8 Kasım 2013 Cuma

BAŞKAN AKDEMİR: “10 KASIM 1938 BİR DEVRİN SONU DEĞİL, ATATÜRK'ÜN BİZLERE MİRAS BIRAKTIĞI CUMHURİYET’İMİZE SAHİP ÇIKMAMIZI HATIRLATMASIDIR”

Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Türkiye Cumhuriyet’inin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 75’inci yıldönümünde onu bir kez daha özlem, saygı ve rahmetle andığını belirtti. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, “Önemli şahsiyetler, fikirleriyle, eserleriyle, fedakâr gayretleriyle anılırlar.” ‘Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir, benim fikirlerimi, duygularımı anlıyorsanız bu kâfidir’ diyen Gazi Mustafa Kemal’in de milletimizden beklediği budur” dedi.


Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, yapmış olduğu yazılı açıklamasında şu görüşlerine yer verdi: “Atatürk, tüm hayatını milletine adamış, Kurtuluş Savaşı'yla kazandığı mutlak bir zaferle tarihine yön vermiş, bilgi ve bilinçle özümsenmiş icraatlarıyla da ülkeye aydınlık bir geleceğin kapılarını aralamış büyük bir liderdir. Atatürk’ün en büyük eseri, kurucusu ve lideri olduğu, milletimizle el ele geliştirdiği Cumhuriyetimizdir. Bizler, bağımsız ve müreffeh bir gelecek için Atatürk’ün fikirleri ışığında ilerleyerek bu mirası bizden sonraki nesillere gururla aktarmak kararlılığındayız. 10 Kasım, Türk Milleti için Atatürk’ü anma günü olduğu kadar, aynı zamanda O’nun ideallerini gerçekleştirme konusundaki kararlılığı gösterme günüdür. Türk Milleti, Ata’sının kendilerine bıraktığı ve yüksek bir ruh ve şuurla sahip çıktığı Cumhuriyeti, daha iyi bir geleceğe taşıma azim ve kararlılığında olacaktır. Atatürk’ün İstiklal Savaşı’nın ardından kurduğu ve milletimize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin titizlikle koruduğu eşsiz bir eserdir. Bize emanet edilen Cumhuriyeti, koruyup geliştirmek ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak, her zaman benimsediğimiz ve canla başla çalışmamızın itici gücü olan şaşmaz hedeflerimizin başında gelmektedir. Unutmamak gerekir ki, 10 Kasım 1938 bir devrin sonu değil, Atatürk'ün bizlere miras bıraktığı Cumhuriyetimizin her bakımdan korunması için yeni bir dönemin başlangıcıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle milletimize yaptığı büyük hizmetler vesilesi ile her an minnet ve şükranla andığımız Büyük lider Mustafa Kemal Atatürk' ü ölümünün 75. yıldönümü olan 10 Kasım 2013 tarihinde bir kez daha minnet ve şükranla anıyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”



GMİS 10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA GÜNÜ MESAJI

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Yönetim Kurulu adına 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.


Alabaş’ın mesajı şöyle;

“Ulusumuz; Ulusal Kurtuluş Savaşımızın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 75. Yılında büyük bir özlemle anıyor.

19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basarak, tüm imkânsızlıklara rağmen, ulus bilinci ve tam bağımsızlık inancıyla başlattığı Kurtuluş Savaşı ile kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, büyük bir değişim ve gelişme yaşadı.

Dünyanın geleceğinin sanayi ile şekilleneceğini bilen Atatürk ve Arkadaşları, Zonguldak ile yakından ilgilendiler. Yabancıların elinde bulunan Zonguldak Kömür Havzası, devletleştirilerek ulusal sanayimize ve Türkiye’ye hizmet eder hale getirildi.

Atatürk’ün “Derin toprakları altındaki servet-i madenîye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir” sözü hayata geçirildi.

Ulusal ve bağımsızlıkçı anlayış, Türkiye’nin hızla gelişmesinin ve dünyanın en güçlü ve onurlu ülkelerinden biri olmasının yolunu açtı.

Bugün bu yolu açan Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü özlemle anıyoruz.

Atatürk’ün ortaya koyduğu ve yaşamı boyunca uyguladığı ilkeler, her türlü zorlukları aşmamıza ve çağdaş medeniyeti yakalamamıza yeter.

Bizler, O’nun ilkelerinin takipçisi olmaya, aydınlattığı yolda ilerlemeye devam edeceğiz.

Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet, saygı, özlem ve şükranla anıyoruz”.





CHP İL BAŞKANI FURAT ATA’NIN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE MESAJ YAYINLADI

Ulu Önder Atatürk’ün ölümünün 75 nci yıl dönümü snedeniyle CHP Zonguldak il başkanı Halil Furat Mesaj yayınladı


Furat’ın mesajı şu şekilde “Büyük önder,fikir , ideal ve eserleriyle bağımsızlığından tarihimize,dilimizden sanatımıza ve benliğimize kadar en gerçek fikirlerin ve en sıcak duyguların içinde, aramızda yaşayan bir öndedir.

Ulu Önder Atatürk,milli mücadele sonrası sağlanan başarının asla yeterli olmadığını düşünerek bir benzerinin dahi yapılması çok güç hatta imkansız olan bir çok devrimler gerçekleştirmiştir.Türkiye Cumhuriyetini kurmak olmuştur. Tanzim ederek hayata geçirdiği devrimler ile Türk ulusuna çağ atlatmış,Türkiye Cumhuriyetinin dünya devletleri arasında saygın konuma yükselmesine vesile olmuştur. İçine bir çok şeyi sığdırdığı kısa yaşamının en son anına kadar memleketine hizmet vermiş olan büyük lider “Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar”diyerek kurduğu Cumhuriyete sahip çıkmasını ve bunun için çok çalışarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılması suretiyle gerçekleşeceğini ifade etmiştir.

Atatürk’ün ölümsüzlüğe uğurlandığı 75.yıldönümünde herkese düşen en büyük görev “Atatürk’ü ve en büyük eseri Cumhuriyeti anlamak ,Cumhuriyetin değerlerini her koşulda korumak Atatürkçü düşünceyi benimsemek,Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımaktır.

Bu duygu ve düşüncelerimle Büyük kurtarıcımız ve liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk saygı ve rahmetle anıyor,Cumhuriyeti’ne her zaman sahip çıkacak ve sana layık bir ulus olmaya devam edeceğiz….”

 SİZ KİMSİNİZ KARDEŞİM
AHMET ÖZTÜRK
Bu aralar gazetecilik mesleği adına utanç verici olaylar yaşanıyor.
Yerel seçim yaklaştı ya, Gazeteci kimliği adı altında şantaj, tehdit, aba altında sopa göstermeler, gerek yerel basın, gerek Ulusal basın ve Sosyal Medyada yoğunluk kazandı.
Reklam alamadı ve onların tabiri ile ‘ Arpayı’  toplayamadı iseler…  Vurun abalıya

Ya kardeşim Siz kimsiniz?

Adam aday olur, Proje üretir veya üretmez. Seçilir ya da seçilmez.
Demokratik ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de da seçme ve seçilme hakkına sahip olan her birey aday olabilir. Oyunu ver ya da verme.
Ama daha şimdiden aday adaylarını karalamak, ‘ Tu kaka ‘  demek sizin ne haddinize?
Hele birde bunu "gazetecilik" adına yapıyorsanız, adınız ve konumunuz ne olursa olsun, sizin bu meslekte yeriniz yok demektir…
İşin kötüsü de bu tipler "gazeteciler i "sosyal medyada" kendilerine yer bulduğunu zannederek cirit atıyorlar. Ona küfür, buna küfür. Ya kardeşim Siz Kimsiniz?


Ayıp, Ayıp

Adının başına Gazeteci sıfatını ekleyen ve bu şehirde Sadece kendinin her şeyi bildiğini sananlar var. Ona buna saldıranlar var.
Kimsenin Avukatlığını yapacak değilim. Benim derdim gazeteci kisvesi adı altında yapılan şantajlar.
Kimlerin kimlere nasıl tezgâh kurduğunu bu şehirde az çok bilirim.
Yazarken çizerken çok dikkat edeceksiniz bazı yazılarlınıza…
Bu şehirde ‘ bugün hangi Belediye'nin kafasını koparalım' diyen gazeteci ve gazete patronlarını iyi bilirim…
Ama bu mesleğe gönül vermiş, doğru ve dürüst insanları da lekelemeyim lütfen.
Gazetecilik mesleğini de kirletmeyin.
Yapıyorsan adam gibi yap. Belgelerini koy, Kamuoyunu aydınlat. Buna kimsenin lafı olmaz. Ama kafalarda soru işareti bırakan yazılar aydınlatıcı olmuyor.
‘ Ben yazdım veya yazarım’  demek hiç olmuyor. Bu olsa olsa Ayıp’ın en daniskası oluyor

YA KİMSİNİZ KARNDEŞİM SİZ !

