19 Mayıs 2014 Pazartesi

GMİS “SOMA” GÜNDEMİYLE TOPLANIYOR

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Başkanlar Kurulu, Genel Başkan Eyüp Alabaş başkanlığında 20 Mayıs 2014 Salı günü “Soma” gündemiyle toplanacak.

20 Mayıs 2014 Salı Günü, Saat: 11.00’de Genel Maden-İş Sendikası Başkanlar Kurulu Toplantı Salonu’nda düzenlenecek toplantı öncesinde, meydana gelen facianın ilk anlarından itibaren Soma’da tüm gelişmeleri Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte yakından takip eden GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, bir basın açıklaması yapacak ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayacak.

18 Mayıs 2014 Pazar

KASTAMONULULAR KIR ŞENLİĞİ ERTELENDİ

Kastamonu İli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin 12. Olağan Genel Kurulu yapıldı.
Genel Kurul’da Soma’da meydana gelen maden faciası nedeniyle saygı duruşu yapıldı.
İsmail Hakkı Güvenin yaptığı Güven’in yaptığı Genel Kurul’da Her yıl Haziran ayı içerisinde yapılan Kır Şenliği ileri bir tarihe ertelenme kararı alındı..
Dernek Başkanı Bahattin Şenol yaptığı konuşmasında “ Soma’da meydana gelen Facia hepimizi derinden yaraladı. Acımız büyük. Bu acı içerisinde Kır şenliği yapmamız doğru olmaz. Kır Şenliğimizi ileri bir tarihe erteledik.” Dedi
Tek liste ile girilen seçimde  Bahattin Şenol, Kamil Civan, Mehmet Yıldırım, Fahri Ata, Birol Güven, Ali Demir, Mehmet Gökçınar, Barboros Güven ve Yakup Bozkurt Asil üyeliklere, Mehmet Yaman,Sezai Yılmaz ve Mustafa Ceylan Denetim kuruluna seçildiler.
Yeni yönetim önümüzdeki günlerde kendi aralarında toplanarak görev dağılımı yapacaklar.



17 Mayıs 2014 Cumartesi

MADEN ŞEHİTLERİ ANILDI

17 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi’ne bağlı maden ocağında, -540 kodunda hazırlık ve ana kat işlerini yapan taşeron şirketin çalıştığı alanda meydana gelen grizu patlamasında hayatlarını kaybeden 30 madenci, facianın 4. Yıldönümünde Karadon Yenikuyu başında düzenlenen törenle anıldı.
Törene TTK Genel Müdür Yardımcısı İsmail Güner, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, TTK Karadon Müessesesi Kilimli İşletme Müdürü Hüseyin Çınar, GMİS’e bağlı şubelerin başkan ve yöneticileri, TTK yöneticileri ve maden işçileri katıldı.
GMİS Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, “Bugün, 17 Mayıs 2010 tarihinde burada kaybettiğimiz arkadaşlarımızı anmak için toplandık. Her kazadan sonra böylesine kazaları bir daha yaşamayız temennisinde bulunuyoruz. Ama Soma’daki kaza hepimizi derinden üzdü. Kazanın ardından oradaydık. Oranın sıkıntısını, ailelerin üzüntüsünü paylaştık. Maden şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ülkemizin başı sağolsun” dedi.
Törende Karadon, Kozlu, Soma ve tüm maden şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu.
ULUDAĞ; HEPİMİZİN YÜREĞİ YANDI
Törende bir konuşma yapan GMİS Genel BaşkanYardımcısı Satılmış Uludağ şunları söyledi; “Genel Başkanımız Eyüp Alabaş, Soma’da yaşanan facianın ilk anlarından beri orada gelişmeleri yakından takip ediyor, ailelerin acılarını paylaşıyor, taşeronlaştırmanın sonuçları hakkında kamuoyunu bilgilendiriyor. 
Burada, bundan 4 yıl önce yaşadığımız büyük acının yıldönümünde 30 maden şehidimizi anmak için toplandık.
Biz, madenciler olarak 17 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi’nde hazırlık işlerini yapan taşeron şirkette meydana gelen grizu faciasında 30 arkadaşımızı yitirdik.
Tüm maden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
TAŞERONLAŞMA KONUSUNDA UYARDIK, EYLEM YAPTIK
Yeraltında taşeronlaşmanın başladığı 2004 ve 2005 yılından itibaren uyarılarımızı yaptık. O tarihlerde taşeron şirketi ocağa sokmayarak eylemler yaptık. Taşeronlaşmanın yol açabileceği ciddi sakıncaları açıkça ortaya koyduk. Ama taşeronlaşma politikalarında devlet ve hükümet ısrarcı oldu ve uygulamaya konuldu.
Genel Maden İşçileri Sendikası olarak yeraltında taşerona iş verilmesi düşüncesi ortaya ilk atıldığı andan itibaren tepkimizi gösterdik. Yeraltı madenciliğinin uzmanlık gerektiren riskli bir iş olduğunu ifade ettik.
Taşerona iş verilmesiyle maliyetlerin düşürüleceğini öne sürdüler.
Sadece TTK’da değil diğer kurumlarımızda da uygulanmaya konan taşeronlaşmanın nimetlerini anlata anlata bitiremediler. Soma’da facianın yaşandığı şirket de aynı dönemde ihaleye girerek üretim işini almıştı. Ve bu Soma Modeli diye başta Sendikamız olmak üzere bir çok yerde dayatma olarak karşımıza çıkartıldı. Ama biz buna izin vermedik.
SOMA’DA FELAKET YAŞANDI, ACI İÇİNDEYİZ
Baştan beri madenciliğin maliyet ve kâr hesabıyla yapılabilecek bir iş olmadığına dikkat çekiyoruz
Taşeron şirketlerin, kâr etmeyi ön plana alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinden ödün vereceğini, eğitimsiz, güvencesiz işçi çalıştıracağını savunduk.
Ama ısrarla taşeronlaşmayı sürdürdüler. Bu yaşanan faciaların tümü bu uygulamadan kaynaklanıyor.
27 Ocak 2013’de Madenci Anıtı’nda Türkiye’nin dört bir yanından gelen emekçiler ve emek dostlarıyla
Emeğe Saygı istedik, Taşeronlaşmaya son verilmesini hep birlikte talep ettik. Tartışıldı, yeraltında taşerona son verileceği söylendi. Ama yapılmadı.
13 Mayıs’ta Soma’da tüm halkımızın yüreğini yakan bir taşeron felaketini daha yaşadık.
Büyük bir acı içindeyiz
HEPİMİZİN YÜREĞİ YANDI
Bizi dinlemeyenler, dikkate almayanlar, duymayanlar; Karadon’daki, Kozlu’daki, Soma’daki facialarla sarsıldılar.
Ama hepimizin yüreği yandı. Eğer uyarılarımız dikkate alınsaydı böylesine facialar yaşanmayacaktı.
Biz maden işçileri olarak artık göz göre göre gelen bu kazaları yaşamak istemiyoruz.
Bu iş cinayetlerinin son bulmasını istiyoruz.
HİÇBİRŞEY SİZİN CANINIZDAN DEĞERLİ DEĞİL
Sizlerden de bir isteğimiz var. Çalıştığınız yerlerde iş sağlığı ve güvenliği açısından en küçük bir tereddüdünüz olursa, asla ihmal etmeyin.
Durumu derhal amirlerinize bildirin ve bizleri de mutlaka haberdar edin.
Hiçbir şey sizin canınızdan daha değerli değildir.
Burada hayatını kaybeden 30 arkadaşımızı, 7 Ocak 2013’te Kozlu’da yitirdiğimiz 8 arkadaşımızı,
13 Mayıs 2014’te Soma’da kaybettiğimiz yüzlerce arkadaşımızı, bugüne kadar meydana gelen kazalarda yitirdiğimiz tüm maden şehitlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Milletimizin başı sağolsun”.
Konuşmaların ardından Karadon, Soma ve tüm maden şehitleri için Kuran-ı Kerim okundu ve dualar edildi.



