7 Mart 2016 Pazartesi

ZONGULDAK'TA NELER OLUYOR?

                          ZONGULDAK'TA NELER OLUYOR?
                                  
Ahmet ÖZTÜRK





Asayiş yönünden en güvenilir kentimiz diye övünürken özellikle son günlerde yaşanan olaylar heveslerimizi inanın kursaklarımızda bıraktı.
“Neler oluyor?” düşüncesi içinde artık Gazipaşa’da bile havanın kararmasıyla yürüyemez olmamızın yanı sıra gölgemizden bile korkar olduk.
Önceleri geceleri köpek korkusundan sokağa çıkamazdık, şimdi ise “Kör kurşuna hedef oluruz.” endişesini yaşamaya başladık.
            Cinayetlerin ardı arkası da kesilmiyor. Daha da ötesi, Necla Sağlam’ın evinde kimliği belirsiz kişi yada kişilerce boğazı kesilerek vahşice katledilmesi ile başlayan, insanın kanını donduran cinayetler serisi Kilimli de devam etti.  23 yaşındaki genç bir kızın ölüm acısı geçmemişti ki, Kilimli de Nevzat Temel adlı bir vatandaşın silahla öldürülmesi haberi endişelerimizi bir kat daha arttırdı.
            Bu cinayetler konuşulurken, hatta haftası bile geçmeden Çınartepe’deki tüyler ürperten yeni bir cinayet olayı ile sarsıldık.
Mevzu ne olursa olsun. Bir insan canına kıymak bu kadar basit olmamalı diye düşünüyorum. İnanın, bu satırları yazarken bile adetada kanım donuyor.
Çınar tepe’deki olayda da Burak Demirtürk, Annesi Hilmiye Demirtürk ve Safiye Geyik başlarından silahla vurularak öldürüldü.
            Kaldı ki, tabanca ile yaralamalar, kafalarda şişe parçalamaları hiç saymıyorum.
            Zonguldak’ta neler oluyor?
            Asayiş yönünden en güvenilir şehrimizin kimliği kirlenmeye mi başladı?
Ulusal basında,  kömürü ile gündeme gelen Zonguldak maalesef peş peşe işlenen cinayetlerle gündeme gelmeye başladı.
            Sakın ola birileri geçim sıkıntısı, ekonomik nedenler diyerek bahane üretmesin. Çünkü öyle aç, öyle yoksul insanlar tanıyorum ki karıncayı bile incitmiyorlar.
            Namus cinayeti deseniz bana göre yukarıda saydığımız üç cinayetin namus cinayeti ile alakası yok. Necla Sağlam’ın boğazının kesilerek öldürülmesinin dışındaki cinayetlerin failleri belli. Bir tanesi kızmış çekip tabancasını ateşlemiş, diğeri ise sevgilisini kıskanmış, peş peşe üç kişiyi katletmiş.  Yani nikâhlı eşi bile değil. Neresi bunun namus meselesi veya ekonomik neden.
            Dedim ya Zonguldak’ımıza bir şeyler oluyor. Tertemiz kimliği kirletiliyor.
            İnşallah bu elim olaylar son bulur.
Aksi takdirde altı Kara, üstü yeşil Zonguldak’ımızın namı “Karaelmas”ı ile değil, cinayetler şehri diye anılmaya başlanacak.
            

İMZALAR TESLİM EDİLDİ

Başbakanlık tarafından TBMM’ye sevk edilen ve kamuoyunda “kiralık işçilik” olarak tanımlanan “İş Kanunu ile Türkiye iş Kurumu Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı” ile yapılmak istenen düzenlemelere yönelik işçilerin hassasiyetini ortaya koymak ve tepkileri duyurmak amacıyla TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu Kararı ile 29 Şubat-4 Mart 2016 tarihleri arasında düzenlenen kampanya ile toplanan imzalar, AK Parti İl Başkanlıkları’na teslim edildi.
TÜRK-İŞ’in 81 ilde “Özel İstihdam Bürolarına ve Esnek Çalışma Hayır” adıyla düzenlediği imza kampanyasında toplanan imzalar, aralarında Zonguldak’ın da bulunduğu 17 il başkanlığına teslim edildi.
Zonguldak’ta Madenci Anıtı alanında düzenlenen kitlesel basın açıklamasını Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci okudu.
Kitlesel basın açıklamasına GMİS Genel Merkez ve Şubeler Yöneticileri, TÜRK-İŞ’e bağlı Sendikaların şube başkanları, memur sendikalarının temsilcileri, CHP Zonguldak İl Başkanı Ahmet Altun, CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun ile işçiler ve vatandaşlar katıldı.
GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, şöyle konuştu;
Sevgili işçi arkadaşlarım,
Sendikalarımızın değerli yöneticileri,
Mücadelemize güç katan değerli emek dostları,
Hoşgeldiniz.
Bugün TÜRK-İŞ olarak yine bir aradayız.
Bu sefer “kiralık işçilik” diye adlandırılan ücretli kölelik düzenlemesine karşı tepkimizi ve talebimizi ortaya koymak için toplandık.
Yıllardır uygulanan politikalarla çalışanların iş ve yaşama koşulları ağırlaştı.
Rekabet ucuz işgücü maliyeti ile sağlanmak istendi.
Sendikal örgütlenmemiz ağır saldırıların hedefi oldu.
Yetmedi…
Şimdi gündeme “kiralık işçilik” yeniden ısıtılıp getiriliyor.
TÜRK-İŞ, işçiyi bir meta haline getirerek, insan olma onurunu inciterek sürdürülen politikalara dün de karşı çıktı, bugün de karşı çıkıyor.
“Kiralık işçilik” niyeti yeni değil…
2003 yılında, daha İş Kanunu düzenlenirken Özel İstihdam Bürolarıyla eliyle “geçici iş ilişkisi” kurulmak istendi.
Özel istihdam büroları eliyle getirilmek istenen “işçi simsarlığına” geçit vermedik.
2009 yılında konu tekrar gündeme taşındı.
Meclis’de kabul edilen kanun Cumhurbaşkanı tarafından veto edildi.
Bugün tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirildi.
Israrla… İşçilerin haklı tepkisini dikkate alınmadan…
TÜRK-İŞ olarak görüşümüzü hemen ortaya koyduk.
Kiralık işçilik çalışanlara yeni bir tehdittir dedik.
Taşeron uygulamasında yaşanılan sorunların daha büyüğünün gelecekte kiralık işçilik uygulaması sebebi ile yaşanacağını söyledik.
Kiralık işçilik sisteminin diğer ülke uygulamalarına dikkat çektik.
İlgililere, yetkililere görüşlerimizi ilettik.
Sosyal korumanın iyi olduğu ülkelerde bile bu uygulamanın birçok soruna yol açtığını örnekleriyle ortaya koyduk.
Bizi dinlermiş gibi yapıyorlar…
Dinlemiyorlar…
Yapılan tüm ikazlara rağmen özünde değişmemiştir.
Bugün burada kiralık işçilik uygulamasının yol açacağı sorunları tekrar dile getiriyoruz ve tarihe not düşüyoruz;
TÜRK-İŞ yapılmak istenen bu düzenlemeye karşıdır.
Çünkü;
Emek ticaretini yasal hale getiren bu düzenleme, maden iş kolu hariç tüm işleri ve iş kollarını kapsar niteliktedir.
Bu yeni düzenlemede işçilerin işverenden korunması mümkün değildir.
İşçiler fiilen örgütlenme ve grev haklarından mahrum edilmektedir.
İşçilerin çalışma ve sözleşme özgürlükleri göstermelik bir sözleşmeye emanet edilmektedir.
Sürekli istihdam söz konusu değildir.
Çalışılmayan dönemde ücret garantisi ve sigorta primi yoktur.
Sağlıktan yararlanma, emekli olma şansı yoktur.
İşçi “ücretli köle” olarak görülmektedir.
Ödünç iş ilişkisinin temelinde emsallerine göre daha ucuz maliyetli işçi temini düşüncesi yatmaktadır.
Taşeron uygulaması yetmedi, kiralık işçilik ile sömürü çarkı hızlandırılmak isteniyor.
Sosyal devlet uygulamaları ortadan kaldırılmaya, unutturulmaya çalışılıyor.
Örgütlü toplum yok edilmek isteniyor.
Acımasız sömürü düzeniyle işgücü maliyetini daha da düşürmek, rekabeti bu yolla sürdürmek amaçlanıyor.
Buna müsaade edecek miyiz?
Elbette etmeyeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz.
Özel İstihdam Büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması için hazırlanan tasarı ilgili komisyonda kabul edildi.
Meclis’te görüşülmeye başlanacak.
Aynı şekilde evden çalışma, uzaktan çalışma gibi uygulamalar yeniden düzenleniyor.
Amaç sendikasız, örgütsüz, güvencesiz sömürü düzenini pekiştirmektir.
Algı yönetimi yapılıyor.
Kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor.
TÜRK-İŞ, ödünç iş ilişkisi adı altında yapılmak istenen bu türden düzenlemelere en başından itibaren karşı durmuştur.
Bu karşı duruşu bugün de muhafaza etmektedir.
Bu konu tüm çalışanları, yeni çalışma hayatına girecekleri ve onların ailelerini ilgilendiren geniş tabanlı ve mutlaka sosyal mutabakat ile inşa edilmesi gereken önemli bir konudur.
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, 24 Şubat 2016 günü Bursa’da toplanarak gündemdeki konuları ve ülkedeki gelişmeleri değerlendirdi.
Alınan karar doğrultusunda 81 ilde imza kampanyası düzenlendi.
İşçilerin ve vatandaşlarımızın etkin ve coşkulu katılımıyla onbinlerce imza toplandı.
Şimdi topladığımız imzaları teslim edeceğiz.
Hükümetin, işçilerin çalışma ve aileleriyle birlikte yaşama şartlarını daha da kötüleştirecek bu yanlıştan dönmesini talep ediyoruz.
Bugün bu amaçla toplandık.
Buradan haykırdığımız kararlılık dalga dalga tüm işyerlerinde yankılanacak.
İşçi sınıfı ve örgütlü gücü, gündeme getirilmek istenen ve hak kayıplarına yol açacak hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Yaşasın onurlu mücadelemiz…
Yaşasın birliğimiz…
Yaşasın TÜRK-İŞ…”
Basın açıklaması sırasında çeşitli sloganlar atıldı.
Toplanan 35 bin imza kitlesel basın açıklamasının ardından GMİS Genel Merkez ve Şubeler Yöneticileri ile TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların şube başkanları AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Zeki Tosun ile AK Parti İl Yöneticilerine tutanak ile teslim edildi.