Bu aralar gazetecilik mesleği adına utanç verici olaylar yaşanıyor.
Yerel seçim yaklaştı ya, Gazeteci kimliği adı altında şantaj, tehdit, aba altında sopa göstermeler, gerek yerel basın, gerek Ulusal basın ve Sosyal Medyada yoğunluk kazandı.
Reklam alamadı ve onların tabiri ile ‘ Arpayı’  toplayamadı iseler…  Vurun abalıya

Ya kardeşim Siz kimsiniz?

Adam aday olur, Proje üretir veya üretmez. Seçilir ya da seçilmez.
Demokratik ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de da seçme ve seçilme hakkına sahip olan her birey aday olabilir. Oyunu ver ya da verme.
Ama daha şimdiden aday adaylarını karalamak, ‘ Tu kaka ‘  demek sizin ne haddinize?
Hele birde bunu "gazetecilik" adına yapıyorsanız, adınız ve konumunuz ne olursa olsun, sizin bu meslekte yeriniz yok demektir…
İşin kötüsü de bu tipler "gazeteciler i "sosyal medyada" kendilerine yer bulduğunu zannederek cirit atıyorlar. Ona küfür, buna küfür. Ya kardeşim Siz Kimsiniz?


Ayıp, Ayıp

Adının başına Gazeteci sıfatını ekleyen ve bu şehirde Sadece kendinin her şeyi bildiğini sananlar var. Ona buna saldıranlar var.
Kimsenin Avukatlığını yapacak değilim. Benim derdim gazeteci kisvesi adı altında yapılan şantajlar.
Kimlerin kimlere nasıl tezgâh kurduğunu bu şehirde az çok bilirim.
Yazarken çizerken çok dikkat edeceksiniz bazı yazılarlınıza…
Bu şehirde ‘ bugün hangi Belediye'nin kafasını koparalım' diyen gazeteci ve gazete patronlarını iyi bilirim…
Ama bu mesleğe gönül vermiş, doğru ve dürüst insanları da lekelemeyim lütfen.
Gazetecilik mesleğini de kirletmeyin.
Yapıyorsan adam gibi yap. Belgelerini koy, Kamuoyunu aydınlat. Buna kimsenin lafı olmaz. Ama kafalarda soru işareti bırakan yazılar aydınlatıcı olmuyor.
‘ Ben yazdım veya yazarım’  demek hiç olmuyor. Bu olsa olsa Ayıp’ın en daniskası oluyor

7 Kasım 2013 Perşembe

ZONGULDAK TSO BAŞKANI VE YÖNETİMİ’NDEN BAŞKAN AKDEMİR’E ZİYARET

                Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Demir ve  TSO yönetim kurulu üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir’i makamında ziyaret etti. Zonguldak’ın gelişmesi ve kalkınması adına Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile fikir alışverişinde bulunan yönetim kurulu üyeleri, özellikle limanda yaşanan aksaklıklara dikkat çekti.
                Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; “Ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Ticaret ve Sanayi Odası her ilin olmazsa olmazlarındandır. Sizler Zonguldak’ta önemli işlere imza atmaya çalışıyorsunuz. Zonguldak’ın gelişmesi adına, özellikle şehrimizin bugünkü bulunduğu ortamdan olumlu şekilde gelişmesi adına, TSO Başkanımız hükümet nezninde de gerekli görüşmeleri yapıyor. Zonguldak ile ilgili duruşumu ve görüşümü açık ve net olarak söylüyorum. Özellikle ÇATES ve Filyos Vadi Projesi konusundaki görüşümü net bir şekilde ifade ediyorum. Kömürün varlığını hiç kimse inkâr edemez. O anlamda kömürümüzü iyi değerlendirmek gerekiyor. Kardemir yönetim kurulu üyeleri bizleri ziyaret ettiler. ‘TTK’nın çıkardığı bütün kömüre talibiz’ dediler. Bu çok güzel bir şey. Bir sahil kentinin limanını yok edilemez. Sahil kentinde liman olmaz mı? Bu sahil kentinin ne anlamı var o zaman. Limanın ne şekilde büyütülmesi gerekirse onu sağlayacaksın. Bunu da hep beraber yapmak lazım. Gerek TTK, gerek Gümrük, gerek siyasetçiler, işadamları, belediye yani herkes destek olmalı.” şeklinde konuştu.

               TSO Meclis Başkanı Zafer Sağlam ise; “ Bugünkü toplantımızdaki gündem de liman vardı. Başkanımızla da aynı şeyi paylaştık. Limanı büyütmekten önce, olanı rantabl bir şekilde çalıştırılması gerektiğini konuştuk. Bu arada sizlerin, TTK’nın ve Gümrük’ün hep beraber işbirliği ile limanımızın 24 saat hizmet veren bir liman haline getirmemiz gerektiği inancındayız. Çünkü, son bir haftadan beri şehrimizin her yerinde tırları her an her yerde görmekteyiz. Onlarda istedikleri verimi alamıyorlar. Trafik konusunda da Zonguldak alt üst oluyor. Hep beraber biraya gelirsek buna çözüm getireceğimize inanıyorum. Tabi burada bizi Bakanlığımızın ve siyasilerimizin de bizleri desteklemesi gerekiyor. Ayrıca meclisimizde de görüştük Zonguldak’ın yol sorunu, gerek İstanbul istikameti ve gerek Ankara istikameti olmak üzere içler acısı. Önümüz kış, su birikintileri olacak yollarda ve kazalar meydana gelmemesi için şimdiden Karayolları yetkililerimizi uyarıyoruz. Kozlu çıkışında bir tünelimiz yapılıyor, ikinci tünelimizin kullanılacağı söyleniyor. Aynı projede hemen yanında ikinci bir tünelin yapılacağı yetkililer tarafından söyleniyor. Konuşarak sorunlarımız bitmiyor, birbirimizi destekleyerek sorunları çözebileceğimize inanıyorum.” şeklinde konuştu. 

MADENCİ ANITI YARIN AÇILIYOR



Karaelmas diyarının simgesi olan ve Zonguldak’ın derin toprakları altından çıkarılan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi servet-i medeniye olan taş kömürünün madenci tarafından çok zor şartlar altında çıkarılmasını anlatan ve ayrıca Zonguldak ve ülke ekonomisine ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Madenci Anıtı Projemizin açılışı 8 Kasım Uzunmehmet’i Anma ve Kömür Günü’nde açılışı yarın saat 14:00’de yapılacak. 