16 Mayıs 2014 Cuma

ZONGULDAK ATATÜRK DEVLET HASTANESİ ÇALIŞANLARI SOMA İÇİN SAYGI DURUŞUNDA BULUNDU

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi çalışanları, Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen maden faciasında hayatlarını kaybeden maden işçileri için 3 dakikalık saygı duruşunda bulundu.Başhekimlik önünde toplanan Hastane yöneticileri, doktorlar, hemşireler, sağlık görevlileri ile hastane personeli, Soma’daki facianın tüm ülkemizin yüreğini yaktığını, maden kenti olan Zonguldak’ın da bu acıyı en iyi bilenlerin başında geldiğini belirttiler. 

EĞİTİM SEN MİLLİEĞİTİM MÜDÜRÜNÜ ZİYARET ETTİ

Eğitim Sen Zonguldak Şube Yürütme Kurulu üyeleri Zonguldak Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek'i ziyaret ederek, Zonguldak genelinde eğitim alanında yaşanan sorunları aktardı. Ziyarette dile getirilen sorunlar yazılı olarak ta iletildi ve eğitim emekçileriyle paylaşılması istendi.
Ziyarette Turgut Özbek’e Zonguldak Endüstri ve Meslek Lisesi’nin adının Köksal Toptan adıyla dönüştürülmesinin gazetelerde yer aldığı hatırlatıldı. Eğitim Sen Yürütme Kurulu üyeleri özet olarak bu konu hakkında şunları söylediler: “Zonguldak’ın en köklü okurlardan birinin adının mevcut iktidar partisinin bir üyesinin adıyla özdeşleştirilmek istenmesi doğru değildir. Üstelik hâlihazırda Köksal Toptan adıyla bir okul varken ikincisi fazlasıyla manidar değil midir? Eğitim Sen olarak bizler eğitimin, kültürün sıcak siyaset malzemesi yapılmasına karşıyız. Sayın Özbek’in Köksal Toptan’ın Milli Eğitim Bakanlığı yaptığını hatırlatması bu dediklerimizi boşa çıkartmamaktadır. Zonguldak Endüstri ve Meslek Lisesi’nin kendi adıyla değerlidir. Ama illa ki bir bakanın adıyla anılması gerekiyorsa adı pekâlâ Hasan Ali Yücel Lisesi de olabilir. Hasan Ali Yücel yaptıklarıyla Milli Eğitimimize damga vurmuş bir önder değil midir? Hem Kapuz’daki Hasan Ali Yücel Lisesi de kapanmışken…”
Milli eğitim Müdürü Turgut Özbek’e sunulan dosyada şu görüşlere yer verildi
“Sendikamız Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Genel Merkezinin almış olduğu  ve genel ilke olarak benimsediğimiz “çalışanların kendi yöneticilerini seçme” kararına göre sembolik olarak ilimizde yapmış olduğumuz yönetici seçimleri ile ilgili  sonuçlar aşağıya yazılmıştır.
Yönetici atamalarında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da benimsenmesini istediğimiz bu ilke gereği yapılan seçimler sonucu ;
1-SEÇİM YAPILAN OKUL-Merkez Ahmet Erdoğan İlkokulu
Müdür Adayı-Derya DİLAVER-9 Oy
Müdür Adayı-Güngör BARUTÇU-6 Oy
Müdür Adayı-Türkan METİN-2 Oy

2-SEÇİM YAPILAN OKUL-Merkez Dumlupınar İlkokulu
Müdür Adayı-Orhan YILMAZ -20 Oy
Müdür Yrd.Adayı-Hülya ÇELİK-8 Oy
Müdür Yrd.Adayı-Suna TOPATAN 5 Oy

3-SEÇİM YAPILAN OKUL-Merkez Fikri Anıl Orta  Okulu
Müdür Adayı –Kaan ÜRER-12 Oy
Müdür Yrd.Adayı-Asiye SABAH-10 Oy

4-Çaycuma Burunkaya Şehit Emrah KARTAL İlk/Ortaokulu
Müdür Adayı-İsmail İLHAN-12 Oy
Müdür Yrd. Adayı-Cevat ÇAĞLAR-12 Oy,  şeklinde gerçekleşmiştir.