ZONGULDAK BELEDİYE BAŞKANI MUHARREM AKDEMİR 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ’NÜ KUTLADI


BAŞKAN AKDEMİR: “8 MART KADINLARIMIZIN DÜNYADA EŞİTLİK, KALKINMA VE DAHA HUZURLU YAŞAM ÖZLEMLERİNİ DİLE GETİRDİKLERİ GÜNDÜR.”





Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü’ kutlayarak yazılı bir açıklama yaptı. Son zamanlarda yaşanan kadına yönelik şiddetin, artık son bulması gerektiğini ifade eden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; “Aile kurumunun temel taşı, değerlerimizin temsilcisi olan kadınlarımız ve annelerimiz, daima özverinin ve sevginin temel kaynağını oluştururlar. Yüreğinde sınırsız sevgi ve hoşgörü ile geçmişten günümüze kadar her daim yanımızda olan kadınlarımız, Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında yeri gelmiş cephede savaşmış, yeri gelmiş cephe gerisinde savaşa destek olmuştur. Savaş sonrasında dahi, ülkemizin kalkınmasında kadınlarımız en önde yer almışlardır. Kadınlarımızın, iyi şartlara kavuşması demek, toplumumuzun çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşması anlamına gelmektedir. İstiklal Savaşı’nda vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle birlikte cepheden cepheye koşan Türk kadını hakkında, devletimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “Dünyada hiçbir milletin kadını ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim.” diyemez şeklinde sözleri ile kahraman kadınlarımıza verdiği değeri ve önemi bir kez daha vurgulamıştır… Ayrıca; Ulu Önder, kadınlarımıza verdiği önemi şu sözleri ile de bir kez daha dile getirmiştir: “Belki erkeklerimiz memleketi ele geçiren düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüslerini germekle düşman karşısında bulundular. Fakat erkeklerimizin meydana getirdiği ordunun, yaşam kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Yurdun varoluş nedenlerini hazırlayan kadınlarımız olmuş ve kadınlarımız olacaktır. Kimse inkâr edemez ki, bu savaşta ve ondan önceki savaşlarda ulusun yaşam yeteneğini tutan hep kadınlarımızdır.” şeklinde konuşmuştur.

Kadınların yer almadığı alanlarda toplumsal başarıdan söz etmenin mümkün olamayacağını dile getiren Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; kadına yönelik her türlü şiddete sonuna kadar karşı olduğunu ifade ederek;“Cumhuriyet’imizin yükselmesinde, demokrasimizin gelişmesinde ve kültürümüzün çağdaş uygarlıklar düzeyinin üzerine çıkarılmasında eğitimli, özgür düşünceli Türk kadınlarımıza görevler düşmektedir. Bu anlamda, 8 Mart kadınlarımızın dünyada eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini dile getirdikleri gündür. Toplumumuzun yapısını güçlendiren, şekillendiren, aile birliğinin en önemli unsuru Türk kadını; daima özveri ve sevginin kaynağı olmuştur. Bizler, kadınlarımızı senenin sadece bir gününde değil, her gününde hatırlayarak, onlara gereken hassasiyeti göstermeliyiz. Bu vesileyle başımızın tacı kadınlarımıza saygılarımı sunuyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım.”







ARMUTÇUK MADEN ŞEHİTLERİ ANILDI

 ARMUTÇUK MADEN ŞEHİTLERİ ANILDI




Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Armutçuk Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında 7 Mart 1983 tarihinde meydana gelen grizu faciasında yaşamını yitiren 103 maden şehidi düzenlenen törenle anıldı.

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) tarafından 7 Mart 1983 yılında -500 kotunda meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 103 madenci için saat 07.30’da tören düzenlendi. 103 madencinin yaşamını yitirdiği maden ocağı girişinde düzenlenen törende şehitler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından Kur’an-ı Kerim okundu, dualar yapıldı.

Anma törenine Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, TTK Genel Müdürü Burhan İnan, TTK Genel Müdür Yardımcıları, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci ve GMİS Genel Merkez ile şubeler yöneticileri, Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, Kandilli Belediye Başkanı Mustafa Aydın, TTK Armutçuk Müessesesi Müdürü Ömer Demir ve müessese yöneticileri, Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, Amelebirliği Başkanı Osman Balamir, AK Parti Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır, sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri ile maden işçileri katıldı.

33 yıl önce 103 madencinin hayatını kaybettiği kazanın 7 Mart 1983 Pazartesi günü saat 17.00 sıralarında meydana geldiğini dile getiren GMİS Armutçuk Şube Başkanı Ali Eşitmez, hayatını kaybeden tüm maden şehitlerine Allah’tan rahmet diledi. Eşitmez konuşmasında “Yine günlerden Pazartesi idi. Saatler 17.00’yi henüz geçmişti. Yerin 500 metre altında bir patlama oldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Bir alev topu, yaprak gibi savruldular. Derken bir patlama daha oldu. İçlerinden sadece 18 tanesi kurtuldu. Sizin yaşamak dediğiniz bizim için sadece nefes almaktı. Hak etmedik biz böyle ölmeyi. Bir akşam serinliğinde ve böylesine derinde” dedi.

GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci de sendika olarak öncelikli olarak maden işçilerinin güvenliğine önem verdiklerini ifade etti. Türkiye’nin kömüre ihtiyacı olduğunu, kömürün de Zonguldak’ta olduğunu dile getiren Demirci şöyle konuştu;

“Türkiye Taşkömürü Kurumu Armutçuk Müessesesi’nde 7 Mart 1983 tarihinde meydana gelen grizu faciasında yaşamını yitiren 103 işçi arkadaşımızı, facianın 33. Yılında, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

168 yıllık üretim kültürünün neferleri olarak 103 madenci arkadaşımız alın terlerine canlarını da katmışlar ve ülkeleri adına dünyanın en zor mesleğini yaparken şehit olmuşlardır.

Osmanlı’dan zamanımıza kadar emek veren binlerce işçimizin, şehit düşen madencilerimizin alın teriyle, canlarıyla yarattıkları bu ocaklarda bugün tarihin en az işçisiyle en düşük üretimini yapıyoruz.

TTK Genel Müdürlüğü 4 yıldır ilgili bakanlıklardan işçi talebinde bulunuyor.

Ülkemizin taşkömürüne olan ihtiyacı artarken Zonguldak havzasında taşkömürü üretiminin azaltılmasının mantığı yoktur.

Bölgemizin ve ülkemizin en önemli kurumlarından biri olan, madencilik kültürünün gerçek sahibi TTK’ya işçi aldırmak Sadece sendikamızın görevi değil Zonguldak’ta ve bölgemizde yaşayan

Herkesin görevidir. Ve elbette başta siyasi temsilcilerimizin görevidir.

Türkiye’nin kömüre ihtiyacı var. Kömür burada var. İşçi açıkları giderilmediği için Yeterince üretemiyoruz. Ve Türkiye, ihtiyacının büyük bir çoğunluğunu dışarıdan alıyor.

Bu gerçekleri bıkmadan usanmadan anlatıyoruz. Hem ilgililere, hem de Türkiye kamuoyuna anlatıyoruz.

Türkiye’nin Zonguldak’a, taşkömürüne, TTK’ya, yani sizlere ihtiyacı var.

Her şeyden önce sağlığınıza dikkat edeceksiniz. Çalışma ortamınızın güvenli olmasını sağlayacaksınız.

Biz sizlerin her türlü sorununuzu çözmek, Sağlıklı ve verimli çalışacağınız koşulları oluşturmakla sorumluyuz. Bizim öncelikli görevimiz budur.





Sonrasında birlik ve beraberlik içinde, Kurumun, Zonguldak’ın, bölgenin ve ülkenin sorunlarını çözeriz.

Bu vesileyle terörle mücadelede şehit düşen Asker ve polislerimize, terör saldırılarında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, terörü lanetliyoruz.

Ülkemiz ve bölgemiz adına fedakarca çalışırken yaşamını yitirmiş tüm maden şehitlerimizi

Bir kez daha rahmetle anıyor, Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum”.

Törende konuşan TTK Genel Müdürü Burhan İnan ise işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yaptıkları çalışmaları anlatarak emek yoğun üretimden mekanik yoğunluklu üretime geçmeye başladıklarını ifade etti.

İnan şöyle konuştu; “Dünya’nın en tehlikeli işini yapmaktayız. Maalesef havza tarihinde grizu patlamasına bağlı olarak bir çok canımızı kaybettik. Ve bu kazalardan da çıkardığımız çok büyük dersler oldu. Yıllar içerisinde aldığımız tedbirlerle, yaptığımız eğitimlerle çok önemli mesafeler aldık. İş güvenliği konusu TTK’nın en öncelikli meselesidir. Bizim için artık üretimden de önce gelmektedir. Armutçuk’ta artık üretim -500’lerde,kuyumuz ise -400’lerde.Üretim kotu, kuyu kotunun altında kaldı. Buda hem iş sağlığı ve güvenliği açısından, hem havalandırma yönünden hem de işletmecilik yönünden çok önemli sıkıntılar getiriyor. Bunu aşmak için yeni bir kuru planladık. Projelendirdik, MTA’ya sondajlarını yaptırdık. Son olarak kara sahasının düzenlenmesi ile ilgili çalışmayı projelendirdik, dosyamızı hazırladık. İnşallah ileriki günlerde kuyu için ihaleye çıkacağız. +200, -700 kotları arasında yeni bir kuyu ile Armutçuk’ta üretime devam etmek istiyoruz. Bu sayede hem sağlıklı bir havalandırma, hem işyerine kolay ulaşım, hem de üretilen kömürün dışarıya naklini kolayca sağlamış olacağız.