6 Kasım 2013 Çarşamba

Maden işçisi, Kıdem Tazminatı’nasahip çıkıyor

Çalışma hayatında kıdem tazminatına yönelik tartışma ve yeni düzenlemeler yapılacağı yönündeki haberlere maden işçisi tepki gösterdi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi Gelik İşletmesi’nde çalışan bir grup madenci, vardiya çıkışında Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Karadon Şube Başkanlığı önünde toplanarak bir bildiri okudular. Madenciler, Sendikalarının kıdem tazminatı yönelik tutumunu desteklediklerini ve mücadeleye hazır olduklarını duyurdular.
MADENCİ; SENDİKAMIZIN, KIDEM TAZMİNATI İLE İLGİLİ
DURUŞUNU DESTEKLİYORUZ
İşçiler adına bildiriyi maden işçisi İsmet Hacıbektaşoğlu okudu. Hacıbektaşoğlu, “Bugün burada toplanmış olmamızın nedeni siyasi iktidarın, işçi sınıfının en önemli kazanımı olan kıdem tazminatına karşı hazırlamış olduğu yeni yasa tasarısına karşı çıkmak ve bu konudaki tutumunu bildiğimiz Genel Maden İşçileri Sendikamıza destek vererek daha aktif tutum alması için yanında olduğumuzu bildirmektir.
Türkiye işçi sınıfının önderi maden işçilerinin ve sendikasının her konuda olduğu gibi bu konuda da gerekli mücadeleyi en iyi şekilde yapacağına olan inancımız tamdır.
Siyasi iktidarın işçileri bölmek için ortaya attığı “eski haklara dokunulmayacak” türünden söylemlere itibar etmeyeceğimizin ve eski işçi-yeni işçi ayrımı yapmaya çalışarak bizlerin mücadele azmini kırmaya çalışanlara en iyi cevabı vereceğimizin bilinmesini istiyoruz” dedi.
Maden işçilerini şube binası önünde karşılayan GMİS Karadon Şube Başkanı Neşat Cebeci, Şube Sekreteri Adnan Tıska, Şube Mali Sekreteri Seyfi Özkaynak ve Şube Teşkilat Sekreteri Hamza Açıkgöz, maden işçisinin her zamanki duyarlılığı ve mücadele azminin gurur vereci olduğunu dile getirdiler.
CEBECİ; MADENCİ, GEREKENİ YAPMAYA HAZIRDIR
İşçileri hitaben bir konuşma yapan GMİS Karadon Şube Başkanı Neşat Cebeci, “Kıdem tazminatı hakkımızdır. Çeşitli gerekçelerle sürekli önümüze getirilmesini kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemeler karşısında maden işçileri Türkiye’ye örnek olacak duruşu sergileyecek mücadele azmine, bilgisine, tecrübesine, cesaretine ve kararlılığına sahiptir” dedi.
Cebeci şöyle konuştu;
“Öncelikle Genel Maden İşçileri Sendikası ve Karadon Şubesi olarak hoş geldiniz diyorum.
Burası GMİS Karadon Şube Başkanlığı. Bugün burada olmanız çok önemli. Buraya kendi isteğiyle, duyarlılık göstererek gönüllü olarak gelen tüm arkadaşlarımız şunu çok iyi biliyor ki 1990-1991 yıllarında Türkiye işçi sınıfına örnek olmuş işçi hareketinin mimarı olan, işçi sınıfının önderi maden işçilerinin, hak kayıpları söz konusu olduğunda birlik beraberliklerini göstermeleri çok önemliydi. Bu nedenle hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz.
Gündemde kıdem tazminatı var. Hükümetin değişiklik yapmak istediği, hakkımız olan kıdem tazminatı, çalışanlara 1936 yılında 3003 Sayılı kanunla verilmiştir. 45 günlük kıdem tazminatı hakkı 1961 Anayasasıyla onaylanmış ancak 1980 darbesi sonrası 30 güne düşürülmüştür. Bugün ise yüzde ellisini daha geri almak istiyorlar. Bu girişimlere karşı mücadele azmi ve kararlılığınızı göstermek için buradasınız.
Kıdem tazminatı, çalışanların emekliliklerinin güvencesi demek, ev sahibi olabilmeleri demek, çoluk-çocuklarını evlendirebilmeleri demek. Çalışırken iş güvencesi demek.
1980 darbesiyle 30 güne düşürülen kıdem tazminatı hakkımızı, resmi bir teklif olmasa bile basından öğrendiğimiz kadarıyla bu Hükümet yüzde 50’nin de altına düşürmek istiyor. Yeni kayıplarla karşı karşıya kalacağız.
Rafa kaldırıldı denilen düzenlemeler, üç gün sonra raftan indirilip yeniden gündeme getiriliyor. Bu tavır moral bozucudur.
Kıdem tazminatı hakkımızdır. Çeşitli gerekçelerle sürekli önümüze getirilmesini kabul etmiyoruz. Kıdem tazminatı ile ilgili düzenlemeler karşısında maden işçileri Türkiye’ye örnek olacak duruşu sergileyecek mücadele azmine, bilgisine, tecrübesine, cesaretine ve kararlılığına sahiptir.
Bu mücadelenin önderliğini yapacak olan da Genel Maden İşçileri Sendikası’dır. Kimsenin bundan en küçük bir şüphesi dahi olmasın.

KIDEM TAZMİNATINA DOKUNULMASI GENEL GREV DEMEKTİR
Türk-İş Genel Kurulları’nda kıdem tazminatıyla ilgili hakları geri götürecek her türlü girişimin genel grev kararı sayılacağı karar altına alınmıştır.
Siyasi iktidara “istihdam yaratıyoruz, kıdem tazminatı yüktür” diyerek baskı yapan işverenlere sesleniyorum. Kefenin cebi yok. Biz kazandığımız hakları asla geri vermeyeceğiz. Böyle bir tasarı gündeme geldiğinde dünyayı başlarına yıkarız.
Kıdem tazminatı bugün çalışanlar tarafından kazanılmamıştır. Bizler de gelecek kuşaklara bu hakkı devretmek mecburiyetindeyiz.
Kıdem Tazminatı, 1936 yılında ruhu şad olsun, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından verilmiştir. Onların verdiği kazanımlara el uzatanların ellerini kırarız.
Kıdem tazminatı bizim hakkımızdır ve asla teslim etmeyeceğiz ve bizim için tartışma konusu bile değildir.
Maden işçisi tarihinde de görüldüğü gibi mücadele azim ve kararlılığına, tecrübesine sahiptir. Hiç kimse bizi karşısına almasın.
Biz maden işçileri. Bizi karşısına almaya kalkışanlara karşı hukukun dışına çıkmayız ama gerekeni de yaparız”.
Maden işçileri, “Tazminata uzanan eller kırılsın”, “iş ekmek yoksa barış da yok”, “susma sustukça sıra bize gelecek”, “İşçi-sendika omuz omuza” sloganlarını attı.


SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ORGAN BAGIŞI YAPMAYA DAVET ETTİ “Her Bağış Yeni Bir Hayattır”

               Zongudak İl Sağlık Müdürü Dr.Bilal Cin 3-9 Kasım tarihleri arasında düzenlenen “ Organ Bağışı Haftası “ etkinlikleri kapsamında halkımızıı organ bağışı yapmaya davet ediyoruz dedi.
Dr. Bilal Cin yapmış olduğu yazılı açıklamada şöyle dedi. “ Toplumuzda organ bağışı konusundaki farkındalığın artırılması amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Kasım tarihleri “Organ Bağış Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biridir. Bu konu hakkındaki farkındalığı artırmak ve yapılan organ bağışı sayısını artırmak için Bakanlığımız tarafından 3-9 Kasım “Organ Bağışı Haftası” olarak ilan edilmiştir.
Bugün ülkemizde 23.529 kişi bekleme listesinde organ beklemekte iken, kadavra organ bağışındaki yetersizlik nedeniyle sadece 2012 yılında 1779 vatandaşımız organ nakli olamadan hayatını kaybetmiştir. Bakanlığımızca ruhsatlandırılmış tam donanımlı 111 nakil merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlerde dünya çapında deneyime sahip, tecrübeli ekipler görev yapmaktadır. Bu merkezlerimizde yapılan transplantasyonlarda, yüzde 96’lara varan sağ kalım oranı ile çağdaş ülkelerle eşdeğer başarıda organ nakilleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca bakanlığımız tarafından “Türkiye Organ ve Doku Nakli Bilgi Sistemi” kurulmuş olup organ dağıtımı en adaletli ve şeffaf şekilde yapılmaktadır. Ancak tüm bu çalışmalara ve sağlanan artışa rağmen, organ bağışı oranlarında henüz istenilen düzeylere ulaşılamamıştır. Avrupa’da yüzde 75 olan aile bağış oranı ne yazık ki ülkemizde yüzde 24 seviyesindedir.
Organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olunması, bu dileğin iki tanık huzurunda sözlü olarak yapılması, ayrıca bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi yeterli olacaktır. Bunun için en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak 'Doku ve Organ Bağışı' belgenizi alabilirsiniz. Sağlıklı her organ bağışlanabilir. Son olarak dinen de herhangi bir sakıncası bulunmayan organ bağışına bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Unutmayalım ki bir gün bizim de organ bağışına ihtiyacımız olabilir “

Çatalağzı Belediye Başkanı Alim’den Alabaş’a Ziyaret

Çatalağzı Belediye Başkanı Mehmet Alim, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş’ı  ziyaret etti.
Çatalağzı Belediye Başkan Yardımcısı Evgin Acar,  Fen İşleri Müdürü Veli Çetin’in de hazır bulunduğu ziyarette Alim, halen yapımı devam eden Çatalağzı ve Havalisi Şehitler Anıtı konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek; “ Çatalağzı ve havalisinde bu vatan için, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında, terör saldırılarında ve maden ocaklarımızda canını vermiş şehitlerimizi yad etmek için böyle bir anıt yapmayı düşündük. İnşa çalışmalarımız halen devam ediyor. Sayın Başkanımız da bu konuda hertürlü desteklerini esirgemediler. Kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.
GMİS Genel Başkanı Alabaş; “Sayın Başkanımız böylesine anlamlı bir projeyi hayata geçirdikleri için kendisine teşekkür ediyoruz ve kutluyoruz” dedi.