İlimiz merkezindeki eğitim emekçilerinin genel bir talebi de ek derslerle ilgili sıkıntıdır. Her ayın ilk günü itibarıyla tahakkuk ettirilen ek dersler hesaplara bazı aylarda ayın 9’u gibi yatırılmakta, bu durum çalışanları mağdur ettiği gibi promosyon alım anlaşmasının imzalandığı bankanın taahhütlerinin de tarih olarak çok üzerindedir. Milli Eğitim Müdürlüğümüz aracılığıyla yapılacak bir duyuru ve girişim ile  her ayın 5 ine kadar ek derslerin hesaplara yatırılması sağlanabilir.
Geçtiğimiz haftalarda il merkezimizdeki bir okulun gezi izin yazısında öğretim kayıplarını  telafi edici program yazılı olmasına rağmen kafilede bulunan  öğretmene gereken izin verilmemiş, dahası gezi yapılması istenilen bir ilçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından gezi izin yazısından çıkarılması sağlanmıştır.
Bilindiği gibi geziler okullarımız tarafından tarihi ve kültürel yerlerin gezilmesi turistik yörelerin öğrenilmesi amaçlı yapılmaktadır. Ayrıca geziler eğitim ve öğretimi tamamlayıcı nitelikte olup öğrenme ihtiyaçlarını gideren süreçlerdir. Bu nedenle gezi planlarına yapılan müdahaleler gereksizdir, bu konuda önlem alınması da taleplerimiz arasındadır.
Kozlu İlçe Milli Eğitim Müdürü bir okula yaptığı gezide derslikte bulunan sendikamız EĞİTİM SEN’ e ait 2014 takviminin reklam amaçlı olduğunu söyleyerek kaldırılmasını istemiştir. Görevlendirmesinin yapıldığı güne kadar odasında sendikasının takvimini asanların EĞİTİM SEN takvimine tepki göstermesi oldukça manidardır. İş kolumuzda yirmiye yakın sendika vardır ve bu sendikaların bir çoğu takvim yaparak üyelerine vermektedirler. Yalnızca bir sendikanın takviminin işyerlerine asılmasına yeşil ışık yakmak yandaşlıktan başka bir şey değildir. Bu konuda işyerlerinde çalışma barışını bozabilecek davranışlardan sakınılması için gereken önlemlerin alınmasını istiyoruz.

Torba yasa ile dershanelerin kapatılması ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması ile ilgili yasanın içine sıkıştırılan ve 13 Haziran 2014 tarihinde yöneticilik görevinde 4 yılını dolduranların görevlerinin sona erdirilmesi ile ilgili düzenlemenin ilimizde yeni mağduriyetlere yol açmamasını talep ediyoruz. Aksi halde üyemiz olsun ya da olmasın talep edilen her türlü hukuksal yardımın yerine getirileceğini beyan ediyoruz.
Yine sendikamız genel merkezinin Yönetici atama yönetmeliğinin iptali için Danıştay’ a açmış olduğu davada  uzman öğretmenlikle ilgili yürütmeyi durdurma kararına dayanarak  verdiğimiz 02 Mayıs 2014 tarihli yazımız uyarınca, isteğe bağlı, sınav sonucuna göre, norm fazlası ve çalışma süreleri ile ilgili yönetici atamalarına ilişkin işlemlerin yeni mağduriyetler yaratmadan ivedilikle yerine getirilmesini istiyoruz.
Bunların dışında 4+4+4 sistemi uyarınca 2014-2015 öğretim yılı için kesin dönüşümleri yapılacak olan okulların listelerinin 16 Mayıs 2014 tarihinde il içi tayin isteme süresinin dolmasını beklemeden yayınlanmasını aksine durumda dönüşecek okulların bilinmeyişleri nedeniyle öğretmenlerin mağdur olacağının bilinmesini istiyoruz.
            Eğitim ve Bilim işkolunda demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimin savunucusu olan sendikamızın Zonguldak şubesi olarak çalışanların iş yaşamlarını kolaylaştırıcı her türlü konuda Milli Eğitim Müdürlüğümüze gereken yardımı yapacağımızın aksine durumlarda her türlü hukuksal yol başta olmak üzere alanları kullanacağımızın bilinmesini ister, çalışmalarınızda başarılar dileriz.


17 MAYIS MADEN ŞEHİTLERİ ANILACAK

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) bir basın açıklaması yaparak 17 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi Yeni Servis Kuyusu -540 kodunda taşeron şirketin çalıştığı hazırlık galerisinde meydana gelen grizu faciasında hayatlarını kaybeden 30 maden işçisi için anma töreni düzenleyeceklerini bildirdi.
Açıklama şöyle;
“Madenciler olarak 17 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi’nde hazırlık işlerini yapan  taşeron şirkette meydana gelen grizu faciasında 30 arkadaşımızı, 7 Ocak 2013’te Kozlu’da 8 arkadaşımızı yitirdik.
13 Mayıs’ta Soma’da tüm ülkenin yüreğini yakan bir taşeron felaketini daha yaşadık.
Büyük bir acı içindeyiz
Maden Şehitlerimizi anmak ve taşeronlaşmanın sonuçlarına dikkat çekmek için Karadon faciasının 4. yıldönümünde Karadon Yeni Servis Kuyusu başında bir anma töreni düzenleyeceğiz.
Tüm maden şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz”.

17 MAYIS MADEN ŞEHİTLERİNİ ANMA TÖRENİ
Tarih          : 17 Mayıs 2014 Cumartesi
Saat            : 07.30
Yer             : Karadon Yeni Servis Kuyusu Alanı


­­­­­­­­­­­­­­­­­______________________________________________________________________

15 Mayıs 2014 Perşembe

OSMAN TUTKUN “SOMA’da kelimelerin anlatamadığı bir acı yaşanıyor”


