıdır.
AKP iktidarı döneminde sayıları iki kat artan dershaneler, “paralel ile mücadele” adı altında kapatılıp özel okula dönüştürülürken, bu durumu fırsata çevirmek isteyen MEB, “Temel Lise” adı altında yeni tür özel liseler oluşturmuştur. Çoğu dershaneden dönüşen, ara katlarda, iş hanlarında açılan ve bir okulda olması gereken en temel özelliklerin bile aranmadığı temel liselerin asıl işlevinin lise eğitiminin içinin boşaltılarak hızla özelleşmesi ve tamamen üniversite sınavına endeksli hale getirilmesi olduğu açıktır.
İktidarın asıl niyeti öğrencileri dershanelerden kurtarmak değil, bu bahaneyle kamusal eğitimi tasfiye edip, eğitimi tamamen piyasa ilişkileri içine çekmek, kamu kaynaklarını özel okullara aktarmak ve kamusal eğitimi büyük ölçüde tasfiye etmektir. Bu nedenle kamusal eğitimin önündeki en büyük engellerden birisi olan temel liseler derhal kapatılmalı, kamusal eğitimi güçlendiren adımlar atılmalıdır.
Proje okullara müdür ve öğretmen atamalarının doğrudan Milli Eğitim Bakanı tarafından yapılması, Bakanın Türkiye'nin en gözde okullarına sınavsız olarak istediği öğretmen ve müdürü atamasının önünü açması ciddi sorunları beraberinde getirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okulların büyük bölümünün müdürlerini kendi siyasal çizgisindeki insanlardan oluşturan bir bakanlığın “proje okulları” benzer bir mantık üzerinden belirlemeye başlaması bu okullarda çalışan çok sayıda öğretmenin başka okullara sürgün edilmesine neden olmuştur.
Okullarda ve üniversitelerde Eğitim Sen üyelerine yönelik olarak başlatılan soruşturma, sürgün, baskı ve cezaların en yoğun olduğu dönemlerden birisi yaşanmaktadır. Başta eğitim hakkı olmak üzere, temel hak ve özgürlükler konusundaki yıllardır ilkeli ve kararlı duruşundan taviz vermeyen üyelerimiz, kimi zaman tamamen iktidarın denetimine giren ‘yargı’ ve ‘hukuk’  kıskacına alınarak cezalandırılmak istemekte, kimi zaman da tamamen siyasi talimatlar ile sürgün kararları verilerek yıldırılmak istenmektedir.
Son olarak önemli bir bölümünü sendikamız üyelerinin oluşturduğu ‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’ne yönelik linç kampanyası, hukuksuz bir şekilde gerçekleştirilen soruşturma ve gözaltılar ülkede eğitime, eğitim ve bilim emekçilerine ne kadar değer verildiğini göstermesi açısından ibret vericidir. ‘Çocuklar ölmesin’ diyen öğretmene soruşturma açan, barış için imza veren akademisyenleri hedef göstererek linç etmeye çalışan bir zihniyetin ne bu ülkeye, ne de eğitime herhangi bir katkısının olması mümkün değildir. 
Eğitim Sen’in şube müdürlerinin ve okul müdürlerinin değerlendirilmesi ve görevlendirilmesi ile ilgili olarak açmış olduğu davalarda sendikamızı haklı bulunmuş ve çok sayıda yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verilmiştir. Mahkeme kararı ile birlikte mülakatla yapılan tüm sınavların ve yapılan görevlendirmenin iptal edilmesi gerekirken, Milli Eğitim Müdürlükleri  iktidarın izinden giderek yargı kararlarını uygulamamakta ısrar etmekte, hukuksuzluğu ve keyfiliği kural haline getirmektedir. Bu konuda ilimizde yaşananlar ülkede yaşananlardan bağımsız değildir. Düşük puan verilerek müdürlük görevinden alınanlar mahkemeden 2 kez iptal kararı almalarına rağmen yargı kararları uygulanmamakta , adeta suç işlenmeye devam edilmektedir.Bu konuda eminiz ki yetkililer birinci kanaat dönemine ait karnelerinin yetersizliğinin yanı sıra kendileri hakkında yapacağımız suç duyuruları ve haklarında  açılacak tazminat davalarının sonuçlarına da katlanırlar.
Eğitimde yıllardır sorunlarının çözülmesini bekleyen bir diğer kesim ise genel idari hizmetler, teknik, yardımcı hizmetler ve 4-c statüsünde çalışan eğitim emekçilerinin karşı karşıya oldukları sorunlardır. Eğitimin sağlıklı bir şekilde işlemesi için büyük emeği olan bu arkadaşlarımızın görev tanımının ve mesai saatlerinin çoğu zaman belli olmaması, görev tanımları olmadığı için her işi yapar hale getirilmesi, çözülmesi gereken acil bir sorundur. Özellikle yardımcı hizmetler alanında yaşanan taşeronlaşma uygulamalarına derhal son verilmek zorundadır.
Türkiye’deki okulların yarısına yakın bir kısmında taşeron şirketler, İŞKUR ya da okul aile birliklerinin çabalarıyla yardımcı hizmetliler geçici süreli olarak okullarda çalıştırılmaktadır. Güvencesiz statüde çalışan yardımcı hizmetliler çoğu zaman ücretlerini almakta zorluk yaşamakta, kamu kaynaklarını özel okullara aktaran siyasi iktidar, okulların en temel ihtiyaçlarını karşılaması için okullara ihtiyacı kadar ödenek ayırmayarak, eğitimde ticarileştirme uygulamalarını doğrudan teşvik etmektedir.
Son olarak eğitim sistemindeki çürümeyi hızlandıran 4+4+4 dayatmasından uygulamasından derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenlerin atanması yapılmalı, AKP döneminde haksız olarak yapılan tüm atama ve görevlendirmeler iptal edilmeli, eğitim sistemini alt üst eden tüm uygulamalar derhal durdurulmalıdır. Eğitimin hiçbir aşamasında öğrenci ve öğretmenlere dayatmada bulunulmamalı, öğretmen, öğrenci ve velilerin eğitim sistemine yönelik kaygılarını giderici düzenlemeler yapılarak, tüm ülkenin üzerine çöken mevcut eğitim enkazı en kısa sürede kaldırılmalıdır.