5 Kasım 2013 Salı

Zonguldak TSO Başkanı M. Salih Demir, Zonguldak limanındaki aksaklıklara dikkat çekti:“TÜRKİYE’DE 24 SAAT ÇALIŞTIRILMAYAN TEK SINIR KAPISI”

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Salih Demir, yaptığı açıklamada Zonguldak Limanında yaşanan aksaklıklara dikkat çekerek yetkilileri duyarlı olmaya çağırdı. Zonguldak Limanının ticaretini Gümrük Müdürlüğü, TTK Liman İşletmesi ve Tarım İl Müdürlüğü’nün koordineli çalışmasıyla olabileceğine dikkat çeken Zonguldak TSO Başkanı Demir, “Bu kurumlardan birinin dahi yetkilisinin olmaması durumunda işlemler yapılamamaktadır. Özellikle gece gelen gemiler limana dahi alınamamakta ve tırlar inememektedir. Mesainin başlamasıyla işlemlerin yapılmasının ardından tırların inişine izin verildiği için limanda yığılmalar oluşmaktadır. Bu yığılmalar narenciye sezonunda iki katına çıkıyor. Gelen tırlar bekletildiğinden liman ve şehir tıkanıyor. Gidecek tırlar gemiye yüklenemiyor. İşlemler yavaş yapıldığından ve 24 saat çalışmaması nedeniyle ticaret aksıyor, limanımızı kullanması gereken tırlar bile karayolunu tercih eder duruma geliyor. Kurumların tek mesai üzerinden çalışması ve dişlilerin aksamasıyla çark dönmez duruma geliyor” dedi. 

“IŞIKLANDIRMASI YAPILDI” 
Bu sorunla ilgili TTK’da yaklaşık 5 ay önce Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlu ve eski Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız’ın da katıldığı toplantı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan M. Salih Demir, “Yetkililerden işletmenin 24 saate dönüştürülmesini istedik. Bize aydınlatmanın yetersiz olduğunu belirtmeleri üzerine çalışan firmalar kendi aralarında para toplayıp 70 tane 1000’lik projektörler alıp taktırdı. Aydınlatma beğenilmeyince tekrar ışıklandırılıp istedikleri düzeye getirildi. Diğer eksiklikler de tamamlandı, buna rağmen hala 24 saat çalıştırılmıyor” dedi.

“24 SAAT ÇALIŞSA TİCARET 3 KATINA ÇIKAR”
Zonguldak’ın İstanbul ile birlikte Ro Ro seferlerinin yapıldığı iki limandan biri olduğuna dikkat çeken Başkan Demir, şunları söyledi:
“Zonguldak Limanından senede 35 bin tır Ukrayna, Rusya ve Kazakistan’a gidiyor. Bu sene daha da artmasını bekliyoruz. Ukrayna’nın 2, Rusya’nın da bir limanına çalışan her gemimiz 70-80 tır alabiliyor. Gemiler dolduğundan tırlar hemen gönderilemiyor. Bununla birlikte gece çalışılmadığından birçok tır Ukrayna, Kazakistan ve Rusya’ya gitmek için sınır kara kapılarını tercih etmek durumunda kaldığından ticaret de azalıyor. Aksaklıkların verdiği sıkıntılarla birlikte her tır şoförünün şehrimizde 100 dolar harcadığı düşünülürse esnafımızın gelir kapısının da zarar gördüğü ortaya çıkıyor. Aksaklıkların giderilmesi ve 24 saat işletilmesi durumunda ticaretimiz 2-3 katına çıkar.”
   
       Ukrayna, Rusya ve Kazakistan ile ticaretin aksamaması, ülke ve Zonguldak ekonomisinin daha da gelişmesi için sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini belirten Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Demir, ayrıca limanın çok kirli olduğunu da belirtip, yetkilileri daha duyarlı olmaya çağırdı

4 Kasım 2013 Pazartesi

CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Aydın, KGD’yi ziyaret etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Turgut Aydın, ekibiyle birlikte Karaelmas Gazeteciler Derneği’ni (KGD) ziyaret etti. Derneğin çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyen Aday Adayı Aydın, gazetecilerin, Zonguldak’ın birçok sorununa parmak bastığını ifade etti.
Mithatpaşa Tüneli’nin başlangıcı için gazetecilerin büyük katkısı olduğunu belirten Aydın “Önce yazılarınızla, daha sonra topladığınız imzalarla sesimizi Ankara’ya duyurdunuz” diye konuştu.
Teknik eleman olduğunu belirten Aydın, teknik düşünerek, işlerin altından kalkabileceğini ileri sürdü. Aydın şöyle konuştu:
“4,5 yıllık bir belediyecilik tecrübemiz de var. Bu tecrübe, yadsınamaz bir süre, bunda eksik, noksan nedir, bir bir biliyoruz. Halkımız teveccüh gösterir de aday olursak, hiç beklemeden ivedilikle Zonguldak’ın bütün sorunlarını çözmek için Zonguldak’ı bir şantiyeye çevirerek kolları sıvarız. Bizim hazırlıklarımız tamam, dolu dolu çalışmalarımız var. Dosyalarımızı hazırladık, bunlar boş dosyalar değil. Hatta hazırlanan projeler haricinde Belediye Meclisi’ne seçildiğim günden itibaren yerel ve ulusal basında belediyecilikle ilgili ne kadar iyi haber çıkmışsa kupürleri keserek, hazırlıklar yaptık. ‘Bunların hangisini Zonguldak’ta uygulayabiliriz?’ bakıyoruz. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Sonuçta bir takım şeylerin iyi örnekleri her yerde var. Sadece biz burada irademizi, becerimizi koyacağız. Ben teknik elemanım, teknik düşünerek, bu işlerin altından kalkarım. Çevremizde bu işe gönül vermiş, temiz, bilgili ve becerikli insanlar bulunuyor. Bunların hepsinin desteğini alırız. İstihdamı sağlayıcı, artırıcı projelerden başlayıp vatandaşın cebini rahatlatacak projelere kadar her türlü proje var. Kısa, orta ve uzun vadede olmak üzere belli bir periyot içinde hepsini çözeriz. Tekrar bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.”
KGD Başkanı Osman Sav ise, Aydın ve ekibine teşekkür ederek, “Öncelikle hoş geldiniz. Zonguldak Belediye Başkan Aday Adaylığı görevi, belediye başkanlığı kadar zor bir görev... Ben sizi bu zor göreve talip olmanızdan dolayı tebrik ediyorum. Başarılı çalışmalarınızı, başkan olursanız, Zonguldak’a yaşatacağınızı biliyorum. Başarılar diliyorum, inşallah Zonguldak için kim daha katkı verecekse, o başkan olsun istiyoruz. Hayırlı olsun diyorum ve ziyaretiniz için teşekkür ediyorum” diye konuştu.