13 Mayıs 2014 tarihinde SOMA’da maden ocağında meydana gelen faciada yaşamını yitiren yüzlerce madenci için ülke genelinde TÜRK-İş, DİSK, KESK, Birleşik Kamu-İş, TMMOB ve TTB’de örgütlü çalışanlar 15 Mayıs 2014 tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Ülke genelinde on binlerce çalışan alanlara çıkarak Türkiye tarihinin en büyük maden faciasının sorumlularını ve iktidarı protesto etti.
Türk-İş’in aldığı 1 günlük iş bırakma ve iş yerlerinde 3 dakikalık saygı duruşu kararı doğrultusunda Genel Maden İşçileri Sendikası’nın (GMİS) örgütlü olduğu Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Maden Tetkik Arama (MTA), HEMA AŞ, STAR Lmtd. Şti’nde çalışan işçiler 14 Mayıs 2014 tarihinde 16-24 vardiyasında, aynı gece 24-08 vardiyasında 3 dakikalık saygı duruşunda bulundu. GMİS Şube başkanları ve işyeri temsilcileri tarafından saygı duruşu öncesi,  Türk-İi’in aldığı kararlar doğrultusunda hazırlanan basın bildirisi okundu.
15 Mayıs 2014 tarihinde sabah 08-12 vardiyasında işyerlerinde toplanan  TTK, MTA, HEMA, STAR çalışanları örgütlü oldukları GMİS  Genel Merkez ve Şube Yöneticilerinin öncülüğünde 3 dakikalık saygı duruşu eylemi ve ardından GMİS Yöneticilerinin okuduğu basın bildirisinin ardından işyerlerinde 1 günlük çalışmama hakkını uygulamaya başladılar.
GMİS Üzülmez Şube Başkanı Ergin CİN
“SOMA faciası Türkiye için kara leke olarak dünya tarihinde yer alacaktır.”
14 Mayıs 2014 tarihinde maden faciası nedeniyle gittiği SOMA dönüşü,  doğrudan TTK Üzülmez Müessesine geçen GMİS Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun beraberinde GMİS Üzülmez Şube Yönetimi ile birlikte Asma İşletmesi Kuyu başında 24-08 vardiyasında gelen ve 16-24 vardiyasında işten çıkan işçilere, 3 dakikalık saygı duruşu ve Üzülmez Şube Başkanı tarafından okunan basın bildirisinin ardından, SOMA Faciası hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Tutkun’un  kaza hakkında verdiği bilgilendirme öncesi ,GMİS Üzülmez Şube Başkanı Ergin CİN, saygı duruşu öncesi Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda uygulamaya konan 1 günlük iş bırakma eylemi ve Soma’da yaşanan facia hakkındaki basın bildirisini okudu. Okunan basın bildirisinde özetle şu görüşlere yer verildi.
“Manisa Soma’daki maden ocağında yaşanan trafo patlaması sonucunda meydana gelen kazada çıkan yangın sonucu şuan ki rakamlara göre 232 arkadaşımız yaşamını yitirdi. Ve içerde halen kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Türk-İş Yönetimiyle birlikte Genel Başkanımız Eyüp Alabaş’tan oluşan Sendika heyetimiz de arama kurtarma çalışmalarını Soma’da takip ediyorlar.
Sendikamızın üst kuruluşu olan Türk-İş ülke genelinde kendisine bağlı sendikaların bulunduğu tüm işyerlerinde meydana gelen kazada yaşamını yitiren şehitlerimiz için 3 dakika iş başında iş bırakarak saygı duruşunda bulunma kararı aldı.
Bu alınan karar doğrultusunda bizlerde bugünden itibaren 3 vardiya da, kuyu başlarında tüm maden şehitlerimiz için 3 dakika saygı duruşunda bulunacak, ülkemizdeki taşeronlaşma, sendikasızlaştırma ve iş cinayetlerini protesto edeceğiz.
Ayrıca yine Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda (yarın) 15 Mayıs 2014 Perşembe günü iş yerlerine gidecek ancak yaşanan bu iş cinayetini, taşeronlaşma ve iş cinayetlerini protesto etmek amacıyla 1 gün sureyle çalışmayacağız.
Değerli madenci arkadaşlarımız
Son yıllarda yaşadığımız iş cinayetlerine ne yazık ki bir yenisi daha eklenmiş ve şuan itibarıyla 205 arkadaşımız şehit olmuştur.
1992 yılında Kozlu’da meydana gelen ve 263 arkadaşımızın şehit olduğu maden faciasından sonra yaşanan en büyük maden faciasıdır.
Bu facia ülkemizi bir taşeron cennetine çevirenlere, taşeronlaşmayı temel çalışma haline getirenlere, ülkemizi sömürü cennetine getirenlerin alnında bir kara leke olarak dünya tarihinde yer alacaktır.”
Tutkun “Şehit madencinin avcunda oğluna elveda yazıyordu”
Basın bildirisinin okunmasının ardından 3 dakikalık saygı duruşu sonrasında GMİS Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, SOMA faciası hakkında ve sonrasında yaşanan gelişmeler hakkında işçilere bilgi verdi.
Tutkun şunları söyledi. “ Arkadaşlar SOMA’dan şimdi geldim. Orada yüreklerin dayanması mümkün olmayan bir felaket yaşanıyor. Allah böyle bir şeyi bir daha yaratmasın. Orada insana, işçiye değer verilmediğinin en büyük örneği yaşanıyor. Bizim sendika olarak yıllardır dile getirdiğimiz ve 2010 Karadon, 2013’te Kozlu’da, Balıkesirde, Elbistanda yaşanan felaketin faciaya dönüştüğü yer şuan SOMA.
Orada yaşananları anlatmak mümkün değil. Sizlere anlatmakta zorlandığım, dilimin sözlerimi dökemediği bir anekdotu anlatayım. Arkadaşlar şehit olan bir madencinin avcunda ne yazıyordu biliyor musunuz? “Oğlum elveda” yazıyordu. Bunun ne demek olduğunu ancak, her gün evinden ailesi ile vedalaşarak giden bizler anlayabiliriz.
Biz yıllardır taşeron demek ölüm demek dedik. Ve bugün bunun faciasını yaşıyoruz. Bu firma daha önce burada Üzülmez’de saha almaya çalıştı. Esas amacı Üzülmez’i almaktı, müsaade etmedik. Ve o da gitti Türkiye Kömür İşletmelerinden (TKİ) burasını, çıkardığı kömürünün tamamının alım garantisi ile burayı redavans usulü ile aldı. Ve o şirket buradan da işçi topladı oraya giderken. Ve orada yaşamını yitirenlerin içinde Zonguldaklı kardeşlerimiz de var.
Arkadaşlar, Türk-İş, KESK, DİSK, BİRLEŞİK KAMU İŞ, TMMOB, TTB 15 Mayıs 2014 tarihinde örgütlü oldukları tüm işyerlerinde 1 gün iş bırakma kararı aldı. Bizlerde bu karar doğrultusunda bu vardiyadan itibaren 1 günlük iş bırakma eylemini başlatıyoruz. Arkadaşlarımız iş elbiseleri giymiş olarak, işe geliş kartlarına basacaklar ve işyerlerinde bekleyerek üretimden gelen gücünü kullanarak çalışma haklarını uygulamaya koyacaklar.”

15 Mayıs 2014 tarihinde sabah 08-24 vardiyasında da başta TTK ‘ya bağlı Müesseslerde ki işyerlerinde olmak üzere, MTA, HEMA AŞ. STAR Lmtd. Şti’de çalışan işçiler GMİS Yöneticileri öncülüğünde 3 dakikalık saygı duruşu, basın bildirisi ve maden şehitleri için okunan dua sonrasında  iş bırakma eylemini uygulamaya koydular. 