Biz emek yoğun çalışan bir işletmeyiz. 168 yıldır tabiri caizse kazma kürek, insan gücü ile kömür üretiyoruz. Baktığımız zaman kazaların yüzde 98'i yer altında meydana geliyor, yer üstünde ki kazalar ancak yüzde 2'lik oranı teşkil ediyor. Bu kazaların büyük bölümü ayak içinde meydana geliyor. Kömür üretimi esnasında meydana gelmekte. Dolayısıyla bizim bu kazaları azaltmak üzere mutlaka mantalite değişikliğine gitmemiz gerekmekte. Üretimi artık emek yoğun olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Yani makine ile üretim yapmamız gerekiyor, tahkimat sistemini değiştirmemiz gerekiyor. Artık ağaç tahkimattan çelik tahkimata geçmemiz gerekiyor. Biz bunları yaptığımız zaman iş sağlığı ve güvenliğinde ki iyileşmeyi de kendisinden nasıl olumlu noktalara geldiğini göreceğiz. Bu konu da biz çok önemli adımlar attık. Amasra' da mekanize kazı yapmaya başladık. Kömürü makine kazıyor, tavanı da domuz bağı belleme ya da sarma ile değil, yürüyen tahkimat dediğimiz hidrolik güçle, kontrol ve kumanda edilen çelik tahkimatla yapıyoruz. Amasra' da 2013 yılında bu yana 3. panoyu bitirmek üzereyiz. Allah' a hamdolsun hiç kaza olmadı. Bırakın ölümlü kazayı hiç kaza olmadı. Dolayısıyla üretim ve tahkimat sistemini değiştirdiğimizde bu anlamda çok iyi sonuçlar aldığımızı görüyoruz".

İnan, TTK’ya bağlı Üzülmez, Karadon ve Armutçuk Müesseseleri’nde de benzer sistemleri kurmak için çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu ’da törendeki konuşmasında 33 yıl önce meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden maden işçilerine rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.

Konuşmaların ardından şehit madenciler için Kuran-ı Kerim okundu, dualar edildi.

CHP İL BAŞKANI ALTUN “ KADINLARIMIZ DİRENİŞİN SEMBOLÜ OLMUŞTUR"

CHP İl Başkanı Ahmet Altun 8 Mart Dünya kadınlar günü nedeniyle yaptığı açıklamasında zkadınların geçmişte, mücadelenin,direnişin sembolü olduğunu söyledi. Altun’un açıklaması şu şekilde


“8 Mart Dünya Kadınlar Gününde tüm emekçi kadınlarımızı, emeğin başkenti Zonguldak’tan saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

1977 yılından beri tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanan 8 Mart aslında bir semboldür. Kadına gösterilecek saygı ve sevgi bir günle sınırlandırılamaz. Ancak içinden geçtiğimiz şu süreçte bu günler toplumsal duyarlılığı artırmak açısından daha bir önem kazanıyor.

Kadınlarımız geçmişte mücadelenin, direnişin sembolü olmuş bir milletin yeniden ayağa kalkmasında önemli görevler üstlenmiştir. Kadınlara yönelik her türlü ayrımın ortadan kaldırılması yasalarda ve yaşamda gerçek eşitliğin sağlanması noktasında Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde atılan adımlarda bir zamanlar dünyaya örnek olmuşken şimdilerde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle anılır olmasının utancını yaşıyoruz.

Giyim kuşamdan, topuklu ayakkabısına dudağındaki rujdan gülüşüne, karnında taşıdığı bebeğinden çalışma saat ve koşularına kadar hemen her konuda yaşamına sınırlar çektiğimiz kadınlarımız .Bu gün her zamankinden daha da fazla var olma mücadelesi vermektedir Bu mücadelelerinde Cumhuriyet Halk Partisi olarak her koşulda kadınlarımız ile omuz omuza, kol kola yan yana yürüyeceğiz.

Tacizin her türlüsüne, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine artık dur demek için halkça ,insanca bir yaşam için cinsiyet ayrımcılığına son vermek için ;düşünen, sorgulayan nesiler yetiştirmek için çocuklarımıza ve gençlerimize huzurlu bir yaşam sunmak için birlikte vereceğimiz bu mücadelenin gerçek kahramanları yine kadınlarımızdır.

Kadın isterse onun azim ve kararlılığına dayanabilecek hiçbir engel yoktur .Kadın isterse kazanamayacak hiçbir mücadele yoktur.

Cefakar ,vefakar ve emekçi kadınlar ;siz isteyin yaşam sizlerle güzel ve anlamlı .Varlığınız varlığımızdır.”

GMİS, YÖNETİCİ VE TEMSİLCİ EĞİTİM SEMİNERİ DÜZENLEDİ

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetici ve Temsilci Eğitim Semineri, 4-5-6 Mart 2016 tarihlerinde Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde Patalya Otel’de gerçekleştirildi.


Seminere GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Sekreter Hakkı Arslan, Genel Mali Sekreter Adnan Tıska, Genel Eğitim ve Teşkilat Sekreteri Satılmış Uludağ, GMİS’e bağlı Karadon, Kozlu, Üzülmez, Armutçuk, Amasra, Merkez Servisleri ve MTA Şubelerinin başkan ve yöneticileri, bu şubelere bağlı işyeri temsilcileri katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan seminerde; Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Aziz ÇELİK “Sendikacılık Tarihi ve Çalışma Hayatının Güncel Sorunları”, Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Sadık KILIÇ “Temel Sendikal Kavramlar”, Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ferdi KESİKOĞLU “Dünyada ve Türkiye’de Ekonomik Gelişmeler ve Emekçiler Üzerindeki Etkileri”, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan Eren KORKMAZ “Çalışanların Sosyal Güvenlik Alanındaki Güncel Sorunları”, GMİS Hukuk İşleri Müdürü Av. Murat ERGEN “Toplu İş Sözleşmeleri Süreci ve İş Akdi Feshi”, GMİS Teknik Müdürü Nizamettin TİRYAKİ “İşyeri Sendika Temsilciliği”, GMİS Genel Başkan Danışmanı Turhan ORAL “Genel Maden İşçileri Sendikası Tarihi” konularında sunum yaptılar.

ULUDAĞ: GMİS AİLESİ OLARAK GÜÇ TOPLAYACAĞIZ

Seminerin sunuş konuşmasını yapan GMİS Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreteri Satılmış Uludağ şunları söyledi;

“Değerli arkadaşlarım,

Yönetici ve Temsilci Eğitim Seminerimizin yolumuzu aydınlatacağına, mücadele gücümüzü geliştireceğine ve dayanışma geleneğimizi güçlendireceğine olan inancımla;

Öncelikle davetimizi kabul eden değerli hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bu etkinliğin organizasyonuna katkı veren şubelerimizin değerli yöneticilerine ve

hemen hemen eksiksiz bu seminere katılan tüm temsilci kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Ve tabii ki Genel Eğitim ve Teşkilat Sekreteri olarak, seminer kararını alan ve programı yapan Genel Merkez Yönetim Kurulumuza, teşkilatımız adına teşekkür ediyorum.

Genel Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz andan itibaren planladığımız, Yönetici Eğitim Semineri, Temsilci Eğitim Semineri ve Taban Eğitim Seminerlerimize bugün başladık.

Çok yoğun geçen bir sürecin sonunda ancak zaman yaratabildik ve Yönetici ve Temsilci Eğitim Seminerimizi birleştirerek yolumuza devam ediyoruz.

Seminer programımız size dağıtıldı.

Çok değerli hocalarımız, sendikal mücadelemize ışık tutacak. Günlük hayatımızda hep karşılaştığımız ya da kafamıza takılan her konuda bizi bilgilendirecekler.

Ayrıca ikinci gün yapacağımız değerlendirme toplantısında genel merkez yöneticilerimiz ve hocalarımız, her birinizin soracağı sorulara cevap verecekler.

Ve tabii ki, bundan sonraki çalışmalara katkı sağlayacak önerilerinizi alacağız.

Burada yaklaşık 2 tam gün bir arada olacağız.

Ders arası, yemek arası ve serbest zamanlarda hocalarımızla, yöneticilerimizle, temsilci arkadaşlarımızla bir arada olup çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunacağız.

Genel Maden-İş ailesi olarak birlikte zaman geçirecek ve güç toplayacağız.

Seminerimizin hayırlı olmasını diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum”.

DEMİRCİ: KIDEM TAZMİNATI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

GMİS Yönetici ve Temsilci Eğitim Semineri’nin açılış konuşmasını Genel Başkan Ahmet Demirci yaptı.

Demirci şunları söyledi;

“Değerli Yönetim Kurulu Arkadaşlarım, Değerli Hocalarım,

Değerli Şube Yöneticilerim ve Temsilci Kardeşlerim,

Genel Maden İşçileri Sendikası ve şahsım adına hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz.

Öncelikle son aylarda yeniden hızlanan terör olaylarında hayatını kaybeden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Yoğun bir sürecin içinde nihayet bir eğitim çalışması yapacak zamanı bulduk.

Herşeyden önce bize zamanını ayıran değerli hocalarıma, planlamayı yapan yönetici arkadaşlarıma ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum.

Hemen hemen eksiksiz buradayız.