BAHADDİN ARI, TÜRKİYE KAMUSEN'İ ZİYARET ETTİ

 Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahaddin Arı, Türkiye Kamu-Sen’i ziyaret etti.Ziyarete Zonguldak Belediye Meclis Üyesi İzzet Bildirici ve eşi Sevim Arı’da katıldı.Bahaddin Arı’yı Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kadir Bacıoğlu ve Kamu-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları karşıladı.Sıcak, samimi bir ortamda gelişen ziyarette Bahaddin Arı, Arı ziyaret sırasında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, “Bu gün Kamu çalışanlarını temsilen Türkiye Kamu Sen’i ziyaret ediyoruz. Yerel çalışmanın önemli ayaklarından bir tanesi. Öncelikle Türkiye Kamu Sen’e başta Kadir Bacıoğlu olmak üzere tüm yönetim kurulu arkadaşlarımı bizi kabul ettikleri için teşekkür ediyorum. Bende bireysel olarak kamu çalışanlarının mücadelesini uzun yıllardır tanıyan bilen arkadaşları olarak Zonguldak aday adaylığı sürecine girdiğimizden bu güne bütün ilişkilerimizi hem insani hemde demokratik açıdan sürdürerek geldik. Bu gün de buradayız. Biz yerel yönetimlere adayız, ama doğal olarak bu yerel yönetimler sadece tek başına belediye, belediyenin var olan personeli, oradaki projeler, programlar, altyapılar, teknik konular değil aynı zamanda eğer kenti daha çağdaş daha demokratik daha katılımcı daha şeffaf yaşanabilir bir Zonguldak yapmak istiyorsak doğal olarak kentteki bütün toplumsal grupları bütün meslek ve kitle örgütlerini bu sürece katarak yapmamız gerekiyor.  O nedenle ben bu güne kadar bu sürecin doğru işlemediğine inanıyorum. Kamu çalışanlarının belediyedeki, kentin katılımcı sürecine çok olağanüstü bir ortaklık olmadığına inanıyorum.
Ben aday olursam özellikle yaşanabilir bir kenti yeniden yaratmak, kentin kaybolmuş kent kültürünü yeniden ortaya çıkartmak adına kamu çalışanlarıyla beraber güzel çalışmalar yapacağımıza inanıyorum. Çünkü geçmişte kentimizin ana damarı kömür olduğu için bu gün belki öyle görünüyor doğaldır. Anadolu’nun değişik yerlerinden koptu geldi yurttaşlarımız. Hepimiz bir yerlerden geldik. Bu gün göçün şekli değişti. Bu gün daha çok kamu üzerinden doktoru, akademisyeni, öğrencisi geliyor. Doğal olarak kamu çalışlarını ilgilendiren alan daha yoğun geliyor. Gene kentimize faklı illerden iç göç devam ediyor.
Kamu çalışanları içerisinde bir parçalanmışlık var hem ülke düzeyinde hem de kent düzeyinde. Bu sadece memurlar arasında değil işçiler arasında da parçalanmışlık var. Ben şahsen kamu çalışanlarının tek sendika, sendikal birlik içerisinde, işçi memur ayrımının kalkmasını istiyoruz. O nedenle de burada da özellikle Türkiye Kamu Sen’in bırakın sadece çalışanlar üzerinden demokratik mücadele hak alma mücadelesini aynı zamanda memurların siyasallaşması siyasi partilere üye olması seçim sisteminin değişmesi siyasal partiler kanunun değişmesi konusunda verdiği mücadeleyi de tebrik ediyorum. Bu konuda çok ortak yanımız var. Ben yapı olarak kişisel olarak yaşam tarzı olarak kentteki tüm toplumsal var olan grupları sevgi kardeşlik barış temelinde çağdaş, demokratik, katılımcı bir anlayışla birleştirerek bu kenti daha çok yaşanabilir bir kent haline getireceğime inanıyorum. İşte bu nedenle adayım ve bu nedenle buradayım.Bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum.” dedi  
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Kadir Bacıoğlu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve şöyle dedi, “Sendikamızı ziyaretinizden ötürü çok teşekkür ediyorum sendikamızı onurlandırdınız sağ olun. Türkiye Kamu Sen Zonguldak içinde birçok söylemi olan yaşadığı şehir için fikirlerini beyan eden bir kamu çalışanı sendikasıdır. Biz bu şehirde yaşıyoruz, şehrin sorunlarını biliyoruz. Biz eminiz ki Bahaddin Bey’de yola çıkarken hem daha önce basında yer alması nedeniyle hem de Belediye Meclisinde aldığı görevler dolayısıyla bu şehrin sorunlarını çok iyi bilen bir kişi.  Ben birkaç söylemde bulunmak isterim bu noktada. Bu şehri yönetecek olan insanların bu şehrin içinden çıkması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Kamu Sen olarak böyle bir düşüncemiz var. Artık bu şehir kendi içinden çıkan insanlarla yönetilmeli. Kendi yetiştirdiği insanlara teveccüh etmelidir. Ben Bahaddin Bey’e aday adaylığı yolunda başarılar diliyorum. Önümüzdeki süreçte adaylıklar açıklanacaktır biz kendisini aday olarak görmek isteriz. Kendisiyle Belediye Başkanı olarak ta çalışmak, sorunlarımıza çözümler üretmesini isteriz.  Ben bu yolda kendisine başarılar diliyorum, yolu açık olsun.”