EMEĞİN BAŞKENTİ, SOMA FACİASI NEDENİYLE EYLEM YAPTI

 
Emeğin Başkenti Zonguldak’ta Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirket tarafından işletilen maden ocağında meydana gelen facia nedeniyle özelleştirmeler ve taşeronlaştırmalar 15 Mayıs 2014 tarihinde düzenlenen yürüyüşle protesto edildi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) çalışan madenciler TÜRK-İŞ’in aldığı karar doğrultusunda yaptıkları bir günlük çalışmama eylemini kent merkezine taşıdı.
Maden işçileri, Fevkani Köprüsü üzerinde yere yatarak “Güzel ölmek istemiyoruz”, “Her yer Soma, he yer Zonguldak” sloganlarını attı.
Bölgelerinden Zonguldak kent merkezine gelen Madenciler, Madenci Anıtı’nda Demokrasi Platformu bileşenleri ve öğrenci gruplarıyla buluştu.
Binlerce kişi Madenci Anıtı’ndan Maden Şehitleri Anıtı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Yürüyüş sırasında “Her yer Soma her yer Zonguldak”, “Güzel ölmek istemiyoruz”, “Susma haykır taşerona hayır”, “işçi memur elele genel greve”, “Katiller hesap verecek”,  “Maden işçisi direnişin simgesi” sloganlarını attılar.
Maden Şehitleri Anıtı’nda Soma maden şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Bu sırada limandaki gemiler sirenlerini çaldı.
Maden Şehitleri Anıtı’nda burada bir konuşma yapan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, “Emekçilerin canlarını hiçe sayanlar hesap vermelidir” dedi.
Uludağ şöyle konuştu;
“Değerli arkadaşlarım, sevgili öğrenciler, değerli emek dostları,
13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirketin işlettiği maden ocağında meydana gelen faciada, son olarak açıklanan rakama göre 282 arkadaşımızı kaybettik.
Ve ocakta Zonguldak’tan giden tahlisiye ekibimiz başta olmak üzere çalışmalar devam ediyor.
Bugün, özelleştirmeleri, taşeronlaştırmayı bir kez daha protesto ediyoruz. 2010’da Karadon’da 30, 2013’te Kozlu’da 8 arkadaşımızı taşeron cinayetlerine kurban vermiş, acısını yaşamış bir kentin insanları, maden işçileri olarak güzel ölmek istemiyoruz diye haykırdık. Artık yeter, biz güzel ölmek istemiyoruz.
Manisa Soma’da özel şirketin ocağında meydana gelen faciada yitirdiğimiz arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, maden camiasına
başsağlığı diliyoruz.
Bu kazanın önlenebilir bir kaza olduğunu düşünüyoruz.
İşverene kadar uzanan bir ihmalin devamında, yeterli kontrol ve denetimi yapmayan asıl işveren Türkiye Kömür İşletmeleri’nin ve devletin diğer birimlerinin sorumluluğu vardır.
Biz bu duyarsızlığı protesto etmek 1 günlük çalışmama hakkımızı kullanıyoruz.
Bir kez daha tüm özelleştirmeleri ve taşeronlaştırmaları protesto ediyoruz.
Bu facia, ülkemizi taşeron cennetine çevirenlere, taşeronlaşmayı temel çalışma biçimi haline getirmeye çalışanlara ders olmalıdır.
Bu ülkede köle düzenini hakim kılmak isteyenler, emekçilerin canlarını hiçe sayanlar hesap vermelidir.
Buradan bir kez daha haykırıyoruz, biz insanca yaşamak, insanca çalışmak ve üretmek istiyoruz. Biz güzel ölmek istemiyoruz”.
MADEN ŞEHİDİNİN ANNESİ DUYGULANDIRDI
7 Ocak 2013 tarihinde TTK Kozlu Müessesi’nde taşeron şirketin çalıştığı alanda meydana gelen kazada hayatını kaybeden 8 madenciden biri olan Ahmet Şeker’in annesi Havva Şeker, “Ben Kozlu’da Ahmet’ini kaybettim. Ahmetimi suçladılar. Bana Ahmetimin hesabını vermediler. Şimdi Soma’daki şehitlerin hesabını kime verecekler. Hayatımın sonuna, son nefesime kadar bu hesabı vermeleri için mücadele edeceğim” dedi.
Ardından Soma maden şehitleri için bir maden işçisi tarafından Kur’anı Kerim okundu.



BAŞKAN AKDEMİR: “ACIMIZ BÜYÜK”

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Manisa Soma’da meydana gelen maden faciası ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin büyük bir acı yaşadığını belirten, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir maden faciasında hayatını kaybeden madencilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm Türk halkına başsağlığı diledi. İş güvenliği ve tedbirlerin öneminden bahseden Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, “Manisa Soma’da meydana gelen acı, hepimizi derinden etkiledi. Bu acıyı en iyi bilen bir şehirde yaşıyoruz. Yerin yüzlerce metre derinliğinden ekmek mücadelesi kazanılıp yeryüzüne çıkarılıyor. Hem Manisa, hem de Zonguldak olmak üzere aynı acıları yaşadık. Hiçbir kardeşimizin iş kazası yaşamasını istemiyoruz. Bilimin, teknolojinin ilerlediği bu çağda, bu kadar vahim iş kazalarının olmaması gerekmektedir. İş ehemmiyeti çok ciddi bir konu ve her yerde de olması gerekmektedir. Çalışma koşullarını en iyi hale getirmek için herkesin üzerine düşen görevler vardır ve hepimiz bu konuda mücadele etmeliyiz. İnşallah bu sayı, bu günden itibaren fazlalaşmaz. Yaralanan emekçi kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Hepimizin başı sağolsun.”şeklinde konuştu.