Tüm temsilci arkadaşlarıma gösterdikleri ilgi için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

1 Mayıs’ta Emeğin Başkentinde, mücadele tarihimize anlamlı bir sayfa daha ekledik.

Sendikamızın 10’uncu Olağan Genel Kurulu’nu maden işçisine ve tarihimize yakışan demokratik bir olgunlukla tamamladık. Ayrışma ve kırgınlığa meydan vermeden Sendikamızın gücüne güç kattık.

Türkiye Taşkömürü Kurumu, Maden Tetkik Arama Kurumu ve özel sektörde yani Hattat Enerji ve Madencilik Şirketi ile Denfa şirketinde devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerini kesintisiz sürdürdük.

Hemen 1 Mayıs hazırlıklarına başladık. Üst örgütümüz Türk-İş’in 1 Mayıs’ı Zonguldak’ta kutlama kararı bizi mutlu etti ve heyecanımıza heyecan kattı.

TTK, MTA ve özel sektördeki işçi kardeşlerimizin büyük katılımıyla, Sendikamızın öncülüğünde 1 Mayıs’ı coşkuyla kutladık.

Başta TTK, MTA ve özel sektör maden işçileri olmak üzere, Türkiye işçi sınıfının haklı taleplerini Zonguldak’tan Madenci Anıtı’ndan dile getirdik.

Emeğin Başkentinde, mücadele tarihimize anlamlı bir sayfa daha ekledik.

Katkı veren tüm dostlarımıza bir kez daha teşekkür ediyor, görev alan sizleri tekrar kutluyorum.

Bir yandan toplu sözleşme görüşmelerini sürdürdük, diğer yandan işyerlerimizdeki arkadaşlarımızı sık sık bilgilendirdik.

Bu arada devam eden milletvekili genel seçim sürecinde, işyeri sorunlarımızı, bölgesel sorunlarımızı ve memleket sorunlarını tüm siyasetçilere anlatmaya devam ettik.

Özellikle TTK’daki ve MTA’daki işçi açıklarını, 2 asgari ücret uygulamasını, gruplu çalışan arkadaşların daimiye geçirilmesi konularını, tüm milletvekilli adaylarına ve siyasi kadrolara hatırlattık. Maden işçilerinin seçimlerde buna göre oy kullanacağını ifade ettik.

7 Haziran seçimlerinden sonra yeni Hükümet kurulamadı.

Seçim Hükümeti, yeni seçime yani 1 Kasım seçimlerine kadar göreve devam etti.

Bu belirsizlik ortamında önce 31 Temmuz 2015’te TTK sözleşmemizi imzaladık.

Kesintisiz iki gün tatil hakkımız, ciddi müzakereler sonucu sözleşme ile kayıt altına alındı.

Uzun zamandır alınamayan gruplu işçilerimizin kömür hakkını almak da bize nasip oldu.

Yılın ikinci yarısındaki vergi kayıplarını önleyecek olan “denge ödeneği” bu sözleşmenin önemli kazanımlarından biri oldu.

Ancak Merkez Atölyemiz ve harici servislerde çalışan arkadaşlarımızın başta ücret konusu olmak üzere hafta tatili gibi çözüm bekleyen sorunlarımız var.

İdare ile çözülebilecek sorunları çözmeye çalışıyoruz.

Toplu iş sözleşmesi ile çözülebilecek sorunlarımız için hep birlikte mücadele edeceğiz.

9 Eylül 2015’te MTA sözleşmemizi imzaladık.

Siyasetin ve özellikle bakanlık düzeyindeki muhatapların belirsizliği bizi zora soktu.

Bürokratlar çok katı bir tutum sergilediler. Neticede bizim hoşumuza giden bir sözleşme olmadı.

İnşallah önümüzdeki dönem daha iyi bir sözleşme imzalayacağız.

HEMA işyerlerinde ve Denfa’da grev kararı aldık ve 2 Eylül 2015 tarihinde greve çıktık.

28 Eylül 2015 tarihinde Yüksek Hakem Kurulu’na gidildi.

Yüksek Hakem Kurulu’nun kararı 13 Kasım 2015 tarihinde taraflara tebliğ edildi.

İşveren Yüksek Hakem Kurulu’nun kararlarını da uygulamamakta ısrar ediyor.

Ancak hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz.

1 Kasım seçimlerine 1 hafta kala iki asgari ücret ve gruplu işçilerin daimiye geçirilmesi konuları çözüme kavuştu. Seçim döneminde hep birlikte yaptığımız siyasi baskılar sonucunda başarılı olduk. Katkı veren herkese tekrar teşekkür ediyorum.

Başbakanımızın gelmesini bekliyoruz

8 Haziran sonrası yeniden başlayan terör giderek daha da karmaşık bir hal aldı. Türkiye’nin birinci gündemi oldu.

1 Kasım sonrası kurulan Hükümet içeride ve dışarıda ciddi sorunlarla boğuşuyor.

Bizi doğrudan ilgilendiren iki bakan değişti.

Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ilk kez Bakan oldular. Çok yoğun gündemleri var.

Daha ilk günden itibaren takibe aldık. Her fırsatta sorunlarımızı aktarıyor, çözüm önerilerimizi sunuyoruz.

Nitekim yılbaşı gecesi yoğun gündeme rağmen Zonguldak programını iptal etmediler ve iki bakanımız, Saat: 23.45’te Kozlu’da maden ocağına girdiler.

Sıcak ve samimi diyaloglarımız oldu.

Şimdi Başbakanımızın gelmesini bekliyoruz.

Zira onun da bize sözü var. İnşallah Türk-İş Başkanımızla birlikte gelecekler.

Kendilerine, sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi yerinde aktaracağız.

TTK Genel Müdürlüğü’nün 2013 yılından bu yana 3 bin 200 işçi alınması talebi var.

TTK’ya ve MTA’ya işçi aldırabilmek için her türlü mücadeleyi veriyoruz.

Bu yoğun süreçte, inanın, seçildiğimiz için bizi tebriğe gelenlere iade-i ziyaretlerimizi bile yapamadık.

Bu arada yeni seçilen milletvekillerimizi TBMM’de ziyaret ettik.

İktidarı ve muhalefetiyle Zonguldak Milletvekillerini bir araya getirdik.

Özellikle TTK’nın işçi açıklarının giderilmesi konusunda birlikte hareket etme kararı aldık.

Sorunlarımızın çözümü noktasında kim varsa, bir şekilde onlara ulaşıyor, onları bilgilendiriyor, katkı vermelerini istiyoruz.

Bu çalışmayı hep birlikte sürdürecek ve mutlaka birlik ve beraberlik içinde, disiplin ve kararlılıkla, yılmadan mücadele ederek sorunlarımızı çözeceğiz.

Buna yürekten inanıyorum. Çünkü tarihimizde örnekleri var.

Bu seminerle yeni bir sürecin önünü açıyoruz.

Bugün burada bu eğitim programımızla yeni bir dönemi başlatıyoruz.

Daha doğrusu yeni bir sürecin önünü açıyoruz.

Çok değerli hocalarımız var. Burada onları dikkatle dinleyecek, kafanıza takılan her soruyu soracak ve bu mücadeleye katkı vermek için kendimizi geliştirme gayreti içinde olacağız.

Biz Genel Maden İşçileri Sendikası olarak büyük bir camiayız.

Bu yıl 70’inci kuruluş yıldönümümüzü kutlayacağız.

Türkiye’nin en eski sendikalarından biriyiz.

Üretim tarihimiz ve tecrübe birikimimiz çok daha eskilere dayanır.

1848 yılından bu yana, yani 168 yıldır üretiyoruz ve bir bedel ödüyoruz.

Bu emeğin bir karşılığı var ve bugüne kadar madencilerin sorunları bir şekilde çözüldü.

İnşallah bugünkü sorunları da birlikte çözeceğiz.

Önce kendi içimizde bu büyük camiaya yakışan sorumluluk bilinciyle birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi geliştireceğiz.

Aile çevremiz, komşularımız, emeklilerimiz başta olmak üzere yaşam alanımızdaki herkesi bu mücadelenin bir parçası yapmak için çalışacağız.

Genel Başkanından temsilcisine ve üyesine kadar her birimiz, hayatın her alanında aynı dili kullanır hale geleceğiz.

Sokaktaki bir tanıdıktan, bir şekilde karşılaştığımız milletvekiline kadar çözüm önerimizi anlatmaya devam edeceğiz.

Örgüt olmak, örgütlü olmak bunu gerektirir.

Temsilciler, bu teşkilatın en önemli kollarından biridir.

Üye arkadaşlarımız, iç içe olduğunuz için ilk bilgileri sizden alıyorlar.

Sizin söylemleriniz ve duruşunuz önemli.

Şube yöneticilerimizle her zaman iletişim içinde olmak ve doğru bilgilere ulaşmak durumundasınız.

Sizler, sendikamızı temsil ediyorsunuz.

İsminizin önünde Genel Maden İşçileri Sendikası Temsilcisi sıfatı var.

Ben de Genel Başkan olarak Sendikamızı temsil ediyorum.

Hepimizin farklı sorumlulukları var.

Biz tüm organlarımızla bir bütünüz.

Birlikte hareket edebilme yeteneğimiz ne kadar kuvvetli olursa, gücümüz o kadar büyük demektir.

Sorunlarımızı çözebilmenin birinci şartı, bir uyum içinde birlikte hareket edebilmemize bağlıdır.

Önceliğimiz işimize, aşımıza, işyerimize ve haklarımıza sahip çıkmaktır. Sonrasındaki görevimiz bu örgütü büyütmektir.

Madenciler her zaman, dünyanın her yerinde mücadelenin öncüsüdür.

Bu bilinçle çalışmaya devam edeceğiz.

TTK ve MTA Türkiye için vazgeçilmez iki önemli kurumdur.

Her şart altında sahip çıkacağız.

Yeraltı maden işletmeciliğinin devlet eliyle yapılmasını savunuyoruz.