GMİS’TEN HATTAT İŞÇİSİNE EĞİTİM SEMİNERLERİ


Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra Kömür İşletmesi’nde çalışan üyelerine yönelik olarak başlattığı Eğitim Seminerleri’nin ilkini 2-3 Kasım 2013 tarihlerinde Amasra’da gerçekleştirdi. Eğitim Semineri’nde ilk grupta 101 işçiye seminer verildi. GMİS, Kasım ayı boyunca 4 grup halinde planladığı eğitim programıyla Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletmesi’nde çalışan tüm madencilere seminer vermiş olacak.
2-3 Kasım 2013 tarihlerinde Amasra Sinan Otel’de gerçekleştirilen ve 101 maden işçisine verilen ilk grup eğitim seminerine GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletme Müdürü Suat Ölmez, GMİS Amasra Şube Başkanı Hakkı Arslan ve şube yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Eğitim Semineri, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletme Müdürü Suat Ölmez’in açılış konuşmalarıyla başladı.
ALABAŞ; “AİLEMİZİN BİREYLERİSİNİZ”
Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra ve Armutçuk işyerlerinde 1100 üyeyi ilgilendiren ilk toplu sözleşmeyi imzaladıklarını belirten GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, “Sizinle birlikte Sendikamız daha da büyüdü ve güçlendi.
Daha da önemlisi bu bizim için ciddi bir başlangıç oldu ve bundan sonra bu tecrübe ışığında sizlerin de katkısıyla, Sendikamızı büyütmeye ve gücüne güç katmaya devam edeceğiz” dedi.
Alabaş şunları söyledi;
“Bu eğitim çalışmasını yapabilmemiz için şartları zorlayan işverenimize, davetimizi kabul ederek bizleri onurlandıran hocalarımıza bu organizasyonu gerçekleştiren yönetici arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Bu programa katılan tüm arkadaşlarımızı sevgiyle kucaklıyor ve gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.
Ayrıca sağladıkları kolaylık için otel işletmecilerimize Sendikamız adına teşekkür ediyorum.
SENDİKAMIZIN GÜCÜNE GÜÇ KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ
HATTAT Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. işyerlerinde Sendikamız üyesi 1100 arkadaşımız var. Sizinle birlikte Sendikamız daha da büyüdü ve güçlendi.
Daha da önemlisi bu bizim için ciddi bir başlangıç oldu ve bundan sonra bu tecrübe ışığında sizlerin de katkısıyla, Sendikamızı büyütmeye ve gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Örgütlenme sürecinde ve toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ederken, zaman zaman ümitsizliğe ve karamsarlığa kapıldığınızı biliyoruz .
Hâlâ bazı arkadaşlarımızın mesafeli durduğunu görüyoruz. Ama emin olun bugün geldiğimiz  noktada iyi bir durumdayız. Herşeyden önce bir sendikanız var.
Sendikanın ne demek olduğunu, işçi sınıfının tarihsel mücadele sürecini, bizim sendikamızın mücadele tarihini öğrenince; Pazar günü buradan ayrılırken yaşadıklarımızı daha iyi anlayacak ve geleceğe başka bir gözle bakacağız.
Ve örgütsüz, sendikasız işçi arkadaşlarımızı bir çatı altında toplamak için yeni yollar arayacağız. Ve daha önemlisi, artık toplu iş sözleşme hukukuna tabisiniz.
Haklarınız yasal güvence altında.
Milyonlarca memurun toplu sözleşme ve grev hakkı için verdiği mücadeleyi hatırlarsak bunun önemini daha iyi anlarız.
İlk sözleşmemizi yaptık ve şimdi meşru bir zemindeyiz.
Tabii ki sizin beklediğiniz gibi bizim beklediğimiz gibi olmadı.
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda 25. Dönem, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nde 15. Dönem toplu iş sözleşmelerini bu dönemde imzaladık.
O sözleşmeler de bizim beklediğimiz gibi olmadı, ama sizin toplu iş sözleşmenizle karşılaştırıldığında onların sözleşmelerinin daha iyi olduğunu görüyorsunuz.
Evet, bu bir mücadele ve süreklilik istiyor. Birlik, beraberlik, dayanışma, bilgi ve tecrübe istiyor.
İşte bunları da hocalarımızdan dinleyecek ve yarınlara kendi açımızdan, işçi gözüyle bakarak üzerimize düşen sorumluluk içinde davranacağız.
165 YILLIK TECRÜBEMİZ VAR
Genel Maden İşçileri Sendikası, çok büyük bir camiadır. Bizim gücümüz 11-12 binlik üye sayısıyla ölçülmez.  Biz 67 yıllık ve Türkiye’nin en eski Sendikalarından biriyiz.
Ama tecrübemiz çok daha eskilere, 165 yıl öncesine kadar uzanır.
Bugün sadece Zonguldak, Karabük, Bartın illerinde değil, Türkiye’nin ve hatta dünyanın dört bir yanında Zonguldaklı madenciler, emekliler var.
Biz emeklilerimizle, çalışanlarımızla, işsizimizle iç içe olduk ve olmaya da devam ediyoruz.
Sizler de bizim ailemizin bireylerisiniz. Bizim ilişkimiz, mesai saatleriyle sınırlı değildir. Bizim ilişkimiz, sadece işimizle, işyerimizle sınırlı değildir.
Biz, birbirimizle her saman ve her şart altında iletişim içindeyiz.
İyi ve kötü günümüzde dayanışma, yardımlaşma, paylaşma içinde olmaya devam edeceğiz. Kafanıza takılan herşeyi sorabilirsiniz.
Dedikodulara asla itibar etmeyin.
Birliğimizi, beraberliğimizi bozmak isteyenler bizim dostlarımız değildir.
Eğer bizim söylediğimiz, yazdığımız, savunduğumuz düşünceler içinde size ters gelen şeyler olursa biz onları da tartışmaya hazırız.
Biz her türlü düşünceye açığız. İkna edemediğimiz ya da ikna olmadığımız nokta da herkesin düşüncesine saygı duyarız.
BİRLİKTE HAREKET EDEREK BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZERİZ
Zonguldak, Bartın, Karabük bölgemizde, Türkiye’de ve çevre ülkelerde önemli sorunlar var.
Bunların hepsi bir şekilde bizi, işimizi, ilişkilerimizi etkiliyor.
Biz her şeyi izlemek, araştırmak, sorgulamak; ülkemiz, milletimiz ve kendi çıkarlarımız doğrultusunda tavır belirlemek ve ona göre hareket edebilmek durumundayız.
Eğer meselelere sadece kendi şahsi çıkarlarımız açısından bakarsak, bütünü göremez ve kavrayamazsak, herkes ayrı telden çalar ve hiçbir yere varamayız, birliğimizi, beraberliğimizi koruyamayız.
Her zaman samimiyetle birbirimizi anlama gayretinde olalım ve düşüncelerimizi ifade etmekten çekinmeyelim.
Unutmayınız ki, sendikaların bütün gücü birlik ve beraberlikten kaynaklanır. Eğer birlikte hareket edebilme yeteneğimizi geliştirirsek bütün sorunlarımızı çözeriz”.
TUTKUN; KARDEŞLİĞİMİZİ, DAYANIŞMAMIZI GELİŞTİRECEĞİZ
Eğitim Semineri programı hakkında bilgi veren GMİS Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun ise “Herşeyden önce Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri olarak, örgütlenme sürecinde ve toplu iş sözleşmesi sürecinde vermiş olduğunuz katkı, göstermiş olduğunuz güven ve sabır için Sendikamız adına hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.
Tutkun şöyle konuştu;
“HATTAT Enerji ve Maden Ticaret Anonim Şirketi Amasra İşletmesinde çalışan sizlerle zorlu bir süreçten sonra ilk kez böyle bir ortamda bir araya geldik.
Genel Maden İşçileri Sendikamız sizlerin de katılımıyla daha da büyüdü ve güçlendi.
Önümüzdeki süreçte birbirimizi daha iyi tanıyacağımızı, kardeşliğimizi, dayanışmamızı geliştireceğimizi ve daha iyi işler başaracağımızı sık sık ifade etmiştik.
Herşeyden önce Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri olarak, örgütlenme sürecinde ve toplu iş sözleşmesi sürecinde vermiş olduğunuz katkı, göstermiş olduğunuz güven ve sabır için Sendikamız adına hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bu eğitim programı boyunca çok değerli hocalarımızdan çeşitli konularda bilgiler alacağız.
Birbirimizi tanıyacak ve arkadaşlığımızı geliştireceğiz.
Gerek hocalarımıza, gerekse yönetici arkadaşlarımıza, kafanıza takılan soruları sorabileceksiniz.
Bu gece burada kalacağımız için ders saatleri dışındaki zamanımızı da daha verimli kullanabileceğiz.
Elbetteki bu program tek başına yeterli değil ama bu bir ilk adım ve olanaklarımız ölçüsünde bu etkinliklerimizi çeşitli şekillerde sürdüreceğiz. Sizlerin de önerilerini alarak daha iyisini yapmaya çalışacağız. Bugün ilk bölümde açılış konuşmalarımız olacak. Öğlen yemeğinden sonra ders programımız başlayacak. Dersleri büyük bir dikkatle izleyeceğinize ve gerekli notları tutacağınıza yürekten inanıyorum.
Kafanıza takılan soruları serbest zamanda ve yarın sabah yapacağımız değerlendirme toplantısında sorabilirsiniz”.
ÖLMEZ; SENDİKA HER ZAMAN ARKANIZDA OLACAKTIR
HATTAT Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletme Müdürü Suat Ölmez ise özetle şöyle konuştu; “Genel Maden İşçileri Sendikası’nın adı eskiden Zonguldak Maden İşçileri Sendikası’ydı ve ben de 1972 yılında sendikaya üye oldum. 13-14 yıllık sendika üyesiydim. Mühendisliğim döneminde de sendika üyesiydim. Yani hiç sendikasız kalmadım. Bu sendikanın gücünü herkes bilmelidir. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Kontrolsüz güç, güç değildir. Sendika her zaman arkanızda olacaktır” dedi.
Konuşmaların ardından ilk sunumu GMİS Hukuk Danışmanı Av. Murat Ergen ile GMİS Teknik Müdürü Nizamettin Tiryaki yaptı. Av. Murat Ergen, toplu sözleşme hukuku hakkında ayrıntılı bilgiler verirken Nizamettin Tiryaki, toplu iş sözleşmesiyle ilgili bilgiler aktardı.
Eğitim Seminerinin ilk gün öğleden sonraki bölümünde ise Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkan Danışmanı ve Eğitim Müdürü Dr. Fikret Sazak, “Sendikal Kavramlar” ile ilgili sunum yaptı.
Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik ise “Dünden bugüne Dünyada ve Türkiye’de Sendikal Mücadele”yi anlattı.
SARIÇAM; “HEPİMİZİN ÖNCELİĞİ ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL BİR GELECEK HAZIRLAMAKTIR”
Eğitim Seminerinin ikinci gününde, GMİS Genel Mali Sekreteri ve Maden İşçileri Eğitim ve Spor Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Muharrem Sarıçam, vakıf çalışmaları hakkında maden işçilerini bilgilendirdi.
Sarıçam şunları söyledi;
“Biz her zaman her ortamda işçiler, emekçiler için örgütlenmenin, dayanışmanın önemini anlatıyoruz.
Gücümüzün birlik ve beraberlik ruhundan kaynaklandığını ifade ediyoruz.
Demokrasinin, işçilerin, emekçilerin mücadelesiyle geliştiğini ve demokrasinin bizim için yaşam demek olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü demokrasi varsa örgütlenme hakkı var.
Örgütlenme kültürü hayatın tüm alanlarına yaygınlaştıkça demokrasi gelişiyor.
Sendikalar, siyasi partiler, meslek odaları, yöresel dernekler, vakıflar gibi sivil toplum örgütleri ve demokratik kitle örgütleri demokrasinin zenginliğidir. Bir çoğumuz birden fazla derneğe üyeyiz.
Bizim madenciler olarak Sendikamızın dışında önemli bir örgütümüz daha var.
Maden İşçileri Eğitim ve Spor Vakfımız var.
18 Şubat 1999 tarihinde kurulan vakfımızın Kurucu Başkanı Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer.
Şu anda vakfımızın başkanlığını Sendikamız Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Osman Tutkun yapıyor. Yönetim Kurulunda ben Muharrem Sarıçam olarak mali işlerden sorumlu yönetim kurulu üyeliği yapıyorum. Vakfımızın yönetiminde Sendikamız Genel başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ ve şube yöneticisi arkadaşlarımız var.
Üye aidatımız ayda 9 lira. Yaklaşık 1000 öğrenciye ayda 65’er liralık burs veriyoruz.
Çünkü gelirimiz ancak ona yetiyor.
Üyelerimizin üniversitede okuyan çocuklarına burs veriyoruz. Maden şehitlerimizin çocuklarına da burs veriyoruz. 2 yıllık, 4 yıllık ve yüksek lisans öğrencilerine burs verebiliyoruz.
Ayrıca bölgemizde amatör spor kulüplerine de katkı sağlıyoruz.
Zaman zaman madenci arkadaşlarımız arasında futbol turnuvası düzenliyoruz.
HEMA’da çalışan sizleri de vakfımıza üye yapmak için çalışmalara bugünden itibaren başlıyoruz. Kafanıza takılan her türlü soruyu sorabilirsiniz.
Hepimizin önceliği, çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlamaktır.
Mümkün olduğunca eğitime ve spora katkı vermeye devam edeceğiz”.
 GMİS Genel Başkan Danışmanı Turhan Oral, seminerin ikinci gününde “Genel Maden İşçileri Sendikası Tarihi”ni anlattı.
Seminer sonunda gerçekleştirilen Değerlendirme Toplantısı’nda GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, GMİS Hukuk Danışmanı Av. Murat Ergen, GMİS Teknik Müdürü Nizamettin Tiryaki, maden işçilerinin sorularına yanıtladılar.
Değerlendirme toplantısının ardından katılımcılara sertifikaları, GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, Genel Mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun tarafından verildi.
GMİS Genel Başkan Danışmanı Turhan Oral ise semineri en dikkatli izleyen maden işçisi Hasan  Özdemir’e sertifikasını verdi.
Seminer, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.               
GMİS’in Hattat Enerji ve Maden A.Ş. Amasra İşletmesi’nde çalışan tüm üyelerine yönelik seminerler Kasım ayı boyunca sürecek 