MADEN İŞÇİSİ SOMA İÇİN İŞ BIRAKTI

 
Manisa Somada meydana gelen facianın ardından Türk-İş’in kararına uyan Türkiye Taşkömürleri Kurumu (TTK) maden işçileri eylem yaparak iş bıraktı. Gece vardiyası ve Gündüz vardiyasında çalışan işçiler ocaklara inmedi. Dört vardiyasında çalışacak olan işçilerde ocağa girmeyecekler.
Ocaklara inmeyen maden işçileri şehir merkezinde yürüyüş gerçekleştirerek "Her yer Soma, her yer Zonguldak", "İşçi burada esnaf nerede?" ,"Zonguldak uyuma madenciye sahip çık", "İşçi burada memur nerede?" gibi sloganlar atarak iktidarın taşeron uygulamalarını ve iş cinayetlerini protesto ettiler.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

SOMA MADEN İŞÇİLERİ İÇİN “AYDINLIK NÖBETİ “DEVAM EDİYOR

Manisa Soma'daki maden ocağında meydana gelen patlama ve sonrasında yaşananlara tepkiler Soma’ya çok sayıda maden işçisi gönderen Zonguldak’tan başladı. Öğrenci gruplarının ve bazı STK temsilcilerinin, sanatçıların desteği ile Madenci Anıtı’nda geceden başlayan eyleme katılımlar devam ediyor. ‘Aydınlık nöbeti’ adı verilen eylemlerin aralıksız devam edeceği belirtildi. Eyleme zaman zaman vatandaşlar da destek vererek oturma eylemine katılıyorlar

GMİS OLAY YERİNDE GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş ile Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, GMİS Karadon Şube Başkanı Neşet Cebeci ve Genel Başkan Danışmanı Turhan Oral, Manisa’nın Soma ilçesinde özel bir şirkete ait maden ocağında 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen facianın hemen ardından bölgeye giderek gelişmeleri yakından takip ediyor.
GMİS Yönetim Kurulu, dünyada meydana gelen kazaların yüzde 98’inin önlenebilir kazalar olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı;
“Dünyada meydana gelen iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir kazalar olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. Eğer bir kaza varsa mutlaka ihmal vardır.
Manisa’nın Soma İlçesinde özel bir şirkete ait maden ocağında meydana gelen facianın ve ihmalin kaynağı teknik raporlarla ortaya çıkacaktır.
Biz, Genel Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu üyeleri olarak facianın meydana geldiği ilk andan itibaren tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz.  Daha sonra Genel Başkanımız tarafından detaylı bir açıklama yapılacaktır.
Son açıklanan maden şehidimizin sayısı 205’tir. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Tahlisiye ekibimiz başta olmak üzere tüm kurtarma ekiplerinin çalışmaları ocak içinde belirli bölgelerde sürdürülmektedir. Arama-kurtarma çalışmaları henüz tamamlanmamıştır.
Bu büyük bir faciadır. Faciada hayatlarını kaybeden maden işçisi kardeşlerimize Allah’tan rahmet, başta aileleri ve madencilik camiamız olmak üzere tüm halkımıza başsağlığı, yaralı olarak kurtarılan madencilere acil şifalar dileriz”.

13 Mayıs 2014 Salı

BAŞKAN AKDEMİR ENGELLİLER HAFTASINI KUTLADI

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan ‘Engelliler Haftası’ nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Yapmış olduğu yazılı açıklamasında engelliler haftasını kutlayan Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; “Herkesin eşit yaşama hakkı vardır. Birlikte var olduğumuz insanların yaşam koşullarının farkında olup, onlar için sosyal, ekonomik, kültürel ve en önemlisi günlük yaşamlarını kolaylaştırmak adına duyarlılığımızı asla yitirmemeliyiz.” dedi.
                   Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, engelliler haftası nedeniyle şu görüşlerine yer verdi: “Ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan engelli vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmek ve bu yönde sağlıklı çalışmalar yaparak kalıcı çözümler üretmek tüm toplumun sorumluluğundadır.
                   Hepimizin birer engelli adayı olduğu dünyamızda, engelli vatandaşlarımızı toplumun dışına itmek medeni toplumların içine düşmemesi gereken önemli bir durumdur. Belediyemiz her zaman engelli bireylere engelsiz bir yaşam sağlamak için hizmet üretmeyi kendisine görev edinmiştir. Engelli vatandaşlarımızın yaşama sevinçlerini kaybetmeden, üretken, aktif bireyler olarak toplumsal hayatta rol almalarını ve güçlerini kullanabilmelerini sağlayacak önlem ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusu üzerinde projelerimizi geliştirmek ve uygulama aşamasında da çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Toplumun en hassas meselelerinden biri olan engelli vatandaşlarımızla ilgili sorunların çözümünde duyarlığın artmasına vesile olmasını diliyor, Engelliler Haftasını kutlar, sevgi ve saygılarımı sunarım “



Nisan’da gıda fiyatları yüzde 1.86 arttı

Ailelerin bütçesinde;  en büyük harcama grubunu oluşturan mutfak giderinde Nisan 2014’te mutfak harcaması bir önceki aya göre yüzde 1.86 oranında arttı.
Mutfaktaki yıllık enflasyon yüzde 12 seviyesinde gerçekleşti. Gıda harcamasında meydana gelen aylık yüzde 1,86  lük artış aile bütçesinde bir önceki aya göre yaklaşık 17,90  TL. ek yük getirdi.
Buna göre Şubat 2014’de Zonguldak’ta yaşayan 4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması 962,45 TL oldu.
Nisan 2014’de;  ailenin, gıdanın yanı sıra kira, yakacak, giyim, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür ve eğlence gibi zorunlu harcamalarını da kapsayan asgari geçim düzeyi, diğer bir deyişle Yoksulluk Sınırı 50 TL artış ile 2.714,22 TL oldu.


İl Sağlık Müdürü Bilal Cin “HEMŞİRELİK KUTSAL BİR GÖREVDİR”


        Zonguldak İl Sağlık Müdürü Dr. Bilal Cin, 12-18 mayıs tarihleri arasında hemşirelik haftası kutlayarak, insan hayatının kutsallığında ödün vermeksizin sonsuz gayretle mesleğini icra etmeye çalışan tüm hemşirelerimizin haftasını kutluyorum dedi.
       Dr. Bilal Cin yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi. “ Ülkemizde hemşirelik mesleğinin tüm dünyada öncü ismi kabul edilen Florence Nightingale”nin doğum günü olan 12 Mayıs Dünya Hemşireler günü ve bugünü takip eden hafta ise Hemşireler haftası olarak kutlanmaktadır. İnsan sağlığı göz önüne alındığında, bu yolda gösterilen tüm gayret ve sağlanan hizmetlerin kutsallığı, çok daha büyük önem kazanmaktadır.
        Sağlık hizmetlerinin sunumunda üstlendikleri görev ve sorumluluk anlayışlarıyla hemşirelerimiz sağlık sistemimizin vazgeçilmezlerindendir. Hemşire, bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını koruyan, geliştiren ve hastalık halinde iyileştirme hizmeti veren sağlık ekibinin en önemli öğelerinden biridir. İnsan sağlığından daha önemli ve öncelikli hiçbir şeyin olamayacağı bilinci içersinde her şart altında büyük bir fedakarlık örneği sergileyen hemşirelerimizin verdikleri hizmet, her türlü övgü ve takdirin üzerindedir. Bu fedakarlıkları adına toplumumuz nezdinde kendilerine teşekkür ediyorum, ilimiz genelinde hizmet veren tüm hemşirelerimizin haftasını kutlayarak kendilerine başarıla diliyorum “ dedi.