Son yıllarda yaşadığımız ve iş kazası bile diyemediğimiz faciaların hemen hemen hepsi özel işletmelerde yaşandı.

Eğer özel sektörde ısrar edilecekse mutlaka devlet ciddiyetiyle çalışmaları sağlanmalıdır.

Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir

Yeniden gündeme getirilmek istenen kıdem tazminatı konusunda başta Türk-İş olmak üzere Türkiye işçi sınıfının tavrı nettir.

Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir ve kazanılmış tüm haklarımız korunacaktır.

Kıdem tazminatı alamayan kardeşlerimizin haklarını korumak için fona gerek duymadan yasal düzenlemeler yapmak mümkündür.

Halen çalışan arkadaşlarımızın kıdem tazminatı ile ilgili hiçbir sıkıntısı yok. Kimse emeklilik telaşına kapılmasın.

İmzaları teslim edeceğiz

TBMM’ye gönderilen Özel İstihdam Bürolarına izin veren yasanın derhal geri çekilmesini istiyoruz.

Değerli hocamız bu konuda daha geniş bilgi verecek.

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu kararıyla yaptığımız imza kampanyası 4 Mart’ta tamamlandı.

17 ilde TÜRK-İŞ Bölge ve İl Temsilcileri AK Parti İl Başkanlıklarını kitlesel olarak ziyaret edecek ve imzaları teslim edecekler. Biz Zonguldak olarak 7 Mart Pazartesi günü Ak Parti Zonguldak İl Başkanlığı’nda olacağız.

Sendikamızı bugünlere taşıyan, başta Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer olmak üzere tüm yöneticilerimizi şükranla anıyorum.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

Seminer sonunda bir değerlendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıda GMİS Genel Merkez Yöneticileri ile öğretim üyeleri ve uzmanlar, katılımcı şube yöneticileri ile temsilcilerin sorularını yanıtladılar.

Seminer, katılımcılara sertifikaların dağıtımıyla sona erdi.

























6 Mart 2016 Pazar

Eğitim Sen, Direnişteki ÇATES İşçilerini Ziyaret Etti

Kadro için eylemde olan ÇATES işçisine destek sürüyor. Eğitim Sen Zonguldak Şube ve Çaycuma, Ereğli, Devrek ve Gökçebey temsilcilikleri yürütme kurulu üyeleri kadro talebiyle direnişte olan ÇATES işçilerini ziyaret etti.
ÇATES’te taşeron firmanın işçisiyken maaşlarını düzenli ödenmesi ve kadro talebiyle direnişe başlayan 138 işçinin eylemi 17. güne girerken, destek ziyaretleri de sürüyor. İşçileri Eğitim Sen Zonguldak Şubesi ve Eğitim Sen Çaycuma, Ereğli, Devrek ve Gökçebey Temsilcilik Yürütme Kurulu üyeleri de ziyaret ederek desteklerini bildirdi.
 Özelleştirme sonrasında ELSAN adlı bir firma tarafından işletilen Zonguldak Kilimli ilçesindeki Çatalağzı Termik Santrali’nde taşeron işçilerin kadro için başlattığı direniş 17. gününe girdi. 17 gündür direniş çadırını terk etmeyen işçiler büyük bir kararlılıkla eylemlerini sürdürürken, destek ziyaretleri de artarak sürüyor. İşçileri son olarak Eğitim Sen Zonguldak Şube ve Eğitim Sen Çaycuma, Ereğli, Devrek ve Gökçebey Temsilcilik Yürütme Kurulu üyeleri ziyaret ederek dayanışma duygularını iletti. Burada bir konuşma yapan Eğitim Sen Zonguldak Şube Başkanı Orhan Yılmaz, sendika olarak her zaman yanlarında olduklarını belirterek, “Bizler çocuklarınızın daha iyi bir dünyada yaşaması için mücadele eden bir öğretmen örgütüyüz. Mücadelenizi yakından takip ediyor, mücadelemiz olarak görüyoruz. Bugün bu ateşin etrafında direnişinizi sürdürüyorsunuz. Aynı ateşin etrafında zafer halayları çekeceğimiz günler de gelecek. Bunu başaracağınıza inanıyorum. Bunun için de her türlü desteği vermeye hazırız” dedi. Yılmaz, ÇATES işçileriyle dayanışma çağrısı yaptı.

TES-İŞ SENDİKASI NEDEN İLGİSİZ KALIYOR?
Ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade eden işçiler Eğitim Sen yöneticilerine teşekkür ederek karalılıklarını dile getirdi. Öte yandan Zonguldak’taki birçok siyasi partii sendika ve meslek örgütü eyleme destek verirken, ÇATES’te örgütlü bulunan TÜRK-İŞ’e bağlı TES-İŞ sendikasının duyarsızlığı dikkat çekiyor. Sorunun çözümü için kilit role sahip sendikanın işçilerle dayanışma için hiçbir çabasının olmaması tepki ile karşılanıyor. Eylemci işçiler mücadelelerini kazandıkları takdirde üyesi olacakları sendikanın daha aktif bir şekilde yanında olmasını beklediklerini ifade ederken, “Sendikanın eylemimizin başarıya ulaşması için ciddi hiçbir çabası yok. Bir şube yöneticisinin zaman zaman yanımıza gelip gitmesinin dışında şu ana kadar varlığını hissetmedik. TES-İŞ’in bu mücadelenin içinde değil, önünde olması gerekirken, bu kadar pasif davranmasını kabul etmiyoruz” diyor.  
BELEDİYE BAŞKANININ DESTEĞİ SÜRÜYOR
Ziyaret sırasında eylem yerine gelen Çatalağzı Belediye Başkanı Adnan Akgün, bir süre Eğitim Sen yöneticileri ve eylemci işçilerle görüşerek eyleme olan desteğinin süreceğini ifade etti. Başkan Akgün, işçilerinin kadroya geçme talebinin çözülmesi gerektiğini belirtti.




4 Mart 2016 Cuma

Uysal’dan Tekin’e “Geçmiş olsun” ziyareti



Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, beraberindeki kalabalık bir heyetle birlikte, geçtiğimiz günlerde kolundan ameliyat olan Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’i ziyaret ederek, “geçmiş olsun” dileğinde bulundu.Kdz. Ereğli Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Cöbek, Alptekin Dursun, Ayhan Atay, Ak Parti Alaplı İlçe Başkanı Mustafa Yavuz ve Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan kalabalık bir heyetle birlikte Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’i ziyaret eden Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, sağlık durumuyla ilgili bilgi aldığı Başkan Tekin’e geçmiş olsun dileğinde bulundu. Karşılıklı sohbet ortamında geçen ziyarette, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin de, Başkan Uysal’a nezaketinden dolayı teşekkür etti. 

CHP ESNEK ÇALIŞMAYA HAYIR KAMPANYASINA DESTEK VERDİ

Bundan bir süre önce başlatılan “ Özel istihdam büroları ve özel çalışmaya hayır “ kampanyasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Ahmet Altun ve Merkez ilçe Başkanı Ebru Uzun ve yönetim kurulu üyeleri imza kampanyasına imzalarını atarak destek verdiler

BOĞAZI KESİLEREK ÖLDÜRÜLEN NECLE SAĞLAM İÇİN ENERJİ BİR-SEN KURAN OKUTTU

Zonguldak’ta 25 Şubatta yalnız yaşadığı evinde boğazı kesilerek öldürülen Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) çalışanlarından 23 yaşındaki Necla Sağlam için mesai arkadaşları tarafından Kur’an merasimi düzenlendi. TTK Genel Müdürlüğü çalışanları ve Enerji Bir-Sen üyeleri tarafından Necla Sağlam için Fener Camii’nde Kur’an okutuldu. Hunharca katledilen mesai arkadaşlarını unutmadıklarını belirten Enerji Bir-Sen Zonguldak Şube Başkanı Sedat Güngör, “Necla Sağlam bizim hem mesai arkadaşımız hem de üyemizdi. Allah rahmet eylesin. Kızımız bunca zorluklardan sonra hayata tutunmuştu. Ama erken kopardılar. Bir an önce faillerinin bulunmasını istiyoruz. Emniyet güçlerinin faili yakalayıp adalete teslim edeceğine inanıyoruz.” dedi. Genç kızın vahşice katledilmesinin kendilerini çok etkilediğini dile getiren Güngör, şunları söyledi: “Kurum çalışanları olarak bu olay bizi çok etkiledi. Faillerin yakalanmasını istiyoruz. Bunun için hem kızımızın ruhuna Kur’an okumak hem de faillerin bir an önce yakalanıp hak ettiği cezayı alması için hep birlikte dua ettik. Hep birlikte Fener Camii’nde bir araya geldik. Onun için Kur’an okuyup dua ettik.