Okulöncesi eğitimden başlayarak eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine; sınıf mevcutlarından eğitimin kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve her bireyin kendi anadilinde yapılması ilkesine uygun adımlar atılmalı, eğitimde yaşanan ticarileştirme ve eğitimi dinselleştirme adımlarına derhal son verilmelidir. “

20 Ocak 2016 Çarşamba

ORHAN DEMİR PERŞEMBE GÜNÜ DEFNEDİLECEK

 Zonguldak'ta direksiyon başında kalp krizi geçiren sürücü hayatını kaybetti.
Alınan  bilgiye göre, Ontemmuz Mahallesi istikametinden şehir merkezine 31 D 5148 plakalı otomobiliyle giden Orhan Demir (49), rampa aşağı indiği sırada kalp krizi geçirdi. Sürücünün kullandığı otomobil, önce kaldırıma çıktı ardından park halindeki başka bir otomobile çarparak durabildi. Çevredeki vatandaşların kazayı fark etmesiyle olay yerine 112 sağlık ekipleri ve polis ekipleri sevk edildi.
Ambulansa alınan sürücüye kaza yerinde ilk müdahalesi yapıldı. Kalp masajıyla hayata döndürülmeye çalışılan Orhan Demir, kaldırıldığı Atatürk Devlet Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Acı Haberi Duyan ailesi ve yakın arkadaşları Atatürk Devlet hastanesine akın etti.
Çevresi tarafından sevilen Orhan Demir’in cenazesi Almanya’dan yakın akrabalarının  gelecek olması nedeniyle yarın Ontemmuz Mahalle  camisinde öğlen kılınacak cenaze namazına müteakip Ontemmuz aile mezarlığına defnedilece