K BELGESİ İŞLEMLERİ ZONGULDAK TSO TARAFINDAN YAPILMAYA BAŞLANDI

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile TOBB arasında yapılan protokol uyarınca Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, K türü belgelerinin verilmesi hususunda yetkilendirildi.
 Protokol uyarınca K1-K1*-K2-K2*ve K3 belgelerinin alım, ek, devir, düşüm, iptal ve yenileme işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, belge düzenleme işlemlerine 08.05.2014 tarihinden itibaren yeniden başladı.
 Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi 2013 yılında Ulaştırma Bakanlığının yetkilerinin bir bölümünü veya tamamına herhangi bir sivil toplum örgütüne devir edemeyeceğine karar vererek 2005 yılında TOBB ile yapılan protokolün Anayasaya aykırı olduğuna karar vererek 6 ay içinde yasal düzenlemenin yapılması şartını koymuştu. Anayasa Mahkemesinin verdiği yasal sürenin 2013 yılı sonunda bitmesi üzerine Batı Karadeniz Bölgesinde bulunan nakliyeciler K belgesi işlemlerini gerçekleştirmek için  Ulaştırma Bakanlığı Bolu Bölge Müdürlüğüne gidiyorlardı.

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Demir, protokolün yenilenmesi hususunda yaptığı açıklamada K belgelerinin tüm işlemlerinin Zonguldak’ta verilmesinin bölgedeki nakliyeciler için büyük kolaylık olduğunu vurgulayarak, “Üyemiz olsun veya olmasın tüm belge sahiplerinin cezai işlem görmemesi için belge düşümlerini ve ek işlemlerini zamanında yapmasını arzu ediyoruz. K belgesi hususunda bilgi edinmek için odamız K servisini arayabilirler, ayrıca web sayfamızı ziyaret edebilirler. Genelge ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikleri üyelerimize iletmeye çalışıyoruz. Basın yolu ile yaptığımız açıklamalar dışında dergimiz aracılığı ile duyurular yapıp üyelerimizin cep telefonlarına SMS’ler atıyoruz. Diğer meslek örgütleri ve odalar da üyelerinin GSM bilgilerini bize verirse onların cep telefonlarına da SMS atabiliriz. Ancak tüm belge sahipleri bilmelidir ki araç satılınca 60 gün içinde, alındığında ise alındığı gün bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. Aksi takdirde cezai işlem uygulanır” dedi.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

ERSOY’U GÖZYAŞLARI İÇİNDE UĞURLADIK

Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Başkan Yardımcısı ve Demir Medya Genel Koordinatörü usta gazeteci Harun Ersoy’u toprağa verildi.
Bir süredir tedavi gören Ersoy, son olarak 4 gün önce Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış ve burada hayata veda etmişti.
Ersoy için Belediye Kültür Merkezinde bulunan Karaelmas Gazeteciler Derneğinde tören düzenlendi. Törene CHP Zonguldak milletvekili Ali İhsan Köktürk, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir,CHP İl Başkanı Halil Furat, Merkez ilçe başkanı Cemal Şahin, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve yönetim kurulu üyeleri, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, Merkez ilçe Başkanı Ahmet Şehit, Kamusen- İl Temsilcisi Kadir Bacioğlu,  Çelikel Lisesi eski müdürlerinden Can Polat Pamay, Belediye Zonguldak eski başkanı Secattin Gonca, CHP Belediye başkan aday adayı Kenan Köktürk, KGD Başkanı Osman Sav, Demir Medya Genel Koordinatörü Metin Demir, Batı Karadeniz Muhtarlar Derneği Başkanı Şerafettin Nas, Gazeteci meslektaşları ve vatandaşlar katıldı.
Törende Can Polat Pamay, Osman Sav, KGD eski başkanı Atilla Öksüz, CHP Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Belediye başkanı Muharrem Akdemir, Ersoy’un gazeteci kimliğine ilişkin konuşmalar yaptılar.
Ersoy için açılan anı defterine Ali İhsan Köktürk yazı yazdı
Burada yapılan törenin ardından, cenaze Acılık camiine götürüldü. Acılık Camisi’nde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı.
Acılık camisindeki törene, Esnaf Odalar Birliği Başkanı Muharrem Coşkun, Zonguldak eski milletvekili Ali Uzun, Eski Bakanlardan Zeki Çakan, eski milletvekili Polat Türkmen, Belediye Başkanı  Muharrem Akdemir,CHP İl Başkanı Halil Furat, Merkez ilçe başkanı Cemal Şahin, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve yönetim kurulu üyeleri, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, Merkez ilçe Başkanı Ahmet Şehit, Kamusen- İl Temsilcisi Kadir Bacioğlu,  Çelikel Lisesi eski müdürlerinden Can Polat Pamay, Belediye Zonguldak eski başkanı Secattin Gonca, CHP Belediye başkan aday adayı Kenan Köktürk, KGD Başkanı Osman Sav, Demir Medya Genel Koordinatörü Metin Demir, Batı Karadeniz Muhtarlar Derneği Başkanı Şerafettin Nas, ve çok sayıda vatandaşlar katıldı.

 Kılınan cenaze namazından sonra Ersoy’ Asri Mezarlıkta gözyaşları içinde toprağa verildi.
ÖZTÜRK HABER67 Haber Sitesi olarak, Ersoy'a Allah'tan rahmet, ailesine, dostlarına sabır diliyoruz.

ZONGULDAK KARNAVAL YERİNE DÖNDÜ

Zonguldak Kömür spor Ankara Cebeci Stadyumunda Zara Sporu yenerek Şampiyonlukla kucaklaşması Şehirde bayram havasına neden oldu
Hakemin maçı bitiren düdüğü çalması ile birlikte şehir sokaklara taştı.
Ankara’ya giden taraftarların şehre konvoy ile girerek gövde gösterisi yapması ile birlikte şehir karnaval yerine döndü.
Madenci anıtı önünde biriken taraftarlar gecenin ilerleyen saatlerine kadar sloganlar atarak şampiyonluğu kutladılar

SAĞLIK SEN HEMŞİRELER HAFTASINI KUTLADI

Memur-Sen’e bağlı Sağlık-Sen Zonguldak Şube Başkanı Mehmet Ali Kara, Hemşireler haftasını kutlayarak, her yıl 12-18 Mayıs tarihleri Hemşireler Haftası olarak kutlanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin en önemli parçası olan hemşirelerimizin, mesleki konumları ile örtüşen haklar ve çalışma koşulları noktasında önemli sorunları bulunmaktadır dedi..