 

3 Mart 2016 Perşembe

TÜRK ENERJİ-SEN BATI KARADENİZ ŞUBE BAŞKANI YOĞURTÇU GMİS GENEL BAŞKANININ ÖZÜR DİLEMESİNİ İSTEDİ


Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Türk Enerji-Sen Batı Karadeniz Şube Başkanı Selami Yoğurtçu, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci’nin, “Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) 3 binden fazla memur var, memurlar resen emekli edilsin” sözlerine tepki gösterdi.
Başkan Yoğurtçu, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:
“GMİS Genel Başkanı Sayın Ahmet Demirci ve Genel Sekreter Adnan Tıska, bir gazetecinin TTK’nın yeniden yapılandırılması ve üretim işçisi alınabilmesi konusundaki sorusu üzerine verdiği cevap, ne yazıktır ki, ne kurumu, ne de çalışanları memnun ve tatmin etmiştir. Sayın Başkan, açıklamasında, maalesef en az ses çıkartacağını düşündüğü memuru gözüne kestiriyor ve başlıyor aklının estiği gibi konuşmaya. Neymiş efendim, kurumda 3 binden fazla memur varmış da, bunlar çok fazlaymış da, resen emekli edilmeleri gerekliymiş de, falanmış da, filanmış da... Çalışanların hak ve hukukunu savunma adına kurulmuş düzeneğin adı, Sendikadır. Sendikalar ‘ben’ değil, ‘biz’ dediklerinde mücadelede daha güçlü olurlar. Aslında cevap vermek gerektiğini düşünmemekle birlikte en azından Sezar’ın hakkını yine Sezar’a vermek, ‘haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan’ olmamak adına; herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Kurumda 3 binden fazla memur olduğunu söyleyebilmek için fazlada bir matematik bilgisine sahip olmak da gerekmez. Toplama işleminde basamakları düzgün biçimde alt alta koymazsanız Sayın Başkanım böyle yalan yanlış sayıları beyan edersiniz. Kurumda çalışan memur sayısı, bugün itibariyle tamamının toplamı bin 537’dir. Bu sayıya güvenlik görevlileri, üst düzey yöneticiler, bir sayılı cetvelde çalışanlar vs. da dahildir. ‘Bilgi olsun’ diye söylüyorum, kurumun Amasra, Karadon, Kozlu, Üzülmez ve Armutcuk’tan oluşan 5 üretim bölgesi ve merkezinde Genel Müdürlüğü bulunmaktadır. Üretimin araştırılıp geliştirilmesi için teknik, sevk ve idaresi içinde yüzlerce birim olmakta birlikte, birçok birimde eleman eksikliği, eğer gezilip gözlenirse, memur eleman eksikliği sizlerin de gözünden kaçmayacaktır herhalde. Herkes kendi işini yapmalıdır. GMİS Genel Başkanı olmak, o makamı doldurarak oturmak biz memur sendikaları olarak çok önemlidir. Emeğe saygı ve saygınlığı biz yöneticiler arasında birleştiremezsek, birlikte hareket edemezsek, bu işin sonunun nereye gideceğini biz sendikalar değil, bizi idare edenler yönlendirir. O da herkes bilsin ki, çalışanlar lehine olmayacaktır. Kurumda memur sayısı geçmiş yıllar itibariyle zaten erimiş, Sayın Başkanın ‘3 bin’ dediği rakamlardan bin 500 rakamlarına gelinmiştir. ‘O fazla, bu eksik’ demek yerine, ihtiyaç doğrultusunda işçi de, memur da alınması kurumun en acil eylem planı olması gerektiğini söylemek daha doğru olacaktır. Kaldı ki, teknik ve idari personel işlerinin yetişmesi için birimlerinde tüm gayretini göstererek çalıştıklarından amirleri tarafından takdir edilmektedirler. Sendikanın asli görevi o iş yerindeki çalışma barışını sağlamak ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmaktır, memur ve işçi arasına nifak sokmak değildir, sendikaların görevi. Sonuç olarak, Sayın Çok Değerli Genel Başkanım, afaki söylenmiş sözler sahibini ilgilendirse de, üzerinize düşmeyen konularda yapmış olduğunuz bu gerçekle uzaktan yakınlığı bile olmayan konuyla ilgili kurum çalışanları ve memur sendikaları tarafınızdan ‘bir özrü hak etmiştir’ diye düşünüyor, tüm çalışanların ekonomik, sosyal, kültürel ve mesleki hak ve de menfaatlerinin en çağdaş seviyeye çıkartılması noktasında birlikte daha güçlü olacağımızı tekrar ediyor, her kesin kendi faaliyet alanlarında sorumluluklarının dışına çıkmadan açıklamalar yapmasını hassaten rica ediyorum.”


KGD, YENİ ATANAN BİK MÜDÜRÜ ALİ NUHOĞLU’NU ZİYARET ETTİ


Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Yönetim Kurulu, Basın İlan Kurumu Zonguldak Şube Müdürlüğü görevine yeni atanan Ali Nuhoğlu’na hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Karaelmas Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sav, Başkan Vekili Mustafa Emen, Başkan Yardımcısı Sevim Arı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ender Yüksel ile beraber yapılan ziyarette Zonguldak basını ve sorunları, çözüm yolları, yapılacak olan projeler ve diğer konular hakkında fikir alış verişinde bulunuldu.

KGD Başkanı Osman Sav yaptığı konuşmasında, BİK Zonguldak Şube Müdürü Ali Nuhoğlu’na, “Zonguldak’a hoş geldiniz yeni göreviniz hayırlı olsun başarılar diliyorum. KGD olarak bize ne görev düşerse her zaman yanınızda olacağız, birlikte istişare halinde sıkıntılarımızı çözme yolunda elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız” derken, BİK Müdürü Ali Nuhoğlu da, “Zonguldak çok güzel bir şehir, ben de  Karadeniz’li olduğum için buraya çabuk alıştım ve akrabalarım da var yabancı sayılmam. Baktığımda Zonguldak basınının diğer illere göre sorunları yakından takip eden ve öneriler sunan, çözüm yolları bulmasını isteyen gazetelerin olduğunu gördüm bu çok sevindirici. Demek ki burada gazetecilik, habercilik iyi yapılıyor. Ben de basının sorunları noktasında birlikte ele ele vererek gerekli çalışmaları yapacağım.” dedi.

GENEL MADEN İŞÇİLERİ SENDİKASI GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU SONUÇ BİLDİRİSİ YAYINLADI

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, 3 Mart 2016 tarihinde Sendika Genel Merkezinde Genel Başkan Ahmet Demirci Başkanlığında toplandı.
Toplantısı sonrasında açıklanan sonuç bildirgesi şöyle;
“Genel Maden İşçileri Sendikası Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, 3 Mart 2016 tarihinde toplanarak ülkemizdeki, bölgemizdeki ve işyerlerimizdeki gelişmeleri değerlendirdi.
Komşu ülkelerde başlayan ve Türkiye’ye bulaştırılmak istenen kaos ve kargaşanın bir savaşa dönüşmesi tehlikesi devam ediyor. Uluslararası odakların ülkemizdeki işbirlikçileri tarafından aynı dönemde bölgesel olarak başlatılan terörün diğer illerimize de sıçratılması gayretini görüyoruz.
Gelişmeleri yakından takip ediyor, öncelikle terör olaylarında yaşamlarını yitiren güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletimiz bu karanlık odakların ve işbirlikçilerinin her türlü oyununu boşa çıkartacak bilince ve tecrübeye sahiptir.
24 yıl önce bugün Kozlu’da meydana gelen grizu faciasında yaşamını kaybeden 263 maden şehidimizi rahmetle anıyoruz.
Genel Maden İşçileri Sendikası Genişletilmiş Başkanlar Kurulu; Kıdem Tazminatı’nın gündeme getirilmesine şiddetle karşı çıkmaya devam edecektir.
Başkanlar Kurulumuz; TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu kararıyla başlatılan imza kampanyasını geniş bir alanda sürdürüyor, istihdam bürolarının kurulmasına yol açacak yasa tasarısının derhal geri çekilmesi için TÜRK-İŞ öncülüğünde her türlü mücadeleyi vermeye hazırdır.
Başkanlar Kurulumuz; Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) işyerlerinde had safhaya ulaşan işçi açıklarını gidermekte kararlıdır. Önümüzdeki süreçte; Hükümet, Bakanlık, ilgili kurumlar ve siyasetçiler nezdinde sürdürdüğümüz çalışmalarımız daha yoğun bir şekilde devam edecektir. Bu konuda kamuoyunu da her fırsatta bilgilendireceğiz.
Başkanlar Kurulumuz; TTK, MTA ve özel sektör İşyerlerinde toplu iş sözleşmelerinin uygulanmasından kaynaklanan sorunları tespit etmiş ve çözümü konusunda çeşitli görevlendirmeler yapmıştır.
Başkanlar Kurulumuz; 4-5-6 Mart 2016 tarihlerinde Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yapılacak olan Yönetici ve Temsilci Eğitim Semineri’nin verimli bir şekilde sonuçlanması için çalışmaları gözden geçirmiştir.”







263 KOZLU MADEN ŞEHİDİ, FACİANIN 24. YILINDA TÖRENLE ANILDI



3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi’nde meydana gelen grizu faciasında hayatlarını kaybeden 263 maden şehidi facianın 24. yıldönümünde törenle anıldı.

Facianın meydana geldiği Kozlu Müessesesi’nde Uzunmehmet kuyubaşında düzenlenen anma törenine CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpçu, Vali Yardımcısı Vekili ve Kozlu Kaymakamı Ahmet Karakaya, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, TTK Genel Müdür Yardımcısı Ercan Gebeş, TTK Genel Müdür Yardımcısı İsmail Güner, Kozlu Belediye Başkanı Ertan Şahin, TTK Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ve müessese yöneticileri, GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, GMİS Genel Sekreteri Hakkı Arslan, GMİS Genel Mali Sekreteri Adnan Tıska, GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Satılmış Uludağ, AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun, CHP İl Başkanı Ahmet Altun, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman, CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, GMİS’e bağlı Kozlu, Armutçuk, Karadon, Üzülmez, Amasra, MTA, Merkez Servisleri şube başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin ilçe ve belde başkanları ve temsilcileri, meslek ve sivil toplum örgütlerinin başkan ve temsilcileri, maden şehitlerinin aileleri ve maden işçileri katıldı.

GMİS Kozlu Şube Başkanı Hüseyin Kolçak, 24 yıl önce 263 madenciyi kaybettiklerini belirterek tüm maden şehitlerini rahmet ve saygı ile andıklarını söyledi.

KARAKAYA; TAŞKÖMÜRÜNÜN STRATEJİK ÖNEMİ VAR

Vali Yardımcısı Vekili ve Kozlu Kaymakamı Ahmet Karakaya, yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Soma kazasına kadar ülkemizin en büyük iş kazası ilçemizde yaşanmıştı. O kazada 263 madencimiz hayatını kaybetti.

Madencilik sektörü, helal kazanç deyince belki ilk akla gelen sektördür.