DEVREK TÜRKÜLERİ GÖRÜCÜYE ÇIKTI


    Karadeniz’in Özelliklerini Koruma Derneği (KÖK) tarafından Zonguldak’ta düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, Devrek Kültürünü ve Türkülerini Araştırma Kurulu da Devrek Yöresine ait türkülerden oluşan bir konser verdi.  Kurul tarafından derlenen ve günyüzüne çıkarılan Devrek’e özgü türkülerden oluşan konsere Karadeniz’in Özelliklerini Koruma Derneği Genel Başkanı Murat Karayalçın ve konuklar yoğun ilgi gösterdi.
    Devrek Kültürünü ve Türkülerini Araştırma Kurulu Üyeleri de Devrek Yöresine ait, Bal Dudu’m, Karakiraz, Kiraz Aldım Dikmeden, Acı Almanın Dilimi, Ağla Dibi, Gemim Gelir, Aylilili, Gitmede Dedim Ocaklara, Bulamadım Anam Dengimi, Akmeşenin Yaprağı ve Hışır Kızı türkülerini seslendirdi.
    KÖK Genel Başkanı Murat Karayalçın konser sonrasında Devrek Kültürünü ve Türkülerini Araştırma Kurulu üyelerini kutlayarak şunları söyledi; “doğruSU Zonguldak Belediye Başkanım Zonguldak ve Devrek yöresinin çok derin bir kültürü olduğunu söylemişti. Ama ben burada dinlediğim türküler sonucunda, Devrek müziğinin bu kadar etkileyici ve çekici olduğunu bilmiyordum. Önce İsmet bey’e ve kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum. O nedenle bilim şöleni ardından türkü şöleni yaşadık bu benim için çok öğretici oldu.”
     Devrek Kültürünü ve Türkülerini Araştırma Kurulu Başkanı Mustafa Uzundal’da yaptığı konuşmada, kurulun çalışmalarının yavaş yavaş olumlu sonuçlar verdiğini belirterek; “Yaklaşık 6 aydır Devrek kültürü ve türküleri üzerine çalışıyoruz. Devrek’imizin günyüzüne çıkmamış türkülerini ve kültürünü ortaya çıkarıyoruz. Bu konuda İbrahim Tığ’a da çok teşekkür ediyorum çünkü bu arkadaşımız bu çalışmanın ateşleyicisi ve bu kurulun oluşmasını sağlayandır. Zonguldak’ta Kurul olarak ilk sınavımızı verdik ve başarılı olduğumuz kanaatindeyim. Bundan sonraki çalışmalarımızı da aralıksız olarak sürdüreceğiz. Bu vesile ile emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum.”diye konuştu.


1 Kasım 2013 Cuma

İNAN VE ALABAŞ, AMASRA’DA OCAKTA İNCELEMELERDE BULUNDU

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnan, TTK Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Şimşek, GMİS Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Amasra Müessese Müdürü Ejder Erbay, Amasra Müessesesi Müdür Yardımcısı Cengiz Akçe ile teknik personel,  31 Ekim 2013 tarihinde TTK Amasra Müessesesi’ni ziyaret ettiler ve ocağa inerek üretim çalışmalarını yerinde izlediler.
Ocaktaki incelemelerin ardından kafes başında açıklama yapan TTK Genel Müdürü Burhan İnan, “Amasra Müessesesi’nde Sayın Genel Başkan ve Sayın Genel Müdür Yardımcımızın katılımıyla yeraltında üretim çalışmalarını yerinde izledik.
Amasra son derece iyi durumda. Gerek gaz gerekse randıman açısından son derece iyi duruma geldi” dedi.
GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş da “Sayın Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı ve Müessese Müdürüyle  birlikte Amasra Müessesesi’ni ziyaret ettik. Yeraltındaki çalışmaları yerinde inceleme fırsatı bulduk. Amasra Müessesesi’nde üretimde son dönemde ciddi bir artış var.
Özellikle havzamızda uygulanmaya başlanan yeni sistemini yerinde görme fırsatı bulduk.
Arkadaşlarımıza kazasız-belasız çalışmalar diliyoruz. Ocak ziyaretlerimize diğer bölgelerimizle devam edeceğiz” dedi.


ZONGULDAK BELEDİYE MECLİSİ’NİN KASIM AYI İLK TOPLANTISI YAPILDI

             Zonguldak Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantısının ilk birleşimi bugün Belediye Meclis Salonu’nda yapıldı. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir başkanlığında gerçekleştirilen meclis toplantısında, toplam dokuz adet gündem maddesi görüşüldü. Açılış ve yoklamanın ardından, gündem dışı söz alan Belediye Başkanı Muharrem Akdemir; 3-8 Ekim 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen Almanya’nın Dortmunt kentine bağlı Castrop Rauxel Belediyesi arasında kardeş kent protokolü imzalanması hakkında belediye meclis üyelerine bilgi verdi. Belediye Başkanı Muharrem Akdemir konuyla ilgili; “Ziyaretimizi yaptık ve çok da olumlu geçti. İki ülkenin birbiri ile kaynaşması, kültürlerarası bağların kuvvetlenmesi ve hatta ticari ilişkilerin nasıl olması gerektiği konuları üzerine de fikir alışverişinde bulunduk. Amacımız, bundan sonrada birlik ve beraberlik içerisinde daha güzel çalışmalara imza atmak olacaktır.” şeklinde konuştu.
           Ardından, gündemin birinci maddesi olan Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü’nün, PTT Genel Müdürlüğü ile ilgili olarak 2010-2011 yılında tahakkuk eden katı atık bertaraf bedeli ile ilgili tarifenin yeniden belirlenmesi hakkındaki Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu komisyondan geldiği şekli ile oy birliğiyle kabul edildi. Strateji Geliştirme Müdürlüğü’nün belediyemizin 2014 yılı performans programının görüşülmesi hakkındaki yazısı Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edilirken, yine Strateji Geliştirme Müdürlüğü’nün kadına yönelik şiddetle mücadele de yerel ve ulusal STK’ların kapasitesinin güçlendirilmesi ve MFİB hibe programına sunulan projenin uygulanmasında, belediyemizi temsile ve proje belgelerini imzalamak üzere Belediye Başkanına yetki verilmesi hakkındaki yazısı oy birliği ile kabul edildi. Gündemin diğer maddeleri arasında yer alan, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nün kadro değişiklikleri hakkındaki yazısı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 2014 yılı mali yılı bütçesi ve izleyen iki yıl (2015-2016) yılları tahmini bütçe tasarıları ve 2014 yılı gelir tarifesinin görüşülmesi hakkındaki yazıları, Plan ve Bütçe Komisyonu havale edildi.
    Gündemin son maddesi olan, Belediyemiz ve Tüm Bel-Sen arasında yapılması düşünülen toplu sözleşme ile ilgili görüşmelerde görev almak üzere CHP’li meclis üyelerinden Kadir Engin Marangoz, Türker Kapkaç ve AKP’li meclis üyesi Sertan Açıkgöz seçildi. Bir sonraki meclis toplantısı ise, 12 Kasım Salı günü saat 14:00’de yapılması üzerine kararlaştırıldı.