Kara , yapmış olduğu yazılı açıklamada şunları söyledi.  “ Sağlık Bakanlığı'nın son yıllarda yaptığı alımlara rağmen, geçmişten gelen yanlış istihdam politikaları nedeniyle, hekimlerde olduğu gibi hemşirelik de Türkiye'de istihdam açığı en yüksek meslek gruplarından biri olarak öne çıkmaktadır. İstihdam yetersizliği nedeniyle yoğun iş temposu altında çalışan hemşirelerimiz, halkımızın sağlık hizmet talebinin karşılanması konusunda büyük fedakarlıklarla görevini yerine getirmektedirler.

Bu fedakarca çalışmalar karşısında hemşirelerimiz; çalışma ortamları, sosyal hayatları, ekonomik ve özlük hakları konusunda yaşadıkları sorunlara adil çözümler beklemektedir. Sağlık çalışanlarının yetkili sendikası olarak, her yıl 12-18 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hemşireler Haftası münasebetiyle, çalışanlarımızın mesleki saygınlığına yakışan adil çalışma ortamlarına kavuşması adına şu sorunlara ve taleplere dikkat çekmek istiyoruz:

Ayda ortalama 8 gün nöbet tutma zorunluluğu olan hemşirelerimizin nöbet sürelerinin fazlalığı ailelerine ve diğer sosyal ortamlara katılımını kısıtlamaktadır. Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre hemşirelerimizin yüzde 78’i ailesi ile yeterince vakit geçiremediğini düşünmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ülkemizde 100 bin kişiye düşen hemşire sayısı 236,72 iken AB ülkelerinde 835,53’dür. Açıkça görülmektedir ki aradaki fark oldukça fazladır. Hemşire istihdamı akılcı politikalarla gerçekleştirilerek, çalışanlarımızın üzerindeki yükün bir nebze de olsa atılması sağlanmalıdır.

Hemşirelik mesleği hekimlikte olduğu gibi bilimsel bir disipline sahiptir. Bu nedenle hemşireliğin yardımcı sağlık personeli olarak tanımlanması doğru değildir.

Hemşirelik Yönetmeliği ile görev tanımları ve mesleki sınırlılıkları net bir biçimde ortaya konulan hemşirelerimize, çalıştıkları kurumlarda mesleği ile örtüşmeyen görevler verilmemelidir.

Hemşirelerle birlikte tüm hekim dışı personelin yaşadığı döner sermaye ek ödeme adaletsizliği giderilmelidir.

Döner sermaye ek ödemeleri emekliliğe yansıtılmalıdır.
Fiili hizmet zammından hemşireler de faydalandırılmalıdır.
Vekil ebe-hemşirelik ve sözleşmeli uygulamalarına son verilmelidir.
Anayasal bir zemine kavuşan kadına pozitif ayrımcılık hakkını çalıştıkları kurumlarda hemşirelerimiz de hissetmelidir.

Hemşirelerin mesleğinde ilerlemesi ve uzmanlaşması noktasında gerekli eğitim imkanları sağlanmalıdır.

Sağlık kurumlarında şiddet ve psikolojik tacize en çok maruz kalan kesim olarak hemşireler öne çıkmaktadır. Şiddeti hak olarak gören çevrelerin saldırganlıklarını önleyecek, hemşirelerimiz ve tüm sağlık çalışanlarına güven içinde çalışma ortamları sağlayacak yeterlilikte yasal ve fiziksel önlemler alınmalıdır.

Hemşirelerimiz çalışma hayatının yoğunluğu ile aile sorumlulukları arasında sıkışmaktan kurtaracak tedbirler alınmalıdır. Bu çerçevede 24 saat kreş hizmeti imkanı sağlanmalıdır.

Bu sorunlara ek olarak başta hemşirelerimiz olmak üzere sağlık çalışanlarına yönelen şiddet de ciddi bir tehdit olarak varlığını hissettirmektedir.

Toplumumuzun genel bir sorunu olan şiddet olgusunun son zamanlarda sağlık alanında yoğunlaşması, sağlık çalışanlarının güvenliği konusunu öncelikli sorun haline getirmiştir. Şiddet olaylarının sıklığı ve sağlık çalışanlarına verdiği gerek fiziki, gerek psikolojik hasarlar göz önünde tutulduğunda, sağlık çalışanlarının güvenliğine yönelik kurumsal tedbirlerin yetersizliği net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte hasta güvenliğine ve memnuniyetine yönelik açılımlar geliştiren Bakanlığın, çalışan güvenliğini de sağlayacak caydırıcı tedbirler alması önemli bir zarurettir.

Sağlık-Sen, yukarıda sıralanan sorunların çözüme kavuşması noktasında kararlılıkla sürdürdüğü sendikal mücadelesini gelecekte de aynı kararlılıkla sürdürecektir. Bu düşüncelerle tüm hemşirelerimizin 12-18 Mayıs Hemşireler Haftasını kutluyoruz dedi..


TÜRK SAĞLIK SEN”DEN YUSUF KAYA “YA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Türk Sağlık Sen Zonguldak Şube Başkanı Arzu Kara ve Yönetim Kurulu üyeleri tarafından geçtiğimiz günlerde İl Halk Sağlığı Müdürü olarak görevine getirilen Dr Yusuf Kaya”yı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar dilediler.
    Ziyarette Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Arzu Kara yeni göreve gelen Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya ya ben ve yönetim kurulu üyelerimiz adına yeni görevinin hayırlı ve uğurlu olmasını istiyoruz dedi. Ayrıca Kara, Çalışan personellerin sıkıntıları konusunda fikir alış verişinde bulunduklarını ve özellikle Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı elemanlarının nöbet sorunlarını görüştüklerini belirtti.
        Türk Sağlık Sen Şube Başkanı ve Yöneticilerinin kendisine yapılan ziyaretten oldukça memnun kaldığını belirten Halk Sağlığı Müdürü Dr. Yusuf Kaya ise, sorunları hep birlikte diğer Sivil toplum Kuruluşları ile birlikte çözmeye çalışacaklarını belirterek Türk Sağlık Sen Yöneticilerine tekrar ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
.