Doğasında bazı sıkıntılar bulundurmakla birlikte gerekli emniyet tedbirleri alınarak bu kazaların minimize edilmesi her zaman hedeftir.

Nasıl ki batılı ülkeler iş güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyorsa biz de devlet olarak en süt noktaya çıkarmaya kararlıyız.

TTK’da da hiçbir masraftan kaçınmaksızın gerekli çalışmalar yapılıyor.

Yüce Mevlam ülkemize, ilimize ve ilçemize bu acıları bir daha göstermesin.

Yüce Mevlam, her sabah nasıl işe neşeyle geliyorsanız yine neşeyle her gün evinize dönmeyi nasip etsin.

Madencilik sektörü Zonguldak’ta ilk akla gelen sektör.

150 yılı aşkın bir süredir bu şehir yerin yüzlerce metre altından ekmek parasını çıkartıyor.

Madencilik sektörü herşeyin başında stratejik bir sektördür.

Taşkömürü madeni ülkemiz için stratejik bir öneme sahiptir.

Bu gittikçe daha fazla fark ediliyor.

Ben inanıyorum ki 1930’lardan itibaren 1960’larda, 1970’lerde bölgemize yakın, hammadde burada olduğu için kurulmuş olan ÇATES’ten, Erdemir’e, Kardemir’e, Ateş Tuğla’ya kadar hammadde ihtiyacı yine ilimizden karşılanacağına yürekten inanıyorum. Bu konuda çalışma yapılacağına şüphem yok.

Bu fabrikaların buraya yakın kurulmasının nedeni de budur.

Bu da maliyetleri düşürmekle mümkün olacaktır.

TTK Genel Müdürlüğü’nün bu konuda ciddi çalışmaları var.

Sizlere kolaylıklar, kazasız-belasız çalışmalar diliyorum.

Maden şehitlerimizi rahmetle anıyorum”.

GEBEŞ; İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDA EN İYİ KURUM TTK’DIR

TTK Genel Müdür Yardımcısı Ercan Gebeş ise; “Burada 24 yıl önce bu ocakta hayatını kaybeden 263 maden şehidimizi anmak için toplandık.

Aramızdan bir çoğunun babası, amcası, akrabası, komşusu vardı içlerinde.

Başta 263 madencimiz olmak üzere bugüne kadar hayatını kaybeden tüm maden şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Bildiğiniz gibi madencilik çok zor olduğu kadar riskli bir meslek grubudur.

Madenci, evinden ayrılırken eşiyle, çocuğuyla helalleşerek ayrılır.

Yerüstüne çıkan madenciye hepimiz geçmiş olsun deriz.

Başka bir meslek grubunda böyle bir hassasiyet yoktur. Bunlar madenciye özgüdür.

Dünyada ve ülkemizde iş kazalarında madencilik maalesef ilk sıralarda yer alıyor.

Kurumumuz, iş kazalarını önlemek için, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak için üzerine düşen herşeyi yapıyor. Bu uğurda hiçbir masraftan kaçınmıyoruz, kaçınmayız da…

Ülkemizde bu konuda en iyi işletmeciliği yapan en iyi kurum TTK’dır.

Bunu iftiharla söyleyebilirim.

Ancak ne kadar yatırım yaparsanız yapın iş güvenliği bir kültürdür.

Bu kültürü hep birlikte yerleştirmemiz lazım.

Çalışmaya başlamadan önce ve çalışırken öncelikle emniyetinizi sağlayın. Gördüğünüz en küçük bir tehlikeyi amirlerinize bildirin” dedi.

DEMİRCİ; TÜRKİYE’NİN KÖMÜRE İHTİYACI VAR, ÜRETMEK ZORUNDAYIZ

GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci de yaptığı konuşmada şunları söyledi;

“Burada, bundan tam 24 yıl önce büyük bir grizu faciası yaşadık.

263 arkadaşımızı kaybettik.

Arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

Yine burada 7 Ocak 2013 tarihinde taşeron şirketin çalıştığı alanda meydana gelen kazada da 8 arkadaşımızı kaybettik.

Tüm maden şehitlerimizi bir kez daha rahmet, sevgi ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun.

YERİN YÜZLERCE METRE ALTINDA DOĞAYLA KAVGA EDİYORUZ

Madencilik, dünyanın en zor mesleklerinden biri.

Bunu en iyi bizler biliyoruz. Atalarımız ve bizler, bölgemizde 168 yıldır, yerin yüzlerce metre altında

doğayla kavga ediyoruz. Taşkömürünü yeryüzüne çıkartarak ülkemiz ekonomisine katkıda bulunuyoruz.

Elbetteki bu kavgada zaman zaman yenik düştüğümüz oluyor, canımız yanıyor.

Yaşadıklarımızdan dersler çıkarıyor, daha sağlıklı koşullarda, daha verimli çalışmanın yollarını arıyoruz.

Dünyadaki bütün madenciler bu mücadeleyi sürdürüyor.

ENERJİYE SAHİP OLMA MÜCADELESİ YAŞANIYOR

Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri televizyonlardan, gazetelerden izliyorsunuz.

Bölgemizde Irak ile başlayan Suriye ile devam eden bir kaos ortamı var.

Aynı şekilde Türkiye’yi de karıştırmak istiyorlar. Onların maşası olan terör örgütleri, güvenlik güçlerine ve sivil vatandaşlarımıza pusu kuruyor, bombalar patlatıyor.

Şehitlerimize ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, terörü bir kez daha lanetliyoruz. Biz biliyoruz ki Ortadoğu’da asıl hedef petroldür, doğalgazdır, bölgenin doğal zenginlikleridir. Enerji güçtür. Emperyalist devletler, bu bölgede güçlü devletler istemiyor.

Bölmek, parçalamak, güçsüzleştirmek ve enerjiye sahip olmak istiyorlar.

TÜRKİYE’NİN ZONGULDAK’A İHTİYACI VAR

Bugün Türkiye’nin, Zonguldak’a her zamankinden daha çok ihtiyacı var,

Gözler yeniden kendi doğal kaynaklarımıza döndü.

Şimdi dışa bağımlı olmaktan kurtulmanın yolları aranıyor.



TÜRKİYE’NİN KÖMÜRE İHTİYACI VAR, ÜRETMEK ZORUNDAYIZ

Taşkömürü halen dünyanın en önemli enerji kaynaklarından birisidir.

Türkiye’nin kömüre ihtiyacı var, üretmek zorundayız.

Kömür burada var. Ama yeterince üretemiyoruz.

Ve Türkiye, ihtiyacının büyük bir çoğunluğunu dışarıdan alıyor.

Bölgemize kurulan Erdemir ve Karabük’e gerekli olan kömürü bile üretemiyoruz.

Çünkü işçi açıklarımız var. Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, 2010 yılından bu yana işçi alınmasını istiyor. Ama siyasi irade izin vermiyor.

Bu gerçekleri bıkmadan usanmadan anlatıyoruz. Yılbaşında burada madene inen Bakanlarımıza da anlattık. Hem ilgililere, hem de Türkiye kamuoyuna anlatıyoruz. Zonguldak’ta işsizlerimiz, TTK’ya işçi alımı için beklenti içinde. Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nu birkaç kez Zonguldak’a, maden ocaklarına, maden işçilerinin çalışma koşullarını yerinde görmeye davet ettim. Sayın Başbakanımızdan söz aldık. Bu ziyareti hızlandırabilmek için görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Türkiye’nin Zonguldak’a, taşkömürüne, TTK’ya, yani sizlere ihtiyacı var. Sizin sağlığınız ve huzurunuz, öncelikle aileniz ve sonra da, bu ülke ve toplum için çok önemli. Her şeyden önce sağlığınıza dikkat edeceksiniz. Biz sizlerin her türlü sorununuzu çözmek, sağlıklı ve verimli çalışacağınız koşulları oluşturmakla sorumluyuz. Bizim öncelikli görevimiz budur. Sonrasında birlik ve beraberlik içinde, Kurumun, Zonguldak’ın, bölgenin ve ülkenin sorunlarını çözeriz.

KIDEM TAZMİNATI VE İSTİHDAM BÜROLARI KONUSUNDA TAVRIMIZ NET

Tabii ki çalışanlar olarak başka sorunlarımız da var.

İstihdam Büroları konusunda yapılan yasa çalışmalarına şiddetle karşı çıkıyoruz.

Türk-İş Başkanlar Kurulu olarak 24 Şubat’ta Bursa’da toplandık ve

eylem kararları aldık. Bu kararlar doğrultusunda imza kampanyamız sürüyor.

Bu tasarının Meclis’ten geri çekilmesini istiyoruz.

Kıdem tazminatının her fırsatta dile getirilmesini de istemiyoruz.

Bu iki konuda da tavrımız çok nettir”.

ŞEHİTLER İÇİN KUR’ANI KERİM OKUNDU

Konuşmaların ardından şehit madenciler için Kur’anı Kerim okundu, dualar edildi.

Anma töreni kazasız-belasız çalışmalar dileğiyle kurban kesimi yapılmasının ardından sona erdi.









BAKKA 6.YAŞINDA

1 Mart 2010 tarihinde faaliyetlerine başlayan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı, altıncı yılını bitirdiği bu zaman diliminde bölgenin kalkınması için gerçekleştirdiği faaliyetlerle ve bölgedeki gerek KOBİ’lere, gerekse kamu kurum ve kuruluşlarına verdiği desteklerle göz doldurmuştur.


Bugüne kadar dört defa gerçekleştirdiğimiz KOBİ Mali Destek Programları ile 120 projeye destek verilmiş olup bu kapsamda yaklaşık 28,5 milyon TL karşılıksız mali destek verilmiştir. Zonguldak, Karabük ve Bartın illerinde faaliyetlerini sürdüren Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı eliyle verilen bu desteklerle gerçekleştirilen toplam yatırım tutarı 68,5 milyon TL’yi aşmaktadır. Yapılan bu yatırımlarla yaklaşık 1200 kişilik istihdam sağlanmış ve ülkemizin kanayan yarası olan işsizlik problemine de bir nebze de olsa ilaç olunmuştur. Halen devam eden KOBİ Mali Destek programında hedeflenen yatırım tutarı 16,5 milyon TL ve yeni istihdam rakamı ise 120 kişidir.

Kamu kurum ve kuruluşları ile STK’lara yönelik gerçekleştirilen 2 adet Sosyal Kalkınma Mali Destek Programında 70 kurum/kuruluşa verilen karşılıksız mali destek tutarı 6,5 milyon TL olurken, toplam proje tutarı 7,7 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Genellikle eğitim ağırlıklı olan toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik bu projelerde toplam 6,068 kursiyere 16,616 saat eğitim verilmiştir. Halen devam eden ve ilk defa gerçekleştirilen Yöresel Değerler Mali Destek Programı kapsamında hedeflenen yatırım tutarı 3,5 milyon TL’dir. Bölgenin yöresel değerlerinin ortaya çıkartılmasının hedeflendiği bu programda toplam 21 kurum ve kuruluşa program sonunda 3 milyon TL karşılıksız destek verilmesi planlanmaktadır.

Belediyelerin, il özel idarelerinin ve köylere hizmet götürme birliklerinin başvuru sahibi olabildiği ve 2013 yılında hayata geçirilen ilk Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programında 13 projeye yaklaşık 6,5 milyon TL karşılıksız destekle toplam 9,2 milyon TL‘lik yatırım gerçekleştirilmiştir.

Güdümlü Proje Desteği kapsamında 2014 yılında sözleşme imzalanan, Bartın Merkez 1. OSB Bölge Müdürlüğü ile Bartın Üniversitesi ve Bartın TSO ortaklığında yürütülmekte olan “Bartın Eğitim, İnovasyon ve Test Merkezi” projesinin 2016 yılı sonunda sona ermesi planlanmaktadır. Proje kapsamındaki inşaatın 2016 yılı ikinci yarıyıl başında bitirilmesinin ardından, tefrişat ve ekipman donanımının tamamlanmasıyla 2016 yılı sonunda merkezin hizmete alınması öngörülmektedir. Toplam bütçesi yaklaşık 5 milyon TL olan projede Ajans katkısı 3,6 milyon TL’dir. Karabük ve Zonguldak için de güdümlü proje hazırlıkları devam

Faaliyetlerine başladığı 2010 yılından itibaren 230 projeye desek veren ve toplamda 43 milyon TL hibe veren Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı destek faaliyetlerine hızla devam edecektir.

BAKKA 2016 yılında çalışmalarına başladığı iki büyük proje ile Bölgemize değer katmak için aynı hız ve azimle yoluna devam etmektedir. Sadece Zonguldak, Bartın ve Karabük değil, Sinop, Kastamonu ve Çankırı illerini de kapsayan Batı Karadeniz Programı’nın (BAKAP) bu illere hizmet veren Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı ile işbirliği halinde teknik hazırlıklarına başlanılmıştır. Program kapsamında bölgenin ihtiyaçları tespit edilerek eylem ve projeler belirlenecek ve Bölgesel Gelişme Yüksek Kurulu Kararı alınması amacıyla Kalkınma Bakanlığına sunulacaktır.

BAKKA ayrıca bölgedeki turizm faaliyetini artırmak, gelen turistlerin kalış sürelerini yükseltmek, daha çok yabancı turist çekebilmek ve halen kullanılmayan turizm potansiyelini canlandırmak amacıyla Batı Karadeniz Turizm Koridoru çalışmalarına başlamıştır. Komşu Kalkınma Ajansları ile işbirliği halinde koridorlar tespit edilerek tanıtımı yapılacaktır.



2 Mart 2016 Çarşamba

AKDEMİR 3 MARTTA HAYATINI KAYBEDEN MADENCİLERİ ANDI " DÜNYANIN EN ZOR MESLEĞİ MADENCİLİKTİR"

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, 3 Mart 1992 yılında Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Taşkömürü İşletme Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden maden işçilerimiz yazılı bir açıklama yaptı. Kozlu grizu faciasının üzerinden tam 24 yıl geçtiğini, yaşanan acıların ise hafızalardan silinmediğini ve bu büyük acının yüreklerde aynı şekilde yaşandığını ifade eden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, yazılı açıklamasında şu görüşlerine yer verdi:


“Kozlu’da, Dünya madencilik kazalarının en büyüklerinden biri olan ve 263 maden işçimizin hayatını kaybetmesine, birçok işçimizin de yaralanmasına neden olay bu acı olayın üzerinden tam 24 yıl geçti. Acılarımız, hala taze ve belleklerimizden hiçbir zamanda silinmeyecek. İlimizde kömür madenciliğinin en büyük faciası yaşanmıştır. Bu acı olay, özellikle şehrimizde Türk madencilik sektörü çalışanları açısından da belleklerde canlılığını hala sürdürmektedir. Dünyanın en zor işlerinden biri olan madencilikte, bundan sonraki süreçlerde de bu kazalarının yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin ve önlemlerin alınması ayrıca gerekli denetimlerin de ivedilikle yapılması gerekmektedir.

3 Mart 1992 yılında yaşanan bu acı olayın bir daha yaşanmamasını temenni ederek, hayatını kaybeden tüm madencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı diler, şuanda çalışan tüm maden işçilerimize ise kazasız, belasız ve her türlü güvenlik tedbirlerinin alındığı bir çalışma yaşamı temenni ederim”

1 Mart 2016 Salı

ROMAN VE ENGELLİ ARAŞTIRMALARI SONUÇLARI ZONGULDAK KAMUOYU İLE PAYLAŞILDI

Zonguldak’taki Roman vatandaşlarımıza yönelik algıların incelenmesini ve yaşadıkları sıkıntıların gün yüzüne çıkartılmasını sağlamak için yapılan ‘Sosyal Dışlanma Sorunsalı ve Zonguldak Roman Araştırması’ile Zonguldak’taki engelli bireyleri daha iyi tanımak, beklenti ve isteklerini tespit etmek için yapılan ‘Zonguldak’ın Yaşanabilir Bir Kent Olması İçin Yaşam Kalitesi ve Engelli Profili Araştırması’tamamlandı. Zonguldak Valiliği toplantı salonunda Zonguldak Valisi Sn. Ali KABAN’ınbaşkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 11 Kasım-7 Aralık 2015 tarihleri arasında yürütülen saha çalışmalarının detayları katılımcılara aktarıldı.
Açılış konuşmasını yapan Vali KABAN“Roman ve engelli vatandaşlarımızın sorun ve sıkıntıların doğru tespit edilebilmesi ve uygun çözümler sunulabilmesi amacıyla bu araştırmalar gerçekleştirilmiştir. İlimizin önde gelenleri, üniversitemiz ve yerel yöneticilerimizin bu araştırmalardan istifade edeceklerini düşünüyorum.Sözlerime son vermeden önce, Zonguldak Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen bu çalışmaların finansmanına katkı sağlayan Batı Karadeniz Kalkınma Ajansına ve Eren Enerjiye, ayrıca bu araştırmaları yürüten Optimar Araştırma ve Orhun Danışmanlık Şirketine ve her iki araştırmaya da katkı veren Dr. Mehmet AYSOY’a teşekkür ediyorum” dedi.

Yapılan araştırma bulgularının paylaşılması ile devam eden programda Optimar Araştırma Genel Müdürü Hilmi DAŞDEMİR “Bütün dünyada olduğu gibi bugün Türkiye’de de dezavantajlı gruplar ile yapılan çalışmalar büyük önem arz ediyor. Toplumun dezavantajlı kesimlerine ulaşabilecek çözüm odaklı yöneticilikşehirlerimizinen çok ihtiyaç duyduğu konulardanbiri. Roman vatandaşlarımız ve engelli bireylere ilişkin Zonguldak Valiliğive Batı Karadeniz Kalkınma Ajansının gösterdiği hassasiyet son derece önemli. Müreffeh ve gelişmiş bir toplum olmamızın ancak bu sorunların üstesinden gelinmesine bağlı olduğunu paylaşmak isterim” dedi.

Demirci’den Çiloğlu’na Geçmiş Olsun Ziyareti

Geçtiğimiz günlerde geçirmiş olduğu trafik kazasında yaralanan ve Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde tedavisi, devam eden Çaycumalılar Derneği Başkanı Savaş Çiloğlu’na Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.


Hastanenin Ortopedi Servisinde tedavi gören Çiloğlu’nun durumu hakkında bilgi alan Demirci, aynı kazada yaralanan Sinan Başoğlu’na da geçmiş olsun dileklerini iletti.



GMİS, ILO TÜRKİYE OFİSİ’NDE DÜZENLENEN TOPLANTIYA KATILDI

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Mali Sekreteri Adnan Tıska, 26 Şubat 2016 tarihinde Uluslararası Çalıma Örgütü’nün (ILO) Ankara’da bulunan Türkiye Ofisi’nde, Türkiye’de madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilgilendirme toplantısına katıldı.


Toplantıya Tıska’nın yanı sıra ILO Türkiye Ofisi’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Baş Teknik Danışmanı Catherine Brakenhielm, Türkiye Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, ILO Türkiye Ofisi İş Sağlığı ve Güvenliği Ulusal Program Sorumlusu Burcu Akça ile ILO uzmanları katıldı.

Toplantıda Türkiye’de madencilik sektörünün iş sağlığı ve güvenliği açısından mevcut durumu tartışıldı.

GMİS Genel Mali Sekreteri Adnan Tıska da toplantıda Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile özel sektör taşkömürü madenciliğinin mevcut durumu, yapılması gerekenler, çalışanların eğitim durumu ile iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili işleyiş hakkında bilgi aktardı.