MHP’DEN GMİS’E ZİYARET

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atilla Kaya, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Ataman, TBMM KİT Komisyonu Üyesi ve MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, MHP MYK Üyesi Natuk Yücel ile partililer, 30 Ekim 2013 tarihinde Genel Maden İşçileri Sendikası’nı (GMİS) ziyaret ederek Genel Başkan Eyüp Alabaş ile görüştü.
Ziyarette GMİS Genel Başkan Yardımcısı Satılmış Uludağ, Genel Sekreteri Behzat Cinkılıç, Genel mali Sekreteri Muharrem Sarıçam, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Osman Tutkun, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, MHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay ile çok sayıda partili hazır bulundu.
MHP Heyetine, Zonguldak, Sendikaları ve Türkiye Taşkömürü Kurumu hakkında bilgi veren GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Partilerinin 9 Kasım 2013 tarihinde Ankara’da “Türkiye Mitingi” düzenleyeceğini belirten MHP Genel Başkan Yardımcısı Atilla Kaya, “Hem miting hakkında bilgi vermek hem de partimizin seçim çalışmalarını yerinde incelemek üzere Zonguldak’a geldik.
Zonguldak ve civarının sosyo-ekonomik yapısında madenlerin çok önemli bir etkisi var.
Bir zamanlar göç alan, istihdam yaratan ilimiz, göç verir hale gelmiş. Bu husus sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel sorunları da getirmiş. Bu biraz da iktidarların tercihleriyle alakalı bir iş.
Biz MHP olarak emeğiyle, alınteriyle hayatını devam ettiren insanların yanında olan bir hareketiz.
Bu nedenle burada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.

BAHADDİN ARI, KESK'İ ZİYARET ETTİ

CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahaddin Arı Kamu Emekçileri Sendikası (KESK)’i ziyaret etti.Ziyarette Bahaddin Arı’ya Zonguldak Belediye Meclis Üyesi İzzet Bildirici, Tüketici Hakları Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Mali Müşavir Hüsamettin Ayvacı ve eşi Sevim Arı eşlik etti. Arı’yı  KESK Dönem Sözcüsü İsmail Yıldız ve KESK’e bağlı sendikaların şube başkanları karşıladı.
Samimi ve dostça geçen ziyarette ilk sözü KESK Dönem sözcüsü İsmail Yıldız aldı.Yıldız, ziyaretten duydukları memnuniyeti ifade ederek şu ifadelere yer verdi, “Yıldız: Bahaddin arkadaşımızı hepimiz tanıyoruz hem gazeteci kimliği, hem meclis üyesi kimliği, hemde yıllardır siyasi hayatın içinde biri olarak. Bahaddin arkadaşımız önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle CHP den Belediye Başkan aday adaylığı başvurusunu yapmıştır.  Arkadaşımız bizi aradı KESK’le görüşmek istediğini söyledi bizde kendisini kabul ettik. Bizim KESK olarak her dönem bu ülkede yerel ve genel seçimlerde söyleyecek sözümüz vardır. Biz bu şehirde yaşadığımız için KESK’in tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Zonguldak’ta da söyleyecek sözü vardır. Biz kentin sakini değil sahibi olmak istiyoruz. Bu şehirde yaşıyoruz, yaşama dair hayatımızı kolaylaştıracak konularda çevreye ve toplumlar olaylara duyarlı belediye başkanları istiyoruz. Türkiye’de gezi olaylarından sonra bir şey ortaya çıktı. Ben yaparım ben ederim AVM dikilecekse ben dikerim gibi. Bizler temiz bir çevrede temiz bir kentte şeffaf bir belediyecilikte insanların köle gibi çalışmadığı, taşeronun kaldırıldığı, suyun çevrenin, doğanın temiz olduğu bir belediye başkanıyla bu şehrin yönetilmesini istiyoruz. Bahaddin arkadaşımızda gerçekten bu konularda deneyimi olan bir arkadaşımız, kendisi bizleri ziyaret etti biz kendisine hoş geldiniz diyor mücadelesinde başarılar diliyoruz.” dedi
CHP Zonguldak Belediye Başkan Aday Adayı Bahaddin Arı’da KESK’in Türkiye’deki verdiği önemli mücedele geleneğine dikkat çekti ve yerel yönetim konusunda daha ileri bir dayanışma içerisinde olarak çağdaş bir kent yaratabileceğini ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi,  “Aday adaylığı başvurumuzdan sonra birçok ziyaretlerimiz oldu ama biz sendika olarak ilk önce ziyaretimize buradan başlamak istedik. KESK’in  bizim açımızdan da özel bir yeri var. Özellikle memur hareketinde kamu çalışanlarının hak alma mücadelesinde sendikal çalışmalarından öncede dernek mücadelesinden bu yana bende hem gazeteci olarak hem de bu alandaki mücadele geleneği olarak kendimizle de ilgili kendimizi bu oluşumun dışında tutmadan bu mücadelenin hem takipçisi olduk hem de saygı duyduk.
KESK’in Türkiye’deki kamu çalışanları adına verdiği mücadelede. KESK sadece kendisi değil aynı zamanda toplumsal mücadelenin de değişmesi dönüşmesi ve bir ivme kazanması açısından çok önemli ciddi mücadeleler verdi.
Bu gün Türkiye’de eğer sendikal mücadele kamu çalışanları bir hak almışsa bunu hiç abartmaya gerek yok bu KESK’in sayesindedir. Bunu sadece biz söylemiyoruz yaptığımız sohbetlerde diğer sendikalarda bu hakkı KESK’e veriyorlar. Çünkü gerek devletin gerekse siyasi iktidarların geçmişte KESK üzerindeki baskıları sindirmelerine karşı KESK sokaklarda mücadele ederek birçok hakları kazandı. Bir kendi alanında çalışanlar alanında kazandı bir demokrasi mücadelesinin özellikle siyasal partiler kanunu seçim yasası Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin genişlemesi açısından da mücadele verdi.
Başka nerelerde mücadele verdi? Özellikle eşit yurttaşlık haklarında Türkiye’de inanç ibadet özgürlüğü de dâhil olmak üzere Türkiye’deki inanç gruplarına karşı insanların hak alma mücadelesinde öncülük görevi üstlendi.” 
Bunun dışında özellikle bölgeye karşı Türkiye’nin dış politikada dâhil savaşa karşı barış mücadelesi verdi. Bunu kendi içimizde kardeşlik duygularıyla ile ilgilide özellikle Güneydoğuda süren Kürk hareketinin yaptığı Kürk halkına karşı dayanışma duyguları açısından yaklaşarak halkların kardeşliğini savundu.Biz Zonguldak’taki bütün arkadaşlarımızı emekli olmuş hatta vefat etmiş arkadaşlarımızı ilk günden bu yana biliyoruz hepsine saygı duyuyoruz. KESK’li arkadaşlarımızı bu verdikleri mücadeleden dolayı tebrik ediyoruz. Yerel yönetim açısından baktığımızda az önce İsmail arkadaşımızda bahsettiği gibi yerel yönetimler çok önemli bir ayağı, kentin çağdaş demokratik şeffaf katılımcı çevreci bu Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin dinamiği dediğimiz odakla ilişkiyi sendikal anlamda düzgün kurdumu dersek ben kuramadığı inancındayım. Karşılıklı kuramadığımız düşüncesindeyim. Örnek işte temiz çevre istiyorsak KESK le iyi yaşanabilir bir kent konusunda sağlık konusunda bir şey yapmak istiyorsak KESK in içindeki sağlık sendikalarıyla birlikte her alandaki kurumlarla bunu daha projelendirip beraberce bu kenti daha yaşanabilir bir hale getirebiliriz. Belki de getiremedik ama neden aday olduk sorusu da burada başlıyor benim. Bu yapamadığımız, bilip de müdahil olamadığımız konularda belki de karşılıklı bir dayanışma içerisinde başarabileceğimize inanıyorum.O nedenle belediye olarak seçildikten sonrada Tüm Bel Sen ile birlikte ilk defa imzalanan toplu sözleşme komisyonunda imzam vardır.Kısaca, sizlerin yıllardır verdiği mücadelenin iyi bir yerel yönetim politikasıyla daha da güç kazanacağına inanıyorum o nedenle beni de buraya kabul ettiